--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyasetin tek limanı ahlaktır (1)

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

Başlık, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın (07.10.2026) tarihli grup toplantısında yaptığı konuşmadan.

Bu ifadeler; temiz siyasetin “birinci yasa maddesi” anlamını taşımalıdır. Tabii her partiyi ilgilendirmeyebilir.

Tarihe altın harflerle yazılacak bir hakikattir ve Ak Parti’nin, “milletin partisi” olduğuna dair belge olarak gündemde tutulmalıdır.

Maddi imkânım olsa; bu sözü, bayan siyasetçiler için kolye, bay siyasetçiler için de bileklik yaptırarak, görünür şekilde taşımalarını isterim.

Evet, Türkiye’nin yüz elli yıldır özlediği bir gerçeği, Cumhurbaşkanımız tarihe not düşmüştür. Bu not, siyasetçinin ve bürokratların sürekli teftiş edilmesi gerçeğini ortaya koymaktadır. Ne demişti Cumhurbaşkanımız hatırlayalım:

“Şunu herkes bilsin ki, milletin hakkına girenler, haksız kazanç sağlayanlar, tamahkârlık ve sahtekârlık yapanlar, bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra’da Yaradan’a verecektir”.

*


İnsan ve Müslüman olan bir kimse, bu ifadeler karşısında erir ve attığı her adımda, kursağına giren her lokma ve cüzdanına giren her kuruşa dikkat eder.

Siyaseti; milletten yanaymış, devletten yanaymış ve hatta Reis’in sözünü söz, gözünüz göz bilip, saygı ve sadakatte kusur işlememeye özen gösterir gibi rol yapanların ve bundan sonra da yapacakların umutları varsa, sanırım tükenmiştir.

Cumhurbaşkanımızla devam edelim:

“Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken, çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi, en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? Siyasetin tek limanı ahlaktır dedik. Ve inancı, sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik.

Partimizin ve hareketimizin merkezine, siyaset anlayışımızın temeline yerleştirdik. Bu hareket ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir. Bizim siyasetimiz; inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir”.

*

Geçenlerde de dile getirmiştim. “Siyaset, sabundan yapılmış surlarda yürümektir” diye. Ülkemizde 150 yıldır yani İttihat ve Terakkiden bu tarafa siyasetin temeli kaygan zeminden kurtulamamıştır.

Bu zeminde nice partiler, nice siyasetçiler kaybolmuşlardır. Yüz elli yılda ilk defa zemini sağlamlaştıran bir lider çıktı. Ona bile bulaştılar. Şükür ki Reis bu tiplere karşı şerbetlidir ve asla affetmeyecektir.


Hak edilmemiş kimlikler, hüviyetler, makamlar, mevkiler, yetkiler; kifayetsiz kimselerin başını döndürür ve iç âleminde beslediği kibir deryası taşar.

Kibrin bütün duygulara hâkim olduğu kişilerin bilumum değer yargıları, fıtratının üzerini kapattığı için her daim her yerde, kendisini sürekli vazgeçilmez zanneder.

Böylelerine Cumhurbaşkanımızın şu ifadeleri yetse gerek:

-“Çok sınavla karşılaştık, çok teste tabi tutulduk ama Allah’a hamdolsun bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık”.

*

Ezcümle:

Cumhurbaşkanımız Erdoğan bunları söylerken kimleri kastetmiştir? “Şunları” diyemem ama “Görünen köyün ırağı olmaz oğul” derdi Satı Nenem.

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle