E-Seçim ne zaman?
Eski nüfus sayım günlerini hatırlarsınız... Sokağa çıkma yasağı ilan edilir, bütün gün evde sayım görevlileri beklenir, bütün ülkenin bir günü ölürdü.
İşin kötü yanı, çekilen eziyete değmez, çıkan sonuçlar kesin olmazdı. Evinde olmayan olur, kimlik çıkarmamış yeni doğanlar kaydedilemez, çıkan sonuçlar da 5 yıl sonraki yeni nüfus sayımına kadar, değişir ha değişir ama, resmiyette aynı kalırdı.
2000’lerin başında, önce kimlik numaraları dağıtıldı. Daha sonra, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne geçildi. Bu iki yenilik sayesinde, hem güncel nüfus bilgilerine istendiği takdirde anlık olarak ulaşılabiliyor, hem de bu işlemler için vatandaşın vakti harcanmıyor.
Nüfus sayımından kurtulduğumuz gibi, her seçimde yaşadığımız şu “sandık, pusula, mühür” oyalamacasından, kaybedenlerin ortaya attığı “Oylar çalındı, başkasının yerine oy kullanıldı” iddialarından da kurtulamaz mıyız?
Elektronik oylama sistemi, dünyanın bir çok ülkesinde başarılı şekilde uygulanıyor. Amerika Birleşik Devletleri, bu konuda dikkat çeken bir ülke. Türkiye’nin 4 katı nüfusa ve 12 katı yüzölçüme sahip Amerika’da seçimler, bizdeki gibi yine bir günde tamamlanıyor, sonuçlar aynı gün büyük ölçüde açıklanıyor... Sıra beklemek yok, “Hangi sandıkta oy kullanacağım” sorusu yok, çarşaf gibi pusulada partiyi aramak yok, mührