--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP zihniyetinin basın sansürü

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
8

CHP zihniyetinin basın sansürü

HÜSEYİN ÖZTÜRK

CHP diktatörlüğü genetiktir değişmez. Ellerine imkân geçse bugün de aynı şeyleri yapacaklarından asla şüphe edilmemelidir.

1939 ila 1950 arasında sadece basın değil, CHP’den yana olmayan her ses susturulmuş ve asla muhalefete izin verilmemiştir. O dönemde çıkan “Takrir-i Sükûn Kanunundan” sonra basın hürriyeti tamamen ortadan kaldırılmıştır.

Gazeteler ve yazarlar, yalnız tenkit değil, araştırma, soruşturma hürriyetinden mahrum edilmişlerdir. Şimdiki özgürlüğün kıymetini bilmeyenler o günlere bakmalıdırlar.

Olur olmaz sebeplerle, bazen de gerekçe gösterme zahmetine dahi katlanılmaksızın gazeteler kapatılmıştır. 1881 sayılı kanunla gazete kapatılmasının, 1950’ye kadar yürürlükte kalan 50’nci maddesi şöyledir:

“Memleketin umumi siyasetine dokunacak neşriyattan dolayı İcra Vekilleri Heyeti kararıyla gazete ve mecmualar muvakkaten tatil olunabilir. Bu suretle kapatılan gazete ve mecmuanın neşrine devam edenler hakkında 18’nci madde hükmü tatbik olunur.

Bu suretle kapatılan bir gazetenin mesulleri, tatil müddetince başka bir isim ile gazete çıkaramazlar”. Temellerin Duruşması 1 Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları.

Bir kısım yasaklarla ilgili bazı baskıları yine aynı kitaptan aktaralım:

Sadece “Geldi”, “Gitti”:

Türkiye’ye gelmiş olan İngiliz askeri heyetiyle mülakat yapılmaması, tafsilatlı yazı yazılmaması, fotoğraflarının basılmaması. Dâhiliye Vekâletinden bildirilmiştir. Sadece “geldi” “gitti” diye yazılabilir. 14 Mayıs 1939

Karabekir’e Sansür: “Kazım Karabekir’in beyanları nazarıitibara alınmayacaktır. Ve bunlardan bahsedilmeyecektir”.

Kalem Münakaşası:

“Cumhuriyet’te Nadir Nadi’nin makaleleri neticesinde açılan kalem münakaşası nihayet bulacaktır”. 8 Ağustos 1940

Dinlere Dair:

“Gazetelerin son günlerdeki neşriyatı arasında dinlerden bahis bazı yazı ve mütalaa, ima ve temennilere rastlanmaktadır.

Bunlardan sonra dinler mevzuu üzerinde gerek tarihi, gerek temsili ve gerek mütalaa kabilinden olan her türlü makale, bend, fıkra ve tefrikaların neşrinden tevakki edilmesi (sakınılması) ve başlamış bu kabil tefrikaların en çok on gün zarfında nihayetlendirilmesi ehemmiyetle rica olunur”. Matbuat Umum Müdürü namına İzzettin Tuğrul Nişbay

İnönü’nün Gezisi:

(Reisicumhur İsmet İnönü, Ankara civarında küçük bir seyahat yapmak üzere Ankara’dan hareket etmiştir) Gazeteler bunun haricinde hiçbir şey yazmayacaklardır”.

Oniki Adalar Hakkında Talimat: Ankara 6/1/1941

“Son zamanlarda gazetelerde Oniki Ada hakkında taleplerimiz olduğu zehabını verecek bazı neşriyat yapıldığı görülmektedir.

Bundan böyle bu hususta kat’iyyen yazı yazılmamasının, Türkçe siyasi gazetelerin mes’ul şahıslarına ehemmiyetle tebliğini rica ederim”. Matbuat Umum Müdürü.

Kabine Toplantıları ve Resmi Kabuller: Talimat, Ankara: 23/8/1941

“İcra Vekilleri Heyeti ile Koordinasyon Heyeti toplantıları ve Başvekilin resmi mahiyetteki kabulleri hakkındaki haberlerin bundan böyle Matbuat Umum Müdürlüğü veya Anadolu Ajansı’ndan verilmedikçe gazetelere derç edilmemesinin, gazetelerin mes’ul şahsiyetlerine tebliğini rica ederim”. Matbuat Umum Müdürü.

Şikâyet Kılıklı Neşriyat:

“Ekmekten, odundan ve kömürden, etten, şikâyet kılıklı neşriyat yapılmayacaktır”.

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ahmet

16 Nisan 2025 14:03

Akp bu ülkenin başına gelmiş en büyük kötülüktür

mehmet

16 Nisan 2025 10:36

Bu ülkede chp varken düşman aramaya gerek yok.

Tarih Yalan Söylemez

16 Nisan 2025 10:04

Hüseyin Bey, 1939 öncesine gidemiyorsunuz bellli ki.Fakat tarih kronolojisi ve tarihin kendisi yalan söylemez.Takrir-i Sûkun kanunu 1925 yılında uygulanmaya başladı. SDF ve TCF gibi partiler baskılarla kapatıldı. Şark Islahat planı 1925 yılında uygulandı. Kazım Karabekir'in kitabı 1930 yılında yasaklandı, ta ki 1960 yılında yayınlana bildi.

SONUNDA

16 Nisan 2025 09:27

Bu saydığınız rezilliklere son vermek için 1950 yılında Millet, DP'yi iktidara getirdi. Çok çalışkan ve çok sevilen bir Başbakan'ın varlığı Milletin yüreğine su serpiyordu. Bir kaç yılda Ülkenin yükseldiğini gören 'ehli malumlar' her zamanki yalan, dolan, ve acayip iftiralarıyla, kışkırtmalarıyla 1960 darbesini ABD'nin de yardımıyla kuklalarına yaptırdılar.

Caner

16 Nisan 2025 08:55

1940 lara gitmeye ne gerek var savas dönemi vardi simdi ise? sira 160 basin özgürlügünde. cok mu güzel duruyor? buna elestiri yok dimi

Agam bizimle kafa buluyoo

16 Nisan 2025 08:33

ne diyon sen 

Okur

16 Nisan 2025 06:57

1950 .1960 dönemini de yazmak gerekmezmi. Alo fatih ne olacak.

:::::::::

16 Nisan 2025 11:21

1950-60 yılları yukarıdaki bir yorumda yazılmış.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle