Dünya, Erdoğan’ın zaferini nasıl okuyor
20 yıldır başbakan veya cumhurbaşkanı olarak ülkemizi kesintisiz yöneten Başkan R. Tayyip Erdoğan, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de devam eden ekonomik sıkıntılar ve Şubat ayında 50.000›den fazla insanımızın hayatını kaybettiği depremin getirdiği büyük yıkıma rağmen son seçimi ikinci turda alarak 2028’e kadar iktidarda kalmayı başarması her faniye nasip olmayan bir zaferdir.
Böylece 69 yaşındaki Erdoğan, şimdiden Türkiye cumhuriyeti tarihinin en uzun süre görev yapan lideri konumunda.
Kısa bir zaman önce Türkiye’de gerçekleşen seçimler, sadece Türk halkı tarafından değil, aynı zamanda Türk ve İslam dünyası başta olmak üzere uluslararası kamuoyu tarafından da yakından takip edildi.
Dünya politikasına yön veren önemli medya kuruluşlarına göre; Türkiye’deki seçimler, 2023’ün en önemli seçimleri olarak gösterildi.
Hem seçim süreci hem de Başkan Erdoğan’ın seçimleri kazanması sonrası gelişmelerin haberleri ve yapılan yorumların dünya basınında büyük ilgi görmüş olması bu seçimlerin sıradan bir seçim olmadığının bir ifadesiydi.
Dikkat çeken diğer bir konu ise daha dün Başkan Erdoğan’ı özel karalama kampanyalar düzenleyerek itibarsızlaştırmaya çalışan, ABD ve AB öncülüğündeki Batılıbasın yayın kuruluşları, Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik konumuna dikkat çekilerek Erdoğan’ın seçim başarısını “Erdoğan’ın yakın tarihin en başarılı devlet adamlarından biri”, “Erdoğan, ülkesinde yenilmez siyasi lider” şeklinde manşetlere taşımış olmalarıdır.
ABD ve AB üyesi ülkelerin liderlerine göre; 20 yılda ifade özgürlüğüne ve demokratik normlara zarar verdiği iddiasıyla gerçekte ise onların değirmenine su taşımadığı için Erdoğan’dan pek hoşlanmıyorlar ama bu liderler için Erdoğan, zorlu ve tahmin edilemez olsa da güçlü lider. Hukuk dışı tüm yollara başvurulduğu halde deviremedikleri Erdoğan’ı kabullenmeye mecbur kaldıkları bir gerçek.
Onlara göre Türkiye, vazgeçilemeyecek kadar potansiyeline ihtiyaç duyulan bir ülke.
Unutulmasın ki, Batı ilkeler ve değerler üzerinden değil, çıkar hesapları üzerinden hareket eder.
ABD, AB üyesi ülkeler, Rusya, Çin gibi A sınıfı dünya liderleri başta olmak üzere tüm dünya liderlerinin, devlet ve hükümet başkanları seçimin galibiyetini kutlamak için peş peşe harekete geçmeleri potporisinden Türkiye’nin ülke olarak önemi ve Erdoğan’ın bir dünya lideri olarak kabulünün en bariz örneğidir.
Seçimler tamamlandı, ancak seçimleri kimin kazanacağı kadar seçimler sonrası yeni hükümet ve Türkiye’nin dış politikasının nasıl şekillenebileceği en fazla merak edilen konulardan biri.
Çünkü aynı ülkeler ve onların oluşturduğu güç odakları seçim sonuçları üzerinden Türkiye ve Başkan Erdoğan ile ilişkilerini yeniden belirlemeye hazırlanıyor.
*
Seçimler sonrası Yeni Türkiye’de bizi neler bekliyor. ABD, Avrupa, Rusya ve Çin cephesinde başlayan değişim rüzgârı bizi nasıl etkileyecek? Dahası Türkiye ve Başkan Erdoğan, dış politikada devam edecek veya yeni hamleler ile dünya nasıl bir strateji ile izleyecek? Sorularına dünya başkentlerindeki siyasi kulislerde cevap aranıyor.
Başkan Erdoğan ve yakın kadrosu; yakın zamanda iç ve dış politika ile ekonomik alanlar başta olmak üzere birçok konuda stratejisinde köklü değişimlere hazırlanıyor.
Başarılı bir demokrasi sınavı sonucu milli irade tecellisiyle başlayan yeni dönemde, zafer sarhoşluğundan sıyrılarak ülkenin iç ve dış politika sorunlarına çözüm bulmak amacıyla harekete geçilmesi milletçe beklentimiz olduğunu hatırlatır yeni dönemin hayırlara vesile olmasını diliyorum.







