--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Neşter...

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
38

 

31 Mart 2024 yerel seçimlerinde, milli irade CHP’nin birinci, Ak Parti’nin ise ikinci parti olması şeklinde tecelli etti. Evet, sandıktan çıkan sonuca hepimiz saygılıyız, saygılı olmak zorundayız. Fakat, sonuca saygılı olmak; sonucu doğru ve isabetli bulmak anlamına da gelmemelidir. Fertler yanılabildiği gibi toplumlar da yanılabilir. Fert de toplum da layuhti değildir.  Aksi halde, toplumları irşat için gönderilen peygamberlerin ve onların yolunu yol edinen büyük mürşitlerin çalışmalarının hikmetsiz, gayesiz olması gerekirdi.

Seçim sonuçlarını yanlış bulanlardanım. Uyarı adına yapılan tercihte kantarın topu oldukça fazla kaçmıştır. Hayr-ı kesir için şerr-i kalil işleyeyim derken, farkında olmadan şerr-i kesir için hayr-ı kalil işlenmiştir.

Ne ki, kadere inanan bir mümin olarak, bize şer gibi görünen bu yanlışın nice hayırlara vesile olabileceğine de itikadım tamdır. Bu hayırların neler olabileceğinin hepsini elbette yaşayarak göreceğiz. Bazılarını şimdiden söylemek de mümkündür.

Fakat ben, bu yazımda hem seçmene hem de yerel seçimlerde konumunu bir basamak aşağıya çeken Ak Parti’ye özeleştiri konusunda beş sene evvel bu köşede yayınlanmış bir yazımı hatırlatmakla yetineceğim.

Ayette, “Ve onlar, bir kötülük işledikleri veya kendilerine yazık ettikleri zaman, Allah’ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını isterler. Allah’tan başka günahları kim bağışlayabilir? Bir de onlar bile bile, işledikleri hatalarda ısrar etmezler” deniliyor.(Ali İmran, 135)

“Sorgulanmaya çekilmeden önce kendinizi sorgulayın” buyuruyor Efendiler Efendisi. Yani ahirette önünüze konulacak defterinizi daha o defter kapanmadan okuyun, henüz dünyada bulunuşunuzu fırsat bilin, hatalarınızı, günahlarınızı görün ve onların silinmesi için fırsatlar arayın. Tövbeyi kendinize azık edinin, istiğfar sizin için hava olsun, su olsun; bunlarla manevi hayatınızın devamına çalışın, her türlü kokuşmuşluktan korunmaya gayret gösterin. Nefsinizi temize çıkarmaya, kusuru, hatayı kendi üzerinize almanız gerekirken onlara başka sahipler aramaya kalkmayın. Hele bu konuda kaderi tenkit anlamına gelecek sözlü, fiili davranışlardan, itirazlardan, tenkitlerden uzak durun, böyle durumlara düşmekten Rabbinize sığının, O’na iltica edin…

İnsanın kendi kusurlarını görmesi bir basiret işaretidir. Kusurlarını terk etmesi, bir daha aynı kusurlara dönmektense ateşe atılmayı yeğler durumda olması ise yüce bir erdem, yüce bir fazilet göstergesidir. Kendini kusursuz sanmak en büyük kusurdur. Kusursuz olmaya gayret etmek ise bir insanlık vecibesi, bir kulluk şuurudur.

 Doğrudur, zıtların çocuğuyuz. Ne ki, iyi-kötü, güzel-çirkin, hayır-şer gibi zıtlar söz konusu olduğunda nefsimize mal etmemiz gerekenler hep olumsuz olanlardır. Olumlu olanlar bizim liyakatimizin değil, ilahi lütfun üzerimizde görünen eserleridir. “Sana isabet eden iyilik Allah’tan, kötülükler ise nefsindendir” (Nisa, 79) ayeti, böylesi bir anlayışı amirdir. 

Nitekim Kur’an’da bize örnek gösterilen peygamberler, söz konusu anlayışın somut delillerini sergilerler: Hz. Âdem ve Havva validemiz yasak meyveye dokunmalarının bedelini ödemek üzere dünyaya indirilince Rablerine karşı niyazları: “Rabbimiz, biz kendimize yazık ettik, eğer affetmez, bize merhamet buyurmazsan hiç kuşkusuz kaybedenlerden oluruz” (Araf, 23) şeklinde olmuştu. Hz. Musa, öldürme kastı olmadan vurduğu bir yumruk sonucu o kişi ölünce: “Rabbim, ben kendime hepten yazık ettim, beni bağışla” (Kasas, 16) diye yakarmıştı. Hz. Yunus, ilahi emri beklemeden sorumluk alanını terk etmiş bulunmasının vebalini itiraf ile: “Senden başka ilah yoktur, Seni bütün kusurlardan tenzih ederim, ama kesin olan şu ki ben kendine yazık edenlerden oldum” (Enbiya, 87) diyerek Rabbine sığınmıştı.

İnsan kendi kusurunu kabullenmede toplama hatta çarpma işlemi yapmalı ve bu kusurların bütünü birden her keresinde nefsinin yüzüne çalmalıdır. Fakat başkasında gördüğü kusurlar karşısında insafı elden bırakmamalı, çıkarma hatta bölme işlemi yaparak söz konusu kusurları kendi nazarında küçültebildiği kadar küçültmeli, azaltabildiği kadar azaltmalıdır.

Söz ve bakışın insan psikolojisini olumlu ya da olumsuz mutlaka etkilediği malumdur. Kötü adama “iyisin iyisin” denilse iyileşmesi, iyi adama “kötüsün kötüsün” denilse kötüleşmesi hem mümkün hem de çok vakidir. Bir insan, bir mümin olarak elbette tercihimiz iyiden ve iyilikten yana olmalıdır.

 Kusuru başkasına değil sürekli kendi nefsine vermek ne güzel cimriliktir. Onu hiç kendine vermemek ve hep başkalarına dağıtmak ne kötü cömertliktir.

 Başımıza gelen her türlü olumsuz hal ve ahval, özeleştiri için kaderin bize altın tepside sunduğu bir fırsattır. Her özeleştiri aynı zamanda mükemmele sıçramanın bir adı, bir unvanıdır. Bu fırsatı, bu vesileyi değerlendirebilenlere ne mutlu. Öylelerden olmamız dileğiyle…

Not: Dünyadaki mağdur, mazlum kardeşlerimizi de unutmamak kaydıyla gelecek bayramınız şimdiden mübarek olsun. 

 

Yorumlar

(38)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bilal

7 Nisan 2024 04:36

Evet bir teklifim oldu. Buraya eklememişsiniz. Buda sizin ne kadar korkak ve iki yüzlü olduğunuzu kanıtladı. Ve ne olursa olsun size inanan ve destekleyenlere nasıl ihanet ettiğinizi gosterdi

Nun

6 Nisan 2024 22:54

Muhterem Latif Erdoğan’ın geçen haftaki yazısının başlığı haydi canlar sandık başına... tehlikeyi görmek bağlamında gayet isabetli bir başlık. Ben bu haftaki yazısındaki düşüncelerinin de gayet isabetli olduğu görüşündeyim. Tabii ki, bu yazıda vardığı hükümleri gereklendirici bir yazıyla da açması gerekir. Saygılarımla...

Oylar çalındı diyemediler bu seçim...

6 Nisan 2024 21:09

Tükürük seviciler sevindi...

Recep

6 Nisan 2024 20:20

Eğer, CHP adayı tekrar kazanacak olsaydı, onlarla gelen kıtlık ve kuraklık devam ederdi; yağmur yağdığına, barajlar dolduğuna göre tehlike atlatılmıştır. Yani İstanbul tekrar en hayırlı şehreminine kavuşacaktır. " Bu ifadeler aralık ayındaki latif beyin yazısından.. böyle şeyler bir temenni mahiyetinde söylense yeri vardır denebilir. Burada ise resmen rayba taş atma durumuyla karşı karsiyayiz

Toygun

6 Nisan 2024 18:16

Findık kadar beyni olan bilirki , tek adamlar yanlarında zeki sevilen çalışkan kimse istemez.İktidarına düşman görür bu tipleri.Bu yüzden işe yaramaz yağcı yalaka takımı doldurur etrafına.Zayıf aday hikayesi burdan gelir.Çünkü etrafta işe yarayan kimse kalmamıştır.

Tam aksi

6 Nisan 2024 21:36

Lider. İşini iyi yapanlarla yol alır. Ta ki başarsın. Çünkü başarı lidere yazılır. Üstelik senin kafa arıza. “Tek adam” diye başlaman bildik bir hikaye. Dünyada Lider herzaman liderdir. Lider o ülkede elbette tektir.

FARUK BEKCAN

6 Nisan 2024 14:20

" Ne ki, kadere inanan bir mümin olarak, bize şer gibi görünen bu yanlışın nice hayırlara vesile olabileceğine de itikadım tamdır. "....demiş ve satır aralarında sürekli Kur'an'dan ayetler vermişsiniz Latif bey....Peki Hucurat Suresi 14.ayette " De ki “iman etmiş değilsiniz, lakin 'teslim olduk' diyebilirsiniz, zira iman henüz kalplerinize girmiş değil. Ama eğer Allah ve Rasulü'ne uyarsanız, Allah amellerinizin zerresini eksiltmez: çünkü Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet sahibidir.”""" diyen Yaradan, " iman kalplerinize girmemiştir..." derken kalpte olanı, akılda olanı sadece ve sadece " kendisinin " bileceğini de belirtmiş olmuyor mu...? Yani siz ancak ve ancak kendinizi mü'min olarak tanımlayamaz, sadece mü'in olduğuma " inanıyorum " diyebilirsiniz...! Seçim sonuçlarını yanlış bulduğunuzu belirtmişsiniz, bizler de 20 küsür yıldır seçim sonuçlarının yanlış olduğunu düşünenlerdeniz, bu nasıl olacak peki...? Toplumlar yanılır, evet doğrudur, toplumlar 20 küsür yıldır da yanılabilir, aynı Hitler Almanyası toplumu gibi.... Yiyecekler, içecekler, sonra da sofrayı millete toplatacaklar, yok öyle bir dünya....Toplumun sabrı taşmıştır...

ERKILIC

7 Nisan 2024 08:23

Yerel Secim'le Genel Secim arasindaki farki bilmeyen secmene, sectiginiz chp, kim olduklarini ogretecek ins. Tasan sabrinizi, mumla aratacaklar size.

yıldırım bahadır

6 Nisan 2024 12:03

sn.yazar teşekkürler. Aynen dediğiniz gibi, % 35 ekonomik olarak daha mı rahattı ki cumhur ittifakına oy verdi. % 17 Gazzeli çocuklar kadar bile dayanamdılar ekonomik zorluklarına ve "pkk sizi tükürüğü ile boğar" diyen soysuzlara destek oldular. Murat Kurum mu İmamoğlundan aşağı idi. Turgut Altınok mu Mansur Yavaş tan kötü bir adaydı. Bu ne mide hırsıymış ki emaneti ehline teslim ettirmiyor. Bu ne küskünlükmüş bu ne ders verme niyeti imiş ki Türkiye Yüzyılını hedefleyen Türk devletleri Teşkilatını aynen AB misali büyüterek refahı sağlayacak gece gündüz çalışan bir Cumhurbaşkanını üzmeye sebep olabiliyor. Bulsunlar böyle çalışan birisini, sanki görmedik evinden çıkmayan cumhurbaşkanlarını. Sanki görmedik kuyrukları, açlığı, yoksulluğu. Pandemi tüm dünyayı kasıp kavurmuş en az zararla atlatmışız. 16 il depremde yıkılmış senesinde onbinlerce konut bitirilmiş, onbinlercesi inşa halinde. Mağaradan kafasını çıkaran teröriste iki uçak kalkıyor tepesine biniyor terör bitmiş bu ülkenin sokakları güvenli. Ne oldu da bu rahat battı emekliye, ne oldu da hiç hizmet etmeyen ekiplere yöneldiler. İstanbul depremi geliyor eli kulağında haydi İmamoğlundan isteyin kentsel dönüşümü. Haydi marmaranın müsilajını ileri biyolojik arıtma tesislerini yaptırmama töreni düzenleyen imamoğlu temizlesin. Yavaş yavaş (!) analarsınız ama inşallah iş işten geçmez ve sizin bu savrulmadan dolayı büyük sıkıntılar bütün milleti etkilemez.Bu demek değil ki iktidar hatadan münezzehtir. Tabi ki hatalar var. Ama bu hatalar sizin terör destekçilerine destek noktasına götürmüşse siz bu millete bu devlete yürekten değil ne yazık ki göbekten bağlıymışsınız. Sorgulayın kendinizi. Göbekten bağlı olanlar maddi durumu ve dünya rahatlığı ile imtihan içindeler ve kaybettiler. Geçmiş olsun. Vanda ortalığı savaş alanına çevirenler daha başlangıç, ABD AB İsrail ne oyunlar peşinde % 17 işte buna alet oldular hakkımız helal değildir bu yüzden, üzgünüz bu yüzden, kırgınız bu yüzden. Yoksa falan parti filan kişi değil mesele.

