--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Galaksinin ortasında ne var?

Halil Kışlacık
Halil Kışlacık

Yine önce haberi verelim...

“Samanyolu’nun merkezinde on bin kara deliğin olabileceği bildirildi. 

Sonuçları Nature dergisinde yayımlanan araştırmanın, galaksilerin merkezlerindeki kara deliklerin küçükleriyle çevrili olduğu yönünde uzun yıllara dayanan teoriyi destekler nitelikte olduğu belirtildi. 

Columbia Üniversitesinden Charles Hailey ve meslektaşları, Chandra X-ışını Gözlemevinin veri arşivini kullanarak, Samanyolu’nun merkezindeki süper kütleli kara delik Sagittarius A*’nın, dev yıldızların doğumu için mükemmel bir zemin oluşturan gaz ve tozla çevrili olduğunu tespit etti. 

Üç ışık yılı mesafede, yıldızın görünmeyen bir refakatçinin yörüngesinde olduğu, düşük kütleli ve pasif bir düzine “ikili sistem” keşfeden uzmanlar, bu bölgede 300 ila 500 kara delik-düşük kütleli ikili sistemin ve tek başına 10 bin kara deliğin bulunması gerektiği değerlendirmesini yaptı.”

Kara delikler garip oluşumlar... Hatta bilinen evrendeki en garip oluşumlar diyebiliriz...

O kadar garipler ki, bildiğimiz fizik kanunları onların yakınında en ekstrem hallerine ulaşıyor... 

Yaklaştıkça ortam garipleşiyor, öyle bir nokta var ki, artık ışık bile kaçamıyor o noktadan daha yakınsa, bu sınıra “olay ufku” deniliyor.

En küçük kara delik, bizim yıldızımız Güneş’in en az on katı kütleye sahip olmak durumunda... Bu durumda bile, bu kara deliğin çapı sadece 25 kilometre olacaktır... Ne kadar basınç altında olduğunu buradan hesap edin...

Zaman bile farklı akıyor bu kütlelerin etrafında...

Örneğin, kara deliğin yakınlarındaki bir kişinin bir yılı, bizim için bir asra yakın olabilir...

Çekim güçleri o kadar yüksek ki, çekmeye başladığı cismin kendisine yakın tarafına uyguladığı kuvvetle uzak tarafına uyguladığı kuvvet farkı yüzünden cisim uzamaya başlıyor, bu durumun “spaghettification” (spagettileşme) gibi ilginç bir ismi var... Astrofizikçiler matrak adamlar vesselam...

Evrende bilinen her cismin bir görevi var. Kara deliklerin ise bilinen en önemli iki işlevi; galaksileri bir arada tutmak ve dağınık haldeki maddeyi yeni yıldızlar oluşturacak şekilde bir araya getirmek...

Kara delikler söz konusu olduğunda akla hep yıkım gelir ama bu yukarıda anlattıklarımız yıkımdan ziyade düzenle alakalı... Evet, yıkıcı cisimlerdir fakat uzayda belli yönlere sürekli madde püskürttükleri için yeni yıldızların oluşacağı gaz bulutlarını meydana getirenler de bu kara delikler...

Kara deliklerle ilgili bir diğer garip durum, asla bir kara deliği direkt olarak göremememiz. Onları ancak etraflarındaki cisimlere ve ışığa etkileri sayesinde farkedebiliyoruz...

Kara deliklerle ilgili bildiklerimizde, geçtiğimiz ay hayatını kaybeden Stephen Hawking’in çalışmalarının önemli payı vardı...

“Hawking radyasyonu” sayesinde, kara deliklerin bile belirli bir zamanda kütle kaybedeceğini ortaya koyan bir teori geliştirmişti...

Albert Einstein, matematiksel olarak kara deliklerin var olabileceğini ortaya koymuş ancak “Evrenin asla böyle yıkıcı cisimlerin varlığına izin vermeyeceğine inandığını” söylemişti...

Son olarak şunu söyleyelim; kara delikler evrende kafalarına göre gezip “Şunu mu yutsam” diyen cisimler değil... Kara deliklerden milyarlarca barındıran galaksiler bile belli bir düzene tabi iken, onların serbest dolaşan katiller olduğunu düşünmek yanlış olur... Onlar da Newton’un keşfettiği yasalara tabiler; kütleyi çektikleri kadar kütle tarafından da çekiliyorlar ve belirli yörüngeleri, konumları var...

Rabb’imizin yarattığı her şeyde bir hikmet var...

 

Halil Kışlacık Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle