--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir daha asla!

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
4

Bir daha asla!

LATİF ERDOĞAN

Soluk soluğa; fakat tek solukta okunacak bir kitaptan bahsediyorum: Bir Daha Asla!

Sözün başında, kıymetli dostum Abdülhalik Çimen’i hayati tecrübelerini taçlandıran bu önemli eseri yazmış olması vesilesiyle kutluyor, tebrik ediyorum.

Kitap bize, 15 Temmuz hain darbe girişimini bütün detaylarıyla anlatıyor, anlamlandırıyor, yorumluyor. Büyük bir ustalık isteyen anlatımla, yazar kendini arka plana çekiyor ve diyeceklerini, söyleyeceklerini kolektif kaleme yazdırıyor. Böylece kolektif kaleme dahil ettiği kalemler sayısınca güçlü bir kalemle eserini yazmış bulunuyor.

Kuşatıcı bir bakış açısıyla, sadece 15 Temmuz hain darbe girişimine odaklanarak Türkiye’de darbe zihniyetinin arka planını görmezden gelmiyor, bütün darbe girişimlerini inceleyerek konun aslına iniyor ve bu köhne zihniyetin temellerini sarsacak analizlerde bulunuyor.

O geceyi anlatan satırlar bizi elimizden tutuyor, geçmişle gelecek arasında gezdiriyor, olayları yaşanır kılarken dahi, satır aralarına yerleştirilmiş umut dolu cümlecikler ile bizlere sürekli güven telkin ediyor. Kitabın bütününde olduğu gibi, her bölümünde, her sayfasında, her paragrafında hatta her satırında bu güven iklimi varlığını koruyor.

Bu tür bizzat yaşanılan, içinde kendimizin de bulunduğu olaylar analizinde, ifrat ve tefritten uzak kalabilmek gayet zordur; Çimen, bu zoru da başarıyor, itidal ve istikametten ayrılmayarak kitabında Efendi üslubunu muhafaza ediyor.  


Kitapta o gecenin gizli kahramanları da anlatılıyor. Bu meyanda Serhat Albayrak için ayrı bir bölüm açılıyor.

“Bu uzun tarihsel mücadelenin, hercümerç oluşun ve farklı kisvelerle ortaya çıkan yıkıcı teşebbüslerin karşısında medya grubumuz kararlı ve sarsılmaz bir duruşu temsil ediyordu. Bu duruşun oluşmasındaki en büyük paylardan biri hiç şüphesiz Turkuvaz Medya Yönetim Kurulu Başkanvekili Serhat Albayrak’a aittir.”

“Bu kitapta ona ayrı bir bölüm açmak, bir tercih değil gereklilikti. Çünkü 15 Temmuz gecesinde ve başka kritik süreçlerde sergilediğimiz tavır sadece anlık bir refleksten değil, uzun bir yolculuğun bize kazandırdığı dünya görüşünün ve tecrübenin eseridir.”

“Serhat Bey’i çeyrek asrı aşan bir süredir tanırım. Bu sürenin yirmi yılında birlikte çalıştık. Esas kadar usulü, sonuç kadar süreci de önemser. Titiz ve fikri takibi güçlü bir yöneticidir. Kendi adıyla ya da görüntüsüyle ön plana çıkmayı asla istemez. Kişilerden ziyade meselelerle ilgilidir.”

“Bu noktada yalnızca Serhat Bey’i değil, onu yetiştiren fikri zemini de anlamak gerekir. Babası Sadık Albayrak, Türkiye’nin saygın fikir ve aksiyon adamlarından biridir. Yarım asrı aşan yazarlık hayatına sayısız eser sığdırmıştır. Ele aldığı konular fikir hayatımıza yön vermiş, kendisinden sonra yapılacak çalışmalara istikamet belirlemiştir.”

“Serhat Albayrak da işte bu düşünce ikliminde yetişmiştir. Bu iklimin yansıması olarak Serhat Bey, medyayı hafızanın korunduğu, fikrin ve mücadelenin değer bulduğu bir alan olarak gördü. Onun medya yolculuğu da ülkemizin değerlerinin ve birikiminin kurumsal zemine taşınmasının örneği haline geldi.”


