Okullarda mescidlere karşı çıkmak
Dünyada halkı Müslüman olan 60 ülke vardır. Halkı Müslüman olmayan diğer ülkelerde de hatırı sayılır Müslüman nüfus mevcuttur.
Dünya nüfusunun içerisinde ise 2,5 milyarı aşkın Müslüman bulunmaktadır. Tabi bu ülkelerde de diğer inançlara mensup topluluklar vardır.
Yine 60 İslam ülkesinde, çeşitli inançlara sahip kimseler, yaşadıkları ülkelerden memnundurlar. Sadece bizde de olduğu gibi oralarda da kullanılan kişiler vardır ve o memleketlerde çıkan huzursuzlukların sebebidirler.
Mesela ülkemizde de azınlıklar mevcuttur ve eğitimden ticarete her türlü hakka sahiptirler, hatta daha imtiyazlıdırlar. Çünkü İslam’ın hoşgörüsünü yaşamaktadırlar.
Şimdi lafta nüfusumuzun yüzde doksanı Müslüman deniliyor. Eğer böyle olsa; “okullarda din dersleri ve mescidlere neden karşı çıkılsın”?
İnsanlar şu soruyu da soruyor:
“Okullarda mescid istemeyenler; eğer bayrağımızı, vatanımızı, devletimizi, bağımsızlığımızı hakiki manada sahiplenmiş olsalar, okullarda mescidlere neden karşı dursunlar”? Evet! Sahi neden?
•
Yalnız çocuklarına din dersi aldırmak istemeyen kişiler de haklılar. Dinimizde zorlama yoktur. Nice dindar ailelerden nice dinden uzak din yoksulları çıkmakta çünkü.
Haberlerde görüyoruz, Müslümanlığı çağrıştıran isim ve soy isimlerden acayip gayri ahlaki kimselere rastlanılıyor.
Dolayısıyla din meselesi bir nasip ve hidayet işidir, zorlamaya gelmez. Bir de şöyle deniliyor.
-“Acaba çocuklarını din dersinden ve mescidden muaf tutmak isteyenler, çocuklarına şu vasiyette bulunabilirler mi?
-“Ben camiye karşı bir kimseyim, ölünce cenaze merasimi istemiyorum” diyerek, inandıkları değerler neyse onunla uğurlansalar olmaz mı?
Evet, okullarda mescit istemeyenleri anlamalı. Peki, ya okullarda; öğretmenler, çalışanlar, öğrenciler namaz kılmak isterlerse, onların inanma ve iman etme hakları ne olacak?
•
Okullarda mescide karşı durmanın altında yatan esas niyet, camiye ve dinimize dair hazımsızlıklarının gün yüzüne çıkması değil midir?
Hâlbuki ülkemizde böylelerinden hangisinin bir kuşak veya iki kuşak geçmişine gidilse, dine ve camiye sahip çıkan veya muhabbet besleyen kimseler olduğu görülebilir.
Oysa ülkemizde bulunan; Hıristiyan, Katolik, Musevi veya diğer inançlara mensup aileler, Müslüman bir ülkede yaşadıklarını bildikleri için İslam’a saygı duymaktadırlar.
Anlaşılan o ki, bu haller; dinden rahatsızlığın çeşitli tezahürleri olsa gerek. İslam’a karşı tavır sergileyenler, ya din adamlarına sataşmakta ya ezana karışmakta ya camilerle ilgili ahkâm kesmekte veya Diyanet İşleri Başkanlığı ile uğraşmaktalar.
•
Ezcümle:
Okullarda mescid hazımsızlığı sıradan bir iş değil. İçeriden veya dışarıdan birtakım yönlendirme ve yönetimlerle organize ihtimalini göz önünde bulundurmak lazım.
Bu mesele, medyanın bir kısmı ile sosyal medyadaki çöplük eşeleyicileri tarafından gündemde tutularak, kargaşa ve kaosa çıkarmak isteyen şer gruplara ihale edilmiş olabilir.
Ne millet ne de devlet olarak hamdolsun bu oyunlara gelmeyiz, gelmemeliyiz.







