• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Afrika’nın Batı emperyalizmiyle tarihi hesaplaşması

02 Eylül 2023
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

 

Son dönemde birbiri ardına darbe ve sömürge karşıtlığının yaşandığı Afrika’da Fransa’nın büyük ve çeşitli ekonomik çıkarlara dayalı sömürgeci politikaları ciddi anlamda etkilendi.

Asırlardır devam eden ABD ve Fransa öncülüğündeki sömürgeciliğine karşı bilhassa son 10 yılda milli bir uyanış sayesinde başlayan direniş ve isyanın darbelerle sonuçlandığı dikkat çekmektedir.

Güney Sudan, Çad, Gambiya, Nijer, Burkina Faso, Burundi, Zimbabve, Sudan, Gabon ve Etiyopya’da yaşanan askeri hareketlilik, hem ülkelerin hem de bölgelerinin kaderini değiştirdiği gibi bazı ülkelerde onlarca yıl süren iktidarlara da son verdi, veriliyor.

Sudan’da 1989’da darbeyle devletin başına geçen Ömer el-Beşir, Nisan 2019’da askeri müdahaleyle devrilmesinden sonra yaşanan askeri müdahaleleri ve darbe girişimleri sonucu ülke resmen bir iç savaşa sürüklenmiş ve çatışmalar hâlâ tüm şiddetiyle devam ediyor.

Sudan’dan ayrılarak 9 Temmuz 2011’de bağımsızlığını ilan eden Güney Sudan’da Aralık 2013’te yaşanan darbe girişimi iç savaşa yol açtı. 2018 yılında son bulsa da yerelde kaos ve çatışmalar kısmen devam etmekte ve iç savaşta binlerce insan hayatını kaybetti, yüz binlerce kişi yerinden oldu.

Zimbabve Devlet Başkanı Robert Mugabe, Kasım 2017’de askerler tarafından istifaya zorlandı ve 37 yıllık iktidarını kaybetti.

Kısacası, son 3 yılda 2019’da Sudan, 2020’de Mali, Gine, 2021’de Çad, 2022’de Burkina Faso ve 2023’te Nijer’in ardından en son olarak kısa bir zaman önce Gabon’da olmak üzere 5 Afrika ülkesinde ABD ve Fransa öncülüğündeki Batılı emperyalizminin sömürgeci politikalarına karşı 7 darbenin gerçekleşmesi Afrika’da Batıya bir meydan okuma olduğu açıktır. 

Ayrıca Kuzey Afrika’da yer alan Mağrip Arap ülkelerinden Mısır ve Tunus’ta yaşanan Arap Baharı ile diktatörler yenilendiği halde iç siyasi kaos devam ederken, Libya’da ise iç savaşın halen devam ediyor olması Batılıların kendi çıkarları yönünde bir düzeni inşa edememelerinin bir sonucudur.

Fas ve Cezayir’de ise Fransa karşıtlığı her gecen gün artarak devam ederken, asırlık sömürü ve toplu katliamların bedeli ödenmedi.  

Kısacası Afrika kıtasında yerel halkla, sömürgeci Batılılar arasından bir tarihi hesaplaşma yaşanıyor.

Eğitimli veya eğitimsiz düzeyinden yoksun bırakılan milyonlarca genç iş bulamıyor, zengin yeraltı ve yer üstü maden zenginlikleri içinde yoksunluk ve sefalet diz boyu. 

Sömürgeci Batılıların kuklası diktatörlerin oluşturduğu yönetimler, devlet mekanizmalarında reformlar, ekonomide çeşitlilik ve dışa bağımlılık bağlamında sömürgeci ülkelerden kurtulma yönünde hiçbir adım atmamış olmaları ve sadece kendi koltukları uğruna ülkedeki Batılı sömürgecilerin hizmetkârı olarak ülkeyi baskıcı bir anlayışla yönetmeleri ise önemli bir öfke kaynağı.

Bugün Afrika kıtasındaki Batıya isyanın bir diğer sebebi, ABD ve Fransa’nın sömürü ve yerel halkı köleleştirme politikalarının bir parçası olan İşbirlikçi yerli yüksek gelirli aileler ile kukla yönetimlerin hakkında yolsuzluk ve iltimaslarına duyulan kızgınlığın, öfke ve nefrete dönüştüğü bir gerçektir.

Diğer yandan, Afrika kıtasında Batılı sömürü düzeni içinde yardımcı yerel güç olarak görev yapan Afrika Birliği veya genellikle “görevdeki başkanlar kulübü” olarak adlandırılan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) gibi kurumlar, Afrika’nın veya Afrikalıların çıkarlarını korumadığı ise diğer bir gerçektir.

Afrika ülkesi Gabon’da sömürgeye karşı yapılan askeri darbede Fransız askerlerinin ülkeden çıkarılacağı duyurulurken, Başkan Sayın Erdoğan’ın 2013 yılında Gabon Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada ‘’Burada çok çok anlamlı bir Afrika atasözünü sizlerle paylaşmak istiyorum, ‘Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekilince de karıncalar balıkları yer’. Kimse bugünkü üstünlüğüne ve gücüne güvenmesin zira kimin kimi yiyeceği suyun akışına bağlıdır” şeklinde kullandığı şu ifadeler aklıma geldi.

…Ve bugün Batı, Afrika’da bu gerçekle karşı karşıyadır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Okur

Emperyalistler İsrail 'in güvenliğini garantiye almak için Libya'yı parçaladı.Saddam'ı yok edip Irak'ı parçaladılar. Suriye'yi iç savaşa sürükleyip(Filistin mücadelesine destek verdikleri de bir sebeptir istirarsızlaştırılmarında) Afganistan'da Ruslara karşı yetiştirdiklerini Pakistan'ı üst olarak kullanıp Afganistan'a ordan Irak' a,Suriye'ye besleme; adını çihatçi koydukları kendi savaşılarını (ki-çihatçılık adıyla islamı gözden düşürmeyi de ikinci vuruş olarak tercih ettiler-) Suriye'ye doldurdular. İstikrarsız Suriye'de Irak'ta olduğu gibi kukla devlet kurdurmak için Suriye'yi boşalttırdılar. Beraberinde Suriye'yi boşaltıranlar 5-6milyon nüfusu Türkiye'ye bela ettiler. Böylece Türkiye'yide istikrarsızlaştırma ve Suriye'de, İrak'ta kurulacak kukla devletlerin kurulmasına iknayı kolaylaştırma stratejisi izlediler. Biz ne yaptık? Sanki ihtiyacımız vardı üç beş kuruşa uzun vadede ki çıkarlarımızı kısa vade çıkarlara tercih ederken mecbur kalıp Suriye'de bizim için tehlikeli olacak girişimlerin önünü kesmek için 30 km derinliğe inmek zorunda kaldık. Bedel ödedik Fırat Kalkanı vb harakatlarla.Bedel ödettik. Öngörü eksikliği 5-6 milyon Suriyeli, 1,5milyon Özbek. Afganlı, Afrikalı, Gürcistanlı. Faslı. Derken on milyon yabancının ülkeye girişini engellemedik ya da engelleyemedik. Anadolu'nun her hangi bir kasabasında, ilinde kendi Kürt'ümüze Kürtçe tabelaya izin vermezken ülkenin bir çok ilinde özellikle Fatih ilçesinde Arapça tabelalara müsade ettik. Milyarlarca dolar harcadık.Batdan üç beş kuruş almak için batı sınırlarını açmıyoruz. Bizim emeklimiz ilaç alınca katkı payı öder. Yabancılar Özellikle Suriyeliler ödemez. İşte adalet. İşte siyaset. Niçin? Emperyalistlerin amacı İsrail'in güvenliğini garantiye almak. Biz niçin bedel ödedik, ödüyoruz?Daha da ödeyeceğiz gibi görünüyor. Vatan ve milletin güvenliğinin sağlanması dışındaki maceralara heveslenmeleri doktrinize edenler yanıldıklarını anladılar ama bedeli ağır oldu. Ne güzel bir sözdür "emperyalistlerle el ele kol kola dansa kalkanlar ayaklarının çiğnenebileceğini hesap etmeliler." Emperyalistlerle ancak ve ancak her zaman karşı cepheden mücadele edenler anti emperyalistlerdir. Zaman zaman onlarla işbirliği yapıp sonra arası bozulanlar olabilemez. Afrika halkının anti emperyalistleri Afrika'yı soyup soğana çevirenlerle er ya da (geç hesaplaşacaktır. Ülkelerinin özgür ve bağımsızlık mücadelesinde emeği geçenlere bin selam. Bu uğurda Şehit olanlara Allah'tan rahmet dilemek her vatan sever müslümanın görevidir.

Okur

Güney Amerika ülkeleri ve Afrika halkları uyandı. İnternet çağında yaşıyoruz, insanlar bilinçleniyor, emperyalistlerin işi zor.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23