“O gece Serhat Albayrak, yalnızca bir medya yöneticisi olarak değil; yayın sürekliliğini sağlayan, bilgi akışını koordine eden ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi için farklı kurumlar arasında irtibatı ayakta tutan bir sorumluk bilinciyle hareket etti.

Sonuç açıktı: A Haber ve ATV susturulamadı, grubun bütün gazeteleri gece boyunca çalışarak yeniden hazırlandı, basıldı ve dağıtıldı. Susmadık, yaşananları kayda geçirdik. Bu koordinasyonu sağlayan Serhat Albayrak’tı.”

Evet, kitapta Serhat Albayrak’ın daha pek çok mümtaz hasletinden, liderlik misyonuyla ilgili somut başarılarından bahsediyor. Doğrusu, Serhat Albayrak kitapta anlatılanlardan daha fazla anlatıma layıktır; ve ümit ediyorum ki ondaki bu seçkin hasletler ileride daha geniş alanlarda hizmet ve başarı semereleri verecektir.

Kitapta, birinci elden tanıkların anlattığı, çok çok önemli konulara yer verilmiş. Ne ki merakınızı tahrik için onlardan bahsetmeyeceğim. Fakat birisini aktarmadan da geçemeyeceğim.

Berat Albayrak anlatıyor: “Cumhurbaşkanımız bu süreci gayet sakin ve kontrollü bir şekilde yönetti. Bu işe müdahale noktasında Sayın Cumhurbaşkanı abdestini aldı, iki rekat namazını kıldı, Bismillah, dedi, süreci başlattı. Gayet sakin, özgüvenli ve güçlü bir şekilde diğer krizler gibi bu süreci de Elhamdülillah yönetti.”

Bizim yorumlarımızın da eserde yer alması beni ziyadesiyle mütehassis etti. Aziz dostumun kitabını imzalama nezaketine de ayrıca müteşekkirim.

Abdulhalik Çimen’i, konuyla ilgili yakın tarihimizi aydınlatma ve milli hafızaya not düşme adına çok önemli bir misyon yüklenen bu güzide eseri vesilesiyle tekrar tebrik ile Turkuvaz Kitap’tan çıkan “Bir Daha Asla!” kitabını siz okurlarıma hararetle tavsiye ediyorum.

Yorumlar

(4)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yusufiyeli

8 Ağustos 2026 18:10

Turkuaz grubu 15 temmuzda dik durdu muhakkak, ama normal zamanlardaki yayın akışı ve muhtevası nereye gidiyor düşündünüz mü...

en dehşetli akıbetin başlangıcı

8 Ağustos 2026 11:14

mister gülen 1999’dan 2024’e kadar 25 yıl boyunca 8000 km uzaklıkta çok özel bir korumayla korundu! tüm saldırısını oradan yönetti! şu an yerin altında! bilinen cesedi yerin 1 metre altında, ruhu ise yerin taa en dibinde, en sıcak merkezinde! kıyamete kadar da orada kalacak! aynı sınırlar içinde ama artık koruyanı yok, bağırdığında sesine cevap verecek olan kimsesi de yok yanında! (İmanlı ruhlar ise öldüklerinde semaya yükseltilirler)

bir benzeri yok, varsa gösterin

8 Ağustos 2026 12:51

varlığının toplamdaki 50 yılının ilk 25 yılını türkiyede mayalanarak geçirdi. darbede bir 10 yıl kadar görünmedi, 90’ ların başında yeniden türedi ve tünedi. böyle bir alçağın eşi ve benzeri hiç görülmedi. bütün düşmanlar düşman cephesinden fırlayıp yalın kılıç üzerimize gelirken, bu aramızdan çıkıp kılıcını şalvarının arasına sakladı, çoğu tedbir medbir de alamadı, tersine onu kucaklamak için kollarını açtı!

Vefalı Kardeşiniz

8 Ağustos 2026 04:40

Abdulhalik Çimen’den Allah CC razı olsun. Kitabını alıp okuyacağız. Bu kitaba verilen üç kuruş para şeytana atılan taş manasındadır. Elhamdülillah.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle