--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnsandaki bütün kötülüklerin kaynağı: HEVA

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
22

 

“Hevasını ilah edineni gördün mü?” (Furkan, 43)

Heva, insan ruhundaki şerre olan meylin kendisidir. Kur’an’da hevanın ehva şeklinde çoğul olarak zikredilmesi, bir kimsede hem başkalarından farklı bir hevânın olabileceğini ve hem de aynı kimsede sonu gelmeyen hevâ türlerinin bulunabileceğini işaretler.

Allah, insan ruhunu iki ana kısma ayırmış, bir kısmını hevanın, diğer kısmını ise hidayet kaynağı anlamında hüdanın eline teslim etmiştir. Heva, insan ruhundaki bütün batıl ve kötülüklerin ana kaynağıdır. Hüda ise her türlü erdem, fazilet ve iyiliklerin membaıdır.

İnsan ruhu bu iki zıt kutbun dengesiyle dengelenmiş, hangi taraf ağır basarsa, o yönde hal değiştirir olmuştur.

Heva, kendi varlığını pek çok zaafla perdelemiş, insan o zaaflarıyla uğraşırken hevanın varlığından habersiz kalmıştır. Onun varlığından bizi haberdar eden vahiy bilgisi, yani Kur’an’dır.

 Heviye-yehvâ fiili, “sevdi ve meyletti” anlamlarına gelmektedir. Nefsin kötü isteklerinin isimlendirildiği hevâ kelimesinin kökeni, hâkim olan görüşe göre bu fiildir. İsim olarak da kullanılan hevâ kelimesi, aynı zamanda bu fiilin mastarıdır. Bu fiil Kur’ân’da üç kez zikredilirken, hevâ kelimesi, çoğulu ehvâ kelimesi ile birlikte toplam yirmi yedi kez zikredilmiştir.” (Geniş ve güzel bir analiz için bkz. Kur’an-ı Kerim’e Göre Heva Kavramı ve Dalaletteki Rolü,  Kadir POLATER)

Nefis, hevanın askerlerinden sadece biridir. Nefse güç veren, onu yönlendiren yine hevadır. Nefis terbiye olsa, safiye mertebesine ulaşsa bile heva sadece bir neferini kaybetmiş olur. Bu kayıp onun kendi varlığını sürdürmesine hiçbir engel teşkil etmez. Bu sebeple de diğer zaafları silah olarak kullanır, hiç umulmadık kişilere hiç umulmadık kötülükler yaptırır.

İnsanın aklı selim, iradesi güçlü, vicdanı sürekli uyanık ise hevaya teslim olmaz. Fakat, bütün batıl şeyler gibi küfür ve nifakın da bataklığı olan heva esas iman gücü karşısında çaresiz kalır, gücünü, dermanını kaybeder.

Bu sebepledir ki, heva karşısında mağlup olmamanın hatta onu mağlup etmenin en kestirme yolu, imanda tahkike ulaşmak, imanda zaafa uğramamaktır. Heva mağlup edildiğinde, kullandığı askerler de mağlup edilmiş, ellerinden silahları alınmış olur.

Bundan sonrasını ikinci bir aşama takip eder. Hevadan boşalan yerleri hüda nuru istilaya başlar. Böylece insan ruhu her türlü erdemle donatılarak mükemmel hale gelir.

Günümüzde hevayı mağlup etmenin en kestirme yolu, imanın kuvvetlenmesine yardımcı olacak eserlerin okunmasıdır. İmanın taklitten tahkike ulaşması şarttır. Taklidi iman ile hevaya karşı durulması mümkün değildir.

Nefsin terbiyesi hatta öldürülmesi mümkün ve vakidir. Fakat heva böyle bir ameliyeye tabi tutulamaz. Heva, nebiler dahil bütün insanlarda, ruh cesette bulunduğu sürece varlığını sürdürür. Önemli olan hevayı işlevsiz hale getirmektir. Bunun için de birinci çare imanı, tahkiki hale dönüştürmektir.

İkinci çare ise her gün 300 İhlas Suresini 40 gün süreyle kesintisiz okumaktır. İhlas Suresi insanın kimlik, kişilik ve aşkınlığını güçlü kılar, ilahi ahlak ile ahlaklanmaya vesile olur. Hevanın en problemli yanı kendisinin ilah olduğunu sanmasıdır. İhlas Suresi, tevhid-i uluhiyet ilanıyla onun bu vehminin ne kadar manasız olduğunu ispat eder, hevayı ilzam eder, onu gerçeklikte hiçbir karşılığı olmayan bu tür iddialarından vaz geçirir.

Heva devre dışı bırakıldığında başkaca terbiyevi müdahalelere ihtiyaç çok azalır, hatta bazı istidatlar için hiç ihtiyaç kalmaz.

Fakat her gün 300 İhlas Suresini 40 gün süreyle okumaya işin başında hevanın ne engeller çıkararak mani olmaya çalışacağı da unutulmamalıdır. En öncelikli oyununa o, burada tavsiye edilenleri küçümseterek başlayacaktır.

Akıl, irade, vicdan ve iman gücü bir araya gelerek onun engellemelerini bertaraf edebilir. Bizler de hem tecrübe hem de başkalarına tavsiye ederek bu hayırlı, bu manevi sinerjiye katkıda bulunabiliriz.

 

Yorumlar

(22)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Yorumlar

20 Temmuz 2024 06:44

Günümüzde hevayı mağlup etmenin en kestirme yolu, imanın kuvvetlenmesine yardımcı olacak eserlerin okunmasıdır. İmanın taklitten tahkike ulaşması şarttır. Taklidi iman ile hevaya karşı durulması mümkün değildir." Hevayı bitirecek, İmanı tahkiki seviyesine çıkaracak Risale-i Nur eserleridir.

Ferruh

1 Temmuz 2024 10:19

Yazınızı okuyunca konuyla ilgilendim. Referans verdiğiniz çalışmayı okudum. Konunun önemini daha iyi anladım. Bütün okurlarınıza da tavsiye ederim.

Şemsettin

30 Haziran 2024 22:21

Yüzü sürekli ahirete yönelik bir hayat felsefesi... bütün dünyeviliklerden kurtulmanın yegane yolu...

Filozof

30 Haziran 2024 21:32

Zıtların çocuklarıyız. İyi kötü, güzel çirkin, zulmet nur hepsi bizde. Önemli olan bütün zaaflarımızı faziletlere dönüştürebilmek. Zaten dünyaya geliş gayemiz de bu değil mi? Yol tek, vesileler sonsuz...

Güven

30 Haziran 2024 18:57

Yüzeysel tartışmalar yerine bu tür konular konuşulsa ne kadar isabetli olur. Bence Latif beyin bu yazısı hutbelerde okunmalıdır. Ya da bu tür konular camilerde de anlatılır olmalıdır.

Yorumlar

20 Temmuz 2024 06:48

Bütün kalbimle tasdik ediyorum bu ve benzeri konular sürekli gündemde olmalı ve Dünya kazuratından kurtulmak için nefis terbiyesi yapılmalıdır...

Abdülkadir

30 Haziran 2024 16:54

Hayatı iman ile nurlandırmak, farzları yapmakla zinetlendirmek hayatı zulmete boğan hevaya karşı tek çare. Rabbim muvaffak kılsın. Bizi hevamızın esiri etmesin.

Hakkı

30 Haziran 2024 15:00

Biz Latif ağabeyin Muhlis bir nur talebesi olduğuna şahitlik ediyoruz. Onun için de imani eserleri okumaktan kastının Risalei Nur olduğundan şüphe duymuyoruz. Fakat kendisinden bunu açıkça telaffuz etmesini de bekliyoruz. Baki selamlar.

Gözütok

30 Haziran 2024 14:43

Hevayı en çok açık eden insandaki aç gözlülüktür. Peygamberimiz Efendimiz: Adem oğlunun bir vadi dolusu altını olsa ikincisini ister.Onun ağzını ancak toprak doldurur, buyurarak bu gerçeği dillendirirler.

Altın

30 Haziran 2024 11:40

Altın değerinde kıymetli bir yazı. Herkes kendi hevasının beklenmedik bir anda kendisini kötülüğe sürükleyebileceğinin muhasebesini yapmalı. Başkasının değil.

Salih TOK

30 Haziran 2024 10:02

Küçük sözler OKUNMALI DEGIL MI sn HOCAM.AYRICA 300 IHLAS TAVSIYESI NEREDE GECIYOR ILK DEFA DUYUYORUZ....

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle