Sisam karşısında Mehmetçik heybeti!
Yıllardır arkasına Haçlı Batı’yı, yanına da işgalci Siyonist aklı alarak Ege’de korsanvari hesaplar peşinde koşan Atina’nın uykuları yine kaçtı.
Uluslararası anlaşmaları çiğneyip burnumuzun dibindeki adaları cephaneliğe çeviren, Ege’yi babasının çiftliği sanan şımarık komşunun paçaları bu kez fena halde tutuştu.
Sebep mi?
Tunceli Hozat’ın sarp dağlarında hain terör odaklarına dünyayı dar eden, dağ taş demeden cihad şuuruyla destan yazan 51. Komando Tugayı’nın Aydın Söke’ye intikal etmesi.
Yaklaşık iki bin çelik bilekli, mangal yürekli Mehmetçik, Sisam Adası’nın tam karşısına karargâhını kurdu.
Yıllarca Gabar’da, Cudi’de, Hozat’ta çakallara nefes aldırmayan bu seçkin ordu, şimdi Mavi Vatan’ın Ege cephesinde nöbete durdu.
Hal böyle olunca, dün adalarda şov yapıp Türkiye’ye parmak sallayan Yunan medyasında ve Atina koridorlarında bir anda siren sesleri yükseldi.
Manşetlerine bakın; “Türk Duvarı örüldü”, “Ege’de dengeler altüst oldu”, “Çok yakınımıza seçkin birlikler indi” feryatları…
Korkunun ecele faydası yok!
Çanakkale’den Söke’ye, Foça’daki amfibi deniz piyadelerimizden Aydın’a kadar kurulan o hat, sadece bir askeri tanzim değil; bu aziz milletin hıyanete karşı çektiği çelikten bir settir.
Miçotakis efendi adalarda tur atıp İsrail ile karanlık ittifaklar kurarken her şey güllük gülistanlıktı tabii.
Sırtını emperyalist ağababalarına yaslayıp içi boş naralar atmak kolaydı.
Lakin unuttukları bir hakikat var.
Karşılarında artık emir eri gibi hizaya çekilen eski Türkiye yok.
Dağdaki haini ininde ezen irade, denizdeki hakkına göz dikenlere de göz açtırmaz.
Söke’ye konuşlanan o iki bin komando, sadece bir garnizon değişimi yapmadı; haddini aşanlara bu coğrafyanın asıl sahibinin kim olduğunu bir kez daha gösterdi.
Batı’nın gazıyla efelenenler bilsin ki; Mehmetçik o hatta duvar gibi dikildiği müddetçe, ne Ege’de ne Akdeniz’de harita çizmeye kimsenin gücü yetmez.
Allah'a emanet olun ...







