• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

CHP’de tarihi hesaplaşmaya doğru…

05 Ağustos 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

 

CHP’de zannedildiğinden çok daha büyük bir kavga var.

Şahsen ben, CHP’de genel başkanlık savaşını kazanan tarafın E. İmamoğlu olmasını isterim.

Çünkü hem hemşehrim hem de Beylikdüzü’nde yaşana biri olarak benim önceki belediye başkanımdı.

Ayrıca, farklı siyasi kanaatlerimize rağmen insan ilişkileri bakımından da sevdiğim bir kişidir.

Ancak bu ilişkiler bazı hakikatleri yok saymamızı gerektirmez.

Bir genç siyasetçi olarak siyaset alanında farklı görüşlere yönelmesi değişim istemesi ve CHP genel başkanlığını istemesi elbette onun en doğal hakkıdır.

Ancak, o ve onun gibi değişim isteyenlerin seçim yenilgisi üzerinden sadece CHP’nin mevcut genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun suçlanması aslında büyük haksızlık.

Çünkü, kampanya sürecinde Kılıçdaroğlu gibi 6’lı masayı oluşturan parti genel başkanlarının yanısıra hem Ekrem İmamoğlu hem de Mansur Yavaş sahaya inip birçok ilde mitingler düzenlemişti. 

Demek ki sadece Kılıçdaroğlu’nu değil, 6’lı masa ile İmamoğlu ve Yavaş da seçimin yenilen taraftarlarıydı.

Ancak ne hazindir ki, bugünlerde değişimin öncüsü olarak kendini gösterenler, İBB Başkanı İmamoğlu ve CHP Grup Başkanı Özgür Özel, değişim istemekle haklı olmakla birlikte zafer kazanmış komutan edasıyla sadece “Kılıçdaroğlu kaybetti” suçlaması gerçekten hem ayıp hem de büyük bir haksızlık.

Kazanılmış olsaydı “Ben kazandırdım” demeye hazırlananlar, kaybedince kendini dışarıda tutmaya hakları yoktur.

Unutulmasın ki, “Laf aramızda kazandık” sözleriyle zafer ilan eden de İmamoğlu’nun kendisiydi.

Gelelim Kılıçdaroğlu’na:

Seçimlerde alınan sonucu yenilgi olarak görmeyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yenilgiyi kabullenip, değişimin önünü açmamakta direnmesi ve parti içinde tek adamlığa oynaması siyasi bir intihardır.

Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarda ısrarı ise CHP tabanında ve örgütünde her geçen gün artarak devam eden öfkenin il kongrelerinde büyük kavgalara dönüşmesine sebep olacağı kuvvetle muhtemeldir.

Yönetim kadrosunda atamalar ve delege oyunlarıyla tekrar genel başkanlığı kazanma girişimleri hukuken sonuç verse bile partisini bir dağılma ve bölünmenin eşiğine taşıtacağı ise bir gerçektir.

Bu gidiş, partinin yıpratacağı ve yerel seçimlerde büyük kayıpları beraberinde getireceğini anlamak için müneccim olmaya gerek yok.

Zira, değişimcilerin önemli bir kesimi olan İmamoğlu ve ekibi bu kavgada yenilir ise ayrılıp, dört eğilimli (ANAP benzeri) kendi partilerini kurmaya hazırlandıkları artık sır değildir.

Unutulmasın ki Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir.

Herkes değişim üzerinden CHP’deki genel başkan kavgasını izlerken, CHP’nin geçmişte taşıyıcı olanların da önemli isimler olan ancak Kılıçdaroğlu döneminde saf dışı edilen eski tüfek isimlerin tavrını merak ediyordu.

Nitekim kısa bir zaman önce İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun daveti üzerine eski CHP Genel Başkanları Altan Öymen ve Hikmet Çetin ile eski SHP Genel Başkanı ve Dışişleri Bakanı Murat Karayalçın ile Beylikdüzü’nde bir araya geldi.

Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın da aralarında olduğu CHP’nin geçmişte öncüsü kabul edilen ancak Kılıçdaroğlu ve ekibinin dışladığı bu ekip, değişim kavgasında intikam alma şansını yakalamışa benziyor.

Elbette sonucu belirleyen bir buluşma değildi ancak rüzgârın yönünü belirlemede önemli ve anlamlı bir adımdır.

Bütün bu gelişmeler bize gelecekte CHP’de tarihi bir hesaplaşma yaşanacağını gösteriyor.

Bekleyelim görelim… 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

İSMET

hemşerimiz olmasını belirterek bolgecilik yapmanız size yakışmadı.bu müdür yani

çamlı

siz tartışadurun, fetanyoho hazırlığını kasetiyle, tapesiyle, tıpasıyla cuk diye oturtur
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23