Bir umran ve pınar insanı göçtü
Bu fani âlemden bir “umran” ve “pınar” insan Cevat Özkaya göçtü. Rabbim rahmetiyle kuşatsın İnşaallah.
“Umran” kelimesinin muhtevası içinde yer alan hayatını; insanın inşasına, maddi manevi gelişmesine, imar ve ihyasına hediye eden Cevat Özkaya, bu hususlarda bir pınar gibi akardı.
Yayıncılık tarihimizin duayenlerinden olan dostumuzun çıkardığı köklü dergilerden birisinin adı “Umran” idi. İlim ve hikmet dünyamıza büyük hizmetler yaptı.
Tarihimize, medeniyetimize ve dini-milli değerlerimize dair, geçmişten geleceğe ışık tutan kitapların yayınlandığı yayınevinin adı da “Pınar” idi!
Bizim okuyucuların ve kitapseverlerin pek çoğu, Cevat Özkaya merhumu tanır, bilir ama bilmeyenler için bu ayrıntıları derç etmekte fayda vardır diye izaha çalıştım.
Cevat Özkaya’nın önemli özelliklerinden birisi de “insan ve adalet” kavramları üzerine hayatı boyunca yaptığı mücadeledir.
*
“İnsana dost olan herkes, insan haklarına da dost olmalı” diyerek; hangi dil, din, ırktan olursa olsun, insan haklarının savunucusuydu.
Bu ilkesini, inandığı değer yargılarından alırdı. Kul hakkını esas sayar ve kimsenin inancının sorgulanarak bir haksızlığa uğramasına müsaade etmezdi.
Kendisiyle 35 yılı aşkındır dostluğumuz vardı. Bizim gazetenin yayın hayatına başladığı günden beri gazetemize olan desteğini hep sürdürdü.
Hastalandığını ve yoğun bakıma alındığını öğrendiğimde şaşırmıştım. Bir süre önce görüştüğümüzde, asla kaybetmediği dostane duruşunda, konuşmasında, en çapraşık meselelere bile “Umran” merkezli çözümler bulmasında bir hastalık emaresi yoktu.
Yine bizim gazetenin yazarlarından Abdullah Yıldız, Cevat Özkaya’nın eniştesi olur. Hastalanınca Abdullah Yıldız’dan sık sık bilgi alıyorduk ve dünyaya veda edeceğine ihtimal vermeyerek, iyileşeceğini ve aramıza döneceğini umuyorduk.
Hastanede yoğun bakımda olduğu günlerde bile okumak için kitap getirttiğini, ziyaret sebebiyle hastane görevlilerini zorda bırakmama adına mümkün mertebe az sayıda ziyaretçinin gelmesini sıkça hatırlatınca, umudumuz daha da artmıştı.
Bir umut deviydi. Kendisinin de katıldığı bazı geniş kapsamlı toplantılarda doğal olarak tansiyonlar yükselir ve sesler, sözler birbirine karışınca devreye girer sükûneti sağlardı.
*
İnsan, çok yakından tanıdığı birinin vefat haberini alınca bir boşluğa düşüyor. Geniş bir kuyuda, yapayalnız kalmış ve hiç çıkma imkânı yokmuş gibi garip bir duyguya kapılıyor.
Ebedi yurduna göç ettiği haberini aldığımda Kayseri’deydim. Cenaze namazına yetişemedim ama zatının bende hakkı vardır. Benim onun üzerinde yoktur. Varsa helal olsun.
Gerçi birbirimizden her ayrılışımızda haklarımızı helal ederdik. İnşallah Hak katında kabul edilir.
Ezcümle:
Merhum dostumuzun vefatından önce bir başka dostun da ahirete irtihal haberini almıştık. Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin de Cevat Özkaya ile aynı mizaçta bir insandı.
Rabbim her ikisinin de mekânını Cennet eylesin. Ruhları için el-Fatiha.







