--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Azerbaycan, başörtüsü ile sınanıyor(1)

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
0

Azerbaycan’da yaşanan olaylara, iki devlet, tek millet anlayışıyla nasıl bakmalıyız? Mesele sadece başörtüsü mü, yoksa arka planda çok daha derin şeyler mi oluyor?

Bize göre Azerbaycan’da yaşanan başörtüsü tartışması, din ve vicdan özgürlüğü, laiklik, eğitim hakkı ve Türkiye-Azerbaycan ilişkileri açısından da önemli bir sınavdır. Bu meseleye sağduyuyla yaklaşmak, kardeşlik hukukunu korumak ve hak ihlali iddialarını görmezden gelmemek gerekiyor. Aksi takdirde hem kardeşlik hukukumuz zedelenir, hem de iki devlet tek millet anlayışı zarar görür.

1. Azerbaycan’da tam olarak ne oluyor?

Azerbaycan’da tartışma, devlet okullarında öğrenci ve öğretmenlerin kıyafetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin ardından başladı. Kabul edelim ki; ortada tek tip bir kalıp dayatması var

21 Eylül 2026’da öğrencilerin, 6 Ekim’de ise öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik kurallar kabul edildi. Düzenlemelerde okul üniformasının bütünlüğünü bozan ve laik eğitim ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirilen kıyafetlere ilişkin hükümler yer aldı. Ancak kararlarda doğrudan başörtüsü yasağı ifadesi bulunmuyor. tıpkı Türkiye’nin 28 Şubat ve öncesinde yaşadığı durumla karşı karşıya Azerbaycan.

Buna rağmen bazı okullarda başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin içeri alınmadığı bildirildi. Uygulamaya tepki gösteren öğrenciler ve vatandaşlar protestolar düzenledi. Azerbaycan İçişleri Bakanlığı da 12 Ekim’deki olayların ardından 37 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Gözaltıların gerekçesine ilişkin yetkililerin açıklamalarıyla protestocuların değerlendirmeleri birbirinden farklılaşıyor. 

Burada önemli bir ayrım var: Düzenlemenin metninde başörtüsünün açıkça yasaklanmaması, uygulamada başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmediği anlamına gelmez. Öte yandan, yaşananları değerlendirirken her okulda ve her öğrenciye aynı uygulamanın yapıldığını da varsaymamak gerekir.

Azerbaycan’ın anayasası ülkeyi laik bir devlet olarak tanımlarken din ve vicdan özgürlüğünü de güvence altına alıyor. Tartışmanın temelinde, bu iki ilkenin eğitim ortamında nasıl uygulanacağı sorusu bulunuyor. 

2. Mesele neden Türkiye ile Azerbaycan arasında gerilime dönüştü? İşte burası bizim için önemli

Tartışmanın bir başka boyutu da iki ülkenin birbirine yaklaşımıdır.

Türkiye’den bazı siyasetçiler, başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesine tepki gösterdi. Azerbaycan’daki iktidar partisi Yeni Azerbaycan Partisi ise bu açıklamaları ülkenin iç işlerine müdahale olarak değerlendirdi. Böylece konu, okul kıyafetlerinin ötesine geçerek egemenlik, laiklik ve diplomatik ilişkiler tartışmasına dönüştü.

Burada iki hassasiyeti birbirine karşıt görmek zorunda değiliz:

Azerbaycan’ın egemenliği: Azerbaycan kendi yasalarını ve eğitim politikalarını belirleme hakkına sahiptir. Türkiye’nin bu ülkeye yaklaşımı, bağımsızlığına ve kendi kararlarını alma hakkına saygı temelinde olmalıdır.

İnanç ve eğitim özgürlüğü: Bir devletin egemen olması, uygulamalarının eleştirilemeyeceği anlamına gelmez. Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı engelleniyorsa bu durum hukuki ve insani açıdan sorgulanmalıdır. 

Bir ülkenin egemenliğine saygı göstermek başka, o ülkede yaşandığı bildirilen hak ihlallerine sessiz kalmak başkadır.

Aynı şekilde, hak ve özgürlükleri savunmak da başka bir ülkenin halkına veya yönetimine tepeden bakmak anlamına gelmemelidir.

Sağduyulu yaklaşım, Azerbaycan’ı hedef almak değil, sorunu kardeşlik hukukuna uygun biçimde çözmeye katkıda bulunmaktır.

3. Laiklik ile başörtüsü neden karşı karşıya getiriliyor?

Bu tartışmada temel sorun, laikliğin nasıl yorumlandığıdır.

Laiklik, devletin din karşısındaki konumunu ve kamu kurumlarının işleyişini düzenleyen bir ilkedir. Ancak laikliğin uygulanması, bireylerin din ve vicdan özgürlüğünün nasıl korunacağı sorusunu da beraberinde getirir.

Azerbaycan yönetiminin savunduğu yaklaşım, okullarda ortak kıyafet kurallarının ve laik eğitim anlayışının korunmasıdır. Buna karşılık uygulamaya itiraz edenler, başörtüsünün okul üniformasıyla birlikte kullanılmasının eğitim hakkını ortadan kaldıran bir gerekçe yapılamayacağını savunuyor. 

Bir öğrencinin başını örtmesi, onun eğitim almasına engel midir? Değil elbet 

Başörtüsü takmayan bir öğrenci nasıl eğitim hakkına sahipse başörtüsü takan bir öğrencinin de aynı haktan yararlanması gerekir. Elbette okullarda ortak kıyafet kuralları bulunabilir. Ancak bu kuralların uygulanması sırasında öğrencilerin eğitim hakkı ve inanç özgürlüğü de gözetilmelidir.

Laiklik, inançlı insanları eğitimden uzaklaştırmanın gerekçesi hâline getirilmemelidir. Aynı zamanda din ve inanç da başkalarının haklarını ihlal etmenin gerekçesi yapılmamalıdır.

Bu denge, yalnızca Azerbaycan için değil, bütün demokratik toplumlar için önemlidir.

• DEVAM EDECEK

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle