--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ahlat Halads Şaliat Kelath Hılât

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
9

Ahlat Halads Şaliat Kelath Hılât

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Dün de hatırlatmaya çalıştığımız gibi Ahlat, İ’la-yi Kelimetullahın” bin yıllık başkentidir. Elbet bu tarihten önce de Ahlat vardır. O kısma dair bilgileri paylaşalım.

Selçuklu tarihi üstadı Prof. Dr. Osman Turan’ın tespitlerine göre Ahlat, Urartulardan Osmanlılara kadar çeşitli devlet ve hanedanların yönetiminde kalmıştır.

Urartular Halads, Ermeniler Şaliat, Süryânîler Kelath, Araplar Hılât, İran ve Selçuklular ise Ahlat ismini vermişlerdir.

Hz. Ömer (r.a.) devrinden 1071 yılına kadar Ahlat defalarca çeşitli fetihlere maruz kaldığı için geniş bir tarihe sahiptir. Meraklılara İslam Ansiklopedisini tavsiye edelim.

Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucularından Horasan Valisi Çağrı Bey’in oğlu Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey, Anadolu’ya geldiğinde Ahlat dışında kalan; Van, Erciş, Malazgirt, Bargiri (Muradiye) gibi bölgedeki şehirlerin hepsi, Bizans İmparatorluğu’nun elindedir.

Tuğrul Bey 1054 yılında Ahlat üzerinden hareket ederek kuşattığı Malazgirt’i alamaz ve yeğeni Alparslan’a nasip olur.

Ahlat artık İslam’ın Anadolu’ya giriş kapısıdır. Kelime-i Tevhid Bayrağının Batıya doğru dikilerek yürüyüşünün başlangıcıdır.

Fetihten sonra şehrin yönetimi Selçuklu Beylerinden Ahlatşahlar’a verilir. XII. yüzyılın başlarından itibaren Ahlatşahlar hanedanının başşehri olan Ahlat, İslam âleminin en büyük şehirlerinden biri haline gelir ve tarihinin en parlak devrini yaşar.

Ahlat 1071 yılı itibariyle büyük bir ticaret ve ilim şehri olur. Öyle ki, Karadeniz’de Ahlatlıların ticaret gemilerinin olduğu bilinmektedir.

Tarihin her döneminde olduğu gibi siyasi istikrar sebebiyle ticaretle birlikte ilim ve bilim de gelişir ve birbirinden ayrılmayan ikilidir. Artık Ahlat bir ticaret ve ilim şehridir.

Mesela Anadolu’da görülen fütüvvet hareketinin ilk merkezi de Ahlat’tır. Yani Ahilik teşkilatının temellerinin atıldığı yerdir.

Ayrıca yine ilk Selçuklu ve Osmanlı mimari eserlerin ustalarının da Ahlat’tan olduğuna dair kayıtlar mevcuttur. XII ve XIII. yüzyılda yaşamış âlimlere bu coğrafyada rastlanılmaktadır.

Bütün bu hakikatlere rağmen, şehir ve tarih denildiğinde; “Ahlat kadar işgal görmüş, fetih görmüş, istila edilmiş başka şehir var mıdır” diye sorulsa, “Ahlat kadar değil” denilebilir.

Mevzuumuz Ahlat hakkında kısa bir bilgi vermekten ibaret olduğu için tarihi geçmişi üzerinde durmayacağız, daha doğrusu durmaya yüreğim el vermiyor.

Tarihindeki tüm kargaşa ve kaosa rağmen bir insan ve medeniyet devleti kuran Selçuklu ve Osmanlılar şehri sahiplenmişlerdir.

Çünkü Kanuni Sultan Süleyman’ın tahta çıkışına kadar başta Moğollar ve yine beylikler olmak üzere öyle işgaller ve savaşlar görmüş ki, başta Selçuklu mezarları olmak üzere tarihi eserler ancak Osmanlı Devletinin hitamına kadar korunabilmiştir.

Bugün gezilen ve görülen tarihi mekânların bakımı, onarımı ve muhafazası ise yüz yıl sonra Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın 23 yıllık meşakkatli yolculuk ve iktidarıyla ihya edilmiş ve edilmektedir.

Yarına devam.

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Okur

22 Nisan 2025 22:41

Hüseyin onun için mi Ahlat'a saray yapıldı.

Kanber

22 Nisan 2025 20:03

Allah'a hamd, Resulullah salat ve selam, Müslüman ecdadımıza da rahmetler olsun. Bizlere de Allah'a kul, Resulüne Ümmet, ecdadımıza da yakışır nesiller olmayı nasip eylesin Allah'ım.

Hikmet Yılmaz

22 Nisan 2025 18:54

Bu tiplere köşe verilmemesini gerekir. Zat-ı muhterem köşesinde cemaziyelevvelini (Kızılay'mızın,Darülşafa,YEŞİLAY vs vs gibi yerli kuruluşlarımız dururken) Deniz Feneri Derneğine yardım edin demişti. Yazıklar olsun.

Nahit sazoglu

22 Nisan 2025 13:10

Gizli dünya devleti BM NATO IMf dünya Bankası UNESCO İsrail'e çalışmaktadır rockfeller Rothschildler Yahudilerin lobisi siyonizmdir kökleri dışarda olan zararlı yapilar lions rotary kulüpleri mason locaları acilen İçişleri bakanlığı tarafından kapatilmali siyon protokolleri devam ediyor ülkemizde ekonomik gelişmeler ancak demiryollarıyla olacaktır petrol şirketleri otomotiv şirketleri otobüs şirketleri lastik şirketleri cumhuriyet kurulduğundan bugüne kadar demiryollarini engellemişlerdir her ilimize hızli tren yapmaliyiz raylı sistemler geliştirmeliyiz yük ve yolcu taşımacılığında acilen demiryollarına geçmeliyiz demiryolları toptan tüfekten daha mühim bir emniyet silahıdır

iyildiz

22 Nisan 2025 10:17

Horasan Valisi Çağrı Bey’in "oğlu" Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey???????????????? Horasan Valisi Çağrı Bey’in oğlu değil, kardeşi Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey.

pes..

22 Nisan 2025 10:01

Son cümleyi Reis'e neden/nasıl bagladın 

ESSENEVİ

22 Nisan 2025 08:12

Selamun aleyküm hayırlı günler Hüseyin hocam, "Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucularından Horasan Valisi Çağrı Bey’in oğlu Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey" demişsiniz yazınızda oysa çağrı ve Tuğrul beyler kardeş değiller mi?...

Cemalettin Demircan

22 Nisan 2025 06:30

Tuğrul bey, Çağrı beyin kardeşidir. Oğlu değildir.

Şeref

22 Nisan 2025 04:13

Son anda "reis" e selam çakmayı unutmamışsınız Sayın yazar...!!!

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle