--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarım ve hayvancılık büyümeden asla

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
6

Tarım ve hayvancılık büyümeden asla

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Önce şu sözlerimi derç edeyim.

Şeytanın tesirinde yaşayan ve yaptıkları her işte, şeytanı mutlu etmekten öte geçmeyen maskeli siyasetçiler, yazının kapsamı dışındadırlar.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan yönetimindeki Türkiye, yüz elli yıldır önüne takoz konula konula, sürekli uçuruma sürüklenmekten kurtulmuş, yüz elli yıllık engeller aşılarak

Türkiye Yüzyılının eşiği geçilip yola çıkılmıştır. Yazının başlığına dönelim.

Savunma sanayimiz ve ihracatımız başta olmak üzere, teknik ve teknolojik gelişmede yaşananlar, birer devrim niteliğindedir. Bütün sıkıntılara rağmen ekonomi hususunda devletimizin mücadelesi sürmektedir.


Yalnız ne kadar büyürsek büyüyelim, gelişirsek gelişelim, her türlü büyüme ve kalkınma hamlesi, tarım-hayvancılık büyümeden, gelişmeden güdük kalacaktır.

Aklıselim sahibi insanlarımızın kabul ettiği ve edeceği gibi biz tarım ve hayvancılık ülkesiyiz. Bunu ihmal ettiğimizde diğer icraatlar bizi düzlüğe çıkarmayacaktır.

Bu hakikati, Anadolu’muzun hangi yöresine gitsem görüyor ve bizzat ilgileniyorum.

Erzincan seyahatimizde de gördük.


Erzincan, tarım ve hayvancılıkta ülkemizin can damarlarından birisidir.

Bilimsel verilerden bahsetmeyeceğim yahut Batı’dan misallerle ve önce

İngilizcesini, ardından Türkçesini söyleyerek, ekonomiye ve enflasyona yön verdiğini zanneden bulanık kafalardan hatırlatma yapmayacağım.


Anadolu’nun dürüst taciri irfan ehlidir. Yüzlerce sayfalık kitapların yazdıklarını birkaç kelimeyle ifade ederek, onların rafa kaldırılmasını sağlar.

Tarım ve hayvancılıkta kalkınmanın ne demek olduğunu ve nasıl olacağını yerinde görmek için sahada olmak şarttır.

Tabi buyurgan devlet görevlisi sıfatıyla sorgucu ve kitabi iş tarif ederek değil, bizzat üreticiyle omuz omuza vermek gerekir. Örneklendirelim:

Erzincan’ın tulum peyniri meşhurdur. Biz de alalım diye peynircilerin olduğu dükkânlardan birine uğradık.

Dükkân sahibi ile ayaküstü sohbet edip, işlerin nasıl gittiğini sorduk. “Hayvancılık ve tarım şehri Erzincan’ı biraz zayıf gördüm” dedim.

“Üretim artmadan enflasyon düşmez” dedikten sonra başladı anlatmaya:


-“Bu dükkânda gördüğünüz peynirlerin süt parasını altı ay önceden ödüyoruz. Üstelik fiyatı da o günkü şartlarla değil, ne zaman sütü teslim alacaksak o güne göre ödüyoruz.

Ayda yüz bin liraya çoban bulunmuyor, koyun sürüleri 20 binlerden bine düştü. Büyük baş hayvancılık, sahiplerini geçindirecek sayıya indi.


Bütün bir Anadolu’da tarım ve hayvancılık şehirlerden yönetilmez. Tarlada, bağda, bahçede, ovada, arazide bizzat bulunmadan gelişme olmaz, büyüme olmaz.

Tarım ve hayvancılık tüketenlerden sorulmaz, üretenlerden sorulur. Ayrıca Tarım

Bakanlığından alınan teşviklerin önemli kısmı, tarıma ve hayvancılığa değil, şehirlerde emlak yatırımına gitmektedir”.

Ezcümle:

Üreticimizin söylediklerini defalarca duymuşluğum vardır. Teşvik meselesi çok iyi ama bir o kadar da takibi pek mühim.

Bakanlık görevlilerinin işine karışmam lakin şu hatırlatmayı yapayım.

Rahmetli Korkut Özal, MSP hükümetlerinde (1974-75-77) Tarım Bakanı iken daha çok fahri müfettişlerle çalışmıştı. Acaba aynı uygulama yapılamaz mı?

Yorumlar

(6)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mustafa

24 Ekim 2025 20:56

Bütün Belediyeler yağmur sularını arıtmadan denize ulaştırmayın dere nehir ve atık suları denize ulaştırmayın. Belediyeler iş makinalarını çürütmeyin göl yataklarındaki toprağı temizleyin yağmur yahdinda daha çok suyunuz olur..Dere nehir yataklarını genişletin sakın daraltmayın.!derinleştirin, Arıtılmış şehir sularını kuruyan veya kurumaya yüz tutmuş göllere obruklara pompalayıp denizleri arıtılmamış şehir yağmur suları ve kanalizasyon sularını denize ulaştırmayın. Yağmur suyunu yapay göller,geniş edere ve nehir yatakları ile karada tutun. Karada kalan bizim denize ulaşan bizim değildir. nehir ve derelerin denize ulaştığı yerde derinleştirin denizi iç kısımlara doğru gelmesini sağlayın bir köprüler yıkılmaz, denize atılan çöpleri deniz geri verir

Medreseli

24 Ekim 2025 20:09

Bir çuval yem bin lira olmuş

Garaip

24 Ekim 2025 17:19

Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlara kimsenin birşey yaptığı yok. Yapan kazanıyor. Hükumet de ne hikmetse şehirlere konut yetiştirmeye uğraşıyor!

Ali

24 Ekim 2025 11:07

Doğru yazmışsın sayın yazar, et süt meyve sebze bollassin ve ucuzlassin istiyoruz.

Nahit sazoglu

24 Ekim 2025 05:09

Tarım ve hayvancılığımizi devlet politikası yapmaliyiz savunma sanayimizi devlet politikası yapmaliyiz ASELSAN havelsan roketsani TUSAŞi çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır tulomsas tudemsas TÜVASAŞ çok uluslu şirket yapmaliyiz üç tarafı denizlerle çevrili denizciligimizi devlet politikası yapmaliyiz

Ülkede tarim mi kaldi

24 Ekim 2025 04:15

Çiftçiyi öldürdüler bu saatten sonra Sünni teneffüs ise yaramaz dünyanın hiçbir yerinde 2 liraya maledip 2 liraya veya daha altina satma diye bir şey yok

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle