Cumhuriyetin Dersim hafızası ve Dersim ile yüzleşen Atatürk
Terörsüz Türkiye sürecinde alınacak olan kararlar ve ortaya konulması düşünülen stratejilerde Cumhuriyet dönemi politikalarına da bakmak gerekir. Geçmişte yaşananlar bugün için bir fikir verecektir.
Osmanlı’dan Cumhuriyete Dersim:
Dersim, Osmanlı’nın son dönemlerinden beri; etrafı büyük şatolar ile çevrilmiş, ağaların,beylerin yani feodal yapının hükümran olduğu bir coğrafyanın adı olarak literatüre geçmiştir.. Bu coğrafya halk türkülerine de konu olmuştur: “Dersim dört dağ içinde/Gülüm var dağ içinde/Dersim'i hak saklasın/Bir yarim var içinde” Dersim’deki feodal yapı; başına buyruk, yasalara uymayan kurallara baş kaldıran bir durum içindeydi. Özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinde Dersim bu yönüyle ön plana çıkmıştır.
Cumhuriyet ve Dersim:
Dersim, arşivi Cumhuriyet hükümetlerinin hafızasında her daim yer etmiştir. Memleketin bir kutsal parçası olan Dersim’e ve Dersim halkına bayındırlık, eğitim imkanlarının getirilmesi için Cumhuriyet kadrosu çaba göstermiştir.
Atatürk’ün Dersim Politikası:
Atatürk 1.11.1935’teki Meclis konuşması ile Dersim’i gündeme getirmiştir. Atatürk, Dersim bölgesi için ‘Esaslı bir ıslahat programının tatbiki’nin düşünüldüğünü ifade eder. Bölge, bu program vasıtasıyla Cumhuriyet’in imkânlarından faydalanması hususunu da dile getirmiş ve bölgede fırsat eşitliğini ön plana çıkarılmıştır.
Atatürk Dersimliler ile Yüzleşmiş ve Yapılan Hatalardan Dolayı Özür Dilemiştir:
“Atatürk 7 Kasım 1937’de Tunceli’de Singeç Köprüsü’nün açılışını yaparken, Tuncelili bir ihtiyarın övgü dolu sözleri ile karşılanır. Atatürk, ihtiyara Dersimliler (Tunceliler) hakkında şunları söyler:
‘Sana teşekkür ederim silah arkadaşım! Hatasız kul olmaz diye bir söz vardır. Birkaç kişinin hata yapması ile bu hataya uzaktan yakından ortak olmamışları bir tutamayız. Sizler bizim kanımızdansınız, bizim insanlarımızsınız, bu toprakların insanısınız... Geçmişteki ufak tefek hataları, küçük ve manasız davranışları unutmağa mecburuz. Kin gütmemek, kardeşliğimizi sürdürmeye mecburuz. Ben Dersimlilerin ve bu yöre halkının nasıl temiz, nasıl asil duygulu, nasıl vatanperver olduklarını yakınen bilirim. Sizlerin böyle hareketlere asla katılmamış olduğunuzdan da haberim var. Biz bir milletiz, hepimiz bir milletiz. Buradan başka gidecek Türkiye yok. Bunu bilir, bunu idrak edersek bizi ne içerden ne de dışarıdan kimse yıkamaz.’
Geçmişte yaşanmış olan konulardan faydalanarak dün ile bugünü bütünleştirmek gerekir.







