• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

BM kürsüsünden derin, cesur ve sorumlu mesajlar

23 Eylül 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Sömürgeci emperyal hayat tarzının ve güç olma tutkusunun bütün dünyayı sarmakta olduğu bir Emperyalizm Çağında yaşıyoruz.

Bu dönemde, sömürü ve yayılma adına şiddet, saldırı ve işgallerin belirgin bir şekilde artmış ve dünyada hızlı bir ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal değişim yaşanmaktadır.

…Ve maalesef, insani değerlerden uzaklaştıran, toplumların siyasî güç ve prestij arzuları ile ekonomik kâr ihtirası gibi sadece çıkarların öncelendiği, adalet ve hakkaniyet, insani ve de vicdani duygular yerine güç ve güçlünün kazandığı belli dönüşümler üzerine bina edilen bir dönemin insanlığı esir aldığına şahit oluyoruz.

ABD ve AB öncülüğündeki Batı emperyalizmi ve onun izini süren Çin ve Rus emperyalizmi, zengin madenler ve enerji kaynaklarına sömürme adına çılgın bir işgal sürecine girdikleri bu dönemde ise uluslararası toplum adına dünyada barış, güven ve huzuru tesis etme sorumluluğundaki Birleşmiş Milletler (BM)’nin yetersiz kaldığı gerçeği ile karşı karşıyayız.

Tüm bu gerçekleri yorumlayarak kısa bir özetlemeyle tarihsel öneme sahip bir konuşma yapan Başkan Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu’nda dünyaya tarihi mesajlar vermiş oldu. 

Sadece dünyanın dört bir yanından BM genel kuruluna katılan liderlere değil, aynı zamanda dünya genelinde aktif olan sivil toplum kuruluşları ve siyasiler ile televizyon ekranlarından izleyen tüm insanlığa, artan küresel zorluklar ve jeopolitik gerilimler nedeniyle dünyada yaşanan insanlık trajedisini hatırlatan Başkan Erdoğan, “BM-GK’nın daimi üyesi 5 ülkenin siyasi stratejilerinin çarpışma alanı haline gelmiştir” uyarısı aslında tarihi bir tespittir.

Elbette bu gerçeği gören ve bilen birçok devlet adamı vardır, ancak küresel baronların oluşturduğu çetelere rağmen bu gerçekleri BM Genel Kurulundaki kürsüden tüm dünyaya haykırmak sessiz yığınların sesi olmak ve dünyadaki ezilen mazlum halklarının düşünce ve duygularına tercüman olmak cesaret isteyen bir çıkıştır.

BM - Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesini kast ederek, “Dünya 5’den büyüktür” uyarısıyla o cesareti gösteren lider Başkan Erdoğan oldu.

O, BM kürsüsünden sadece eleştiren ve suçluların yüzüne suçlarını haykıran olmanın yanında, sorguladığı ve eleştirdiği konular hakkında alternatif fikirleriyle de dikkat çeken bir lider oldu.

Zira, küresel adaletsizlikleri ortadan kaldıran, ekonomik eşitsizliklerin üzerine giden, barış, güvenlik, istikrar ve refah üreten, etkili, kapsayıcı ve insanlığı kucaklayıcı velhasıl tüm insanlığın hayrına bir uluslararası sistemin tesis edilmesi çağrısı genel kurulda alkışlanması, sorgulayan, eleştiren tavırlarının yanında gelecek adına düşüncelerinin özeti olan önerilerinin takdir edildiğinin bir ifadesiydi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in genel kurulu açılış konuşmasında Başkan Sayın Erdoğan’ın yeni bir dünya nizami inşası görüşüne katıldığını ima etmiş olması ve yine Guterres’in, Ukrayna savaşı, Afrika gerilimi, ayrıca ‘Büyük Güçler’ arası rekabet ve siyasi gerilimi gibi konuların çözümsüzlüğü aslında BM’nin öne çıkardığı “yeniden güven” ve “küresel dayanışma” iddiasının karşılığının kalmadığını gösteriyor.

Çok değerli dostum rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ifadesiyle “Firavuna karşı olmak yetmez , Musa’nın yanında olmak gerekir” ifadesinin gereğini yerine getirme adına zalimlere karşı mazlumu korumayı kendine ilke edinen Başkan Erdoğan, BM kürsüsünden “Karabağ Azerbaycan toprağıdır. Haklı davasında Azerbaycan’ın yanındayız” diyerek açık desteği küresel çetelere açık bir ikazdı.

Terör örgütleri,  DEAŞ, Boko Haram ve El-Kaide gibi örgütler debuna dahil. Emperyalist ülkelerin kendi çıkarları uğruna kurdurdukları ve silahlandırıp, paravan olarak kullandıklarına dikkat çekmesi ise çok anlamlı oldu.

Kıbrıs konusunda da uluslararası toplumu “KKTC’yi tanımaya davet ediyoruz” ifadeleriyle dünyaya çağrıda bulunması aslında KKTC’ye haksız bir tavır güden ABD ve AB’ye karşı Kıbrıs davasından taviz verilmeyeceği mesajı verilmiş oldu.

Kısacası BM Genel Kurulunda ikili görüşmeler ve Başkan Erdoğan’ın konuşması sadece Türkiye için değil, tüm insanlık için anlamlı olduğu gibi aynı zamanda önemli bir kazanım olmuştur.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ömer

Elbette reisimiz cesurca , cesaretle konuştu . Ama BM denilen hiç bir işe yaramayan , beşli çetenin elinde oyuncak olmuş kuruluşta konuşsan ne olacak konuşmasan ne olacak . Yine güçlü olan zulüm yapacak dünyayı sömürecekler . Onlar ABD , batı , Rusya ancak güçten anlar . Güçlü olmalıyız ekonomimiz düzgün olmalı borcumuz az olmalı , islam alemi ile işbirliği geliştirilmeli . BM gibi ucube , faydasız örgütte konuşmalara fazla takılmamak lazım . İşte dünya bizi dinledi şu oldu bu oldu bunları abartmayalım .

Ilhan Coskun

Nekadar celişkili bir istek’de bulunduğunuzun farkında değilmisiniz… Cumhurbaşkanından mevcut yasaya… devletin demokrasi temel hak ve hürriyet anlayışına el atmasını istiyorsunuz… Şu anki yasalar temel hak ve hürriyet anlayışları Erdoğan, Yazıcıoğlu ve daha nicelerini devletin cezaevinde hapsetti… ki neden ozamanlar sol kesim ve batı ozamanın reisi cumhurundan el atmasını istemedi… Türkiye demokrası ülkesi… demokraside devlet lideri yasaya el atmaz… halka sunar halk karar verir… üstelik Erdogan Anayasa değişimini nicedir meclise sundu… sorun şu anki hükemet değil… Asıl soruda karnemiz kimin anlayışına göre kırık…?? PKK, YPG, FETÖ ve nice terör örgütlerine göre kırık notlarla doludur karnemiz bu kesin…
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23