• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Başkan Erdoğan’dan ABD ve AB’ye uyarıcı mesaj

20 Eylül 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Başkan Sayın R. Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kuruluna katılmak üzere Nev York’a hareketinden önceki basın toplantısında Türkiye’yle AB’ye tam üyelik görüşmelerinin canlandırılmasını beklenildiği bir dönemde, Avrupa Parlamentosu (AP)’nin aşağılayıcı, haksız eleştirileri içeren Türkiye raporuna karşı Başkan Erdoğan’ın “Gerekirse yollarımızı ayırırız” şeklindeki çok sert AB açıklaması, AB’nin oyalayıcı, politikalarına duyulan haklı tepkinin bir sonucudur. 

Çünkü bu rapor, tarihin derinliklerinden gelen Türkiye karşıtı çevrelerin dezenformasyonuna dayalı, haksız itham, suçlama, iddia ve iftiraların bir mahsulüdür.

Ayrıca bu rapor ne ilktir, ne de son olacaktır. Zira bu rapor öncekilerin bir devamıdır. 

Asıl hedef, bahanelerle Türkiye’nin önünü kesmek ve oyalamak suretiyle AB’ye tam üyeliğini engellemek.

Türkiye’nin AB’yle üyelik müzakerelerinin canlandırılması, İsveç’in NATO üyeliğiyle ilişkilendirilmesini rapora eklemesi, ayrıca ABD’nin de Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının ardından F-16 sevkıyatına onay verebileceğini şart koşması açıkça hem tehdit hem de bir şantajdır. 

Çünkü İsveç, PKK/YPG ve FETÖ gibi terör örgütlerine hamiliğine son verip, üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeden NATO üyesi olamayacağı halde Türkiye’nin AB üyeliği ile İsveç’in NATO üyeliği arasında irtibat kurulması, F16 satışının şart koşulması, asla kabul edilir değildir.

*

Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin sürekli bahaneler ve oyalayıcı politikalarla yarım asrı aşan bir süredir engellenmesi, ABD’nin müttefiki olduğumuz halde Türkiye’yi Amerika’nın Hasımlarıyla Mücadele Yasası (CAATSA), kapsamında hâlâ tutuyor olması, ayrıca FETÖ ihanetini himayesi ve Suriye’nin kuzeyinde Türkiye karşıtı terör örgütlerinden bir yapı oluşturması, Batı’nın önyargılı bakış açısının bir sonucu olduğu ise diğer bir gerçektir.

Son yayınlanan Türkiye raporu ise o karşı politik tavrın sadece bir parçasıdır.

Diğer bir ifadeyle:

Bir yandan Kıbrıs ve Ege sorunu hiçbir ilgisi olmadığı halde AB üyeliğine endekslenmesi diğer yandan ise İsveç’in NATO üyeliğinin bahane edilmesi, ABD ve AB’nin öncülüğündeki Batı’nın Türkiye karşıtlığının en bariz örneğidir.

Madalyonun öteki yüzünde ise  Batı’nın yanlış politikalarının sebep olduğu Türkiye’de bir ‘Batı karşıtlığı’ refleksinin güç kazanmaya başladığı gerçeği yer almaktadır.

Bugün ülkemizdeki çeşitli halk katmanlarında “ABD ve AB öncülüğündeki Batıya güvenilmez, ayı derisinden post, bunlardan dost olmaz” sesleri yükseliyor.

Bunun en önemli sebebi ise ABD ve AB’nin öncülüğündeki Batı’nın deva bulmaz Türk ve İslam karşıtlığı hastalığı, hatta düşmanca tutumu ile tarihten bugüne değişmeyen bakış açısıdır.

Kısacası Batı’daki İslamofobi ve ‘Kur’an-ı Kerim’ yakma eylemleri, ırkçılığın engellenemeyen yükselişinin bir sonucu olan  Türk düşmanlığını kışkırtan siyasi tavır ve davranışlar,  Türkiye’deki Batı’ya karşı artan tepkiyi nefrete dönüştüren etkenlerdir.

*

Şu bir gerçek:

Bu böyle geldi ama böyle devam edemez ve de etmemeli. 

Bölgesel ve küresel düzeyde toplumsal barış adına, karşılıklı yeni politik hamlelerle bir çıkış yolu aranmalıdır. 

Hey şeyden önce bir iğrenç kategori olan ve Batı’da büyük çoğunluğun hemfikir olduğu “üstün saf ırklar ile alt ırkların varlığı’ yanlışından vazgeçilmeli ve Türkiye’nin önüne konan engeller kaldırılmalıdır. 

Aksi takdirde Türkiye alternatif arayışlara yönelmek zorunda kalacaktır.

Bunun müsebbibi ise Türkiye değil, ABD ve AB’nin yanlış politikalarıdır.

İşte o zaman sadece Türkiye değil, ABD ve AB’nin de önemli kayıpları olacaktır.

Batılılar, Türk tarihine baktığında bizim,  onuruna düşkünlüğümüzün işareti olan ‘özgür bir ölümü esir bir yaşama’ tercih eden bir millet olduğumuz gerçeğini göreceklerdir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Korkut

A.B de Ab.d.Turkiyeye dost degil durust degildir.Taviz,taviz,hepsini verseniz yine inatlarindan donmezler.A.b ye de almazlar.Bizde girmeyin,daha cok zarara girersiniz diyoruz.Sadi sirazide fillerle karga hikayesi vardir.Filler kargalara zarar veriyirlar Kargalarda fillerin gozunu koreltiyir.Fil gidip ucurumdan dusup oluyor.Turkiye kendi ekseninde kardes ve Musluman olsun olmasin bizimle olan ulkelerle birlik olsun yoluna devam etsin.Batiyla mesafeli.karsilikli cikara dayanan iliskilerini surdursun .Ver gulum al gulum.Almadan hic bir sey vermesin.Eski Turkiye degil.Her seyiniz vardir.

rafet

Reis çok güzel dertlerini anlattı anlayana. Ama şunu bilelim Hilal ve haç savaşı dünya durdukça devam edecektir.Batı bizi kendine çevirmedikçe içine almaz. Dinimizi değiştirip Hristiyan olursak o zaman onların istedikleri olur.Bu da mümkün olmadığından bizi ne öldürmek ne de güldürmek isterler. Reis tüm partilerle , ak saçlılarla , müslüman ülkelerle ,Türk Cumhuriyetleriyetleriye bu konuyu görüşüp detaylandırıp , saydığım bu ülkeleri de yanına alarak İslam İşbirliği Teşkilatını ,Türk Devletleri Teşkilatını hemen ara vermeden gizli açık toplayıp birlik olmaları gerektiğini net olarak anlatmalı ve Batıya alternatif siyasi , ekonomik,askeri ,t,cari, kültürel ,sosyal alanlarda kalıcı ve bundan sonraki yüzyıllarda da devam edecek anlaşmalar yapmalıdır.Bu can alıcıdır ve bekamızla ilgilidir.Bunun altyapıları hızlandırılmalı ve Türk ve Müslümaların gücünü tüm dünyaya göstermeliyiz.Yeni bir dünya kurulur ve Türkiye burada başrol oynayacak güçtedir.Bunu gödükleri için kefereler bizi diz çöktürmeye çalışıyorlar. Birbirimizle uğraşmayalım. Birlik olalım.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23