Onayliyoruz

6 Nisan 2024 15:44

Doğru tespitler

Erdal

6 Nisan 2024 17:10

Yıldırım bey yazdıklarınıza imzamı atarım. Emekliyim savrulmadım oyumuda Ak Parti'ye verdim. Lakin temmuz ayından bu güne kadar iktidarda bir oyalama taktiği oluştu. Ekonomi zorda ise her vatandaş eşit şekilde elini tasın altına koyacak, bu oldumu hayır calısana yüklendi emekli mağdur edildi . İkincisi piyasa yangın yeri bakanlık eften püften cezalar ile işi geçiştirdi sonuç vatandaş marketlerin insafsızlıgına teslim edildi . Yazacak çok konu ve hayırlı ramazanlar

Mehmet Ay

6 Nisan 2024 11:39

AK parti kazaninca, millet aldanmiyor, kaybedince de millet de aldanabiliyor. Güzel bir tespit. Sayenizde haberleri dogru olarak aliyoruz. Siz olmasaniz, bu devlet cöker. Selam ve dua ile

Erdal

6 Nisan 2024 11:23

Latif bey yazınızı okudum. Evet ülke savrulmaya basladı seçimde olmaması gereken bir sonuçla karşılaşıldı. Aslında bu sonuç biliniyordu. Emekli pandemiden bu yana düsük maaşla ezildi. Piyasa allak bullak esnaf tüccar insafsız. Bu sürecte bankalar esnaflar marketler karlarını yüzdebesyüzlere katlamış. Düsük maaşla kök maaş zırvası ile insanlar tamamen perişan edildi. Siyasiler kibir ebidesine dönüstü kendi ortamlarında caldı oynadı yedi içtiler görüntü aldı dagıldılar . Yüzbin ikiyüzbin maası veya daha yüksek geliri olan beşbin onbin maaş alanın derdi ve sorununa çözüm üretmedi. Nasıl olsa bunlar mecburen oy verecekler düsüncesine hakimdiler. Temmuzdan beri cami bahçelerinde yol kenarı banklarda ve parklarda oturan yaslı insanların beddualarını görmediler ve duymak istemediler. Sandıga başka partiye oy vermek istemediğinden bir kısmı sandıga gitmedi, bır kısmıda gitti farklı partilere, bir kısmıda şahsen benim gibi mecburen sandıga gidip iktidara oy verdik. Sonuç bana göre iç açıcı değil . Seçim sürecinde başkan adaylarının etrafından menfaatcilerin çıkarcılarin iş isteyenlerin ,işin havasında olanların olduğunu gördük. Zaten iktidarda bu seçimin hezimet olacagını biluyordu gelen itiraflar bunu gösteriyor. Bu gün olmuş iktidar hala emekliyi görmüyor görmemeyede devam ediyor. Ey yetkililer mazlumun ahını almayın . TÜİK in hazırladıgı enflasyon verilerine masa basında takılı kalmayın. Sahaya çıkın piyasaya bir bakın milletin derdine derman olun. Bende üniversite mezunu memur emeklisi bir babayım evlendirilecek oğlum var bu maaslamı.

Ömer Madenli

6 Nisan 2024 11:22

Sanki sahabe topluluğu var önümüzde ve biz onlara riayet etmemişiz. Sonuçta bu bir siyasi parti ve binlerce yanlışı var. Ne İslam'ı temsil ediyor ne hakkaniyeti. Destek veren de yeter diyen de millet. Bunlar gider başkası gelir. O kadar

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle