Siyasetin tek limanı ahlaktır (2)
“Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur. Bizim Hazreti Allah’a bir can borcumuz var. Allah’ın izniyle hiçbir faniye borcumuz yok”. Cumhurbaşkanı Erdoğan. (07.10.2026) Grup konuşmasından:
İstanbul’da yahut Anadolu’da görüp konuştuğum insanların yüzde doksan beşi, ülkemizin selameti için dua eden, çalışan, çabalayan, vatanlarına, bayraklarına, devletine sahip çıkan ve çıkılması için maddi-manevi destek veren temiz insanlardan oluşmaktadır.
Bu insanların umudu, Cumhurbaşkanımız Erdoğan’dır. Ne tür sebeplerle veya kim ya da kimler olursa olsun; devletin umudu, milletin umudu böyle bir insana yapılan her türlü yanlış, hukuku bilmem ama kamu vicdanında asla aklanmayacaktır.
Siyasetin temelinin ahlak olduğu gerçeğine dair erenler buyururlar ki:
-“Akıl insana ahlaklı olmayı telkin eder. Kalp insanın ahlaklı olmasını ister. Ahlak insanın kendisini bilmesidir”.
İç siyaset, dış siyaset, ekonomi, geçim gailesi, refah seviyesi, üretim, tüketim, kalkınma derken, ahlaki yoksulluk sebebiyle dünya sersem tavuğa dönmüş vaziyette.
Dünya toplumları, esas insanlık meseleleri üzerinde durmak, düşünmek, fikir üretmek ve onu uygulamaya koyma iradesinde bocalamaktadır.
Günümüz insanı, her türlü ahlaksızlığı evin içine getiren dizilere, programlara, internete, sosyal medyaya karşı, ciddi bir ahlak aşınmasında, değer kaybı yaşamakta ama elini de sıcak sudan soğuk suya sokmamak için nemelazımcı bir halde direnip durmaktadır.
•
Siyasi tarihin yakın devrine şöyle bir göz atarsak, bir başka gerçeği görür ve idrak edebiliriz. Yüzyılı aşkındır ahlaktan kaçan bir siyaset izlendi ülkemizde.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın; “Siyasetin Tek Temeli Ahlaktır” söyleminin geçmişi bugüne bağlı değil. Geçmişten günümüze kadar her devri kapsamaktadır esasında.
Geçmiş iktidarların çoğu, hangileri olduğu malumdur, isim yazıp da muhatap almanın gereği yok.
Evet, malum olanlar, Ahlak kavramını, dinle ilişkili gördükleri için ahlakiliği laikliğe aykırı buldular ve halen bulmaktalar.
Temel meselesi “insan” olan hiçbir toplumun ahlakı ıskalaması, ahlaktan kaçması ve hatta ahlak karşıtı tutumlar benimsemesi düşünülemez. Ülkemizdeki sapkınlıkların sebebi bu kaçıştır.
Bu kaçışı destekleyen yine içten ve dıştan fonlanan medyada ve sosyal medyada konuşlanan ahlaksızlar; devlet millet bütünlüğümüze karşı bazı siyasi partileri de yanlarına çekerek; gayri ahlakiliği yaşam tarzı olarak sürekli benimsetmektedirler.
Ahlaklı insana sahip çıkmayan, ahlaksızlığı ise cezalandırmayan sistemler, bütün doğru ve yanlışları allak bullak ederler. Türkiye bu yüzden çok çekti ve çekiyor.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın dediği gibi, siyasetin ve onun gereği olan yönetim tarzının pusulası daima ahlak, hukuk ve vicdan olmalıdır.
•
Ezcümle erenlerden gelsin.
“Arsıza, hırsıza yüz verme tepene çıkar. Edepsize susma, kalbini yorar. Cahile vefalı olma bir pula satar. Yol yordam bilmeyenle yola çıkma, istikametin şaşar”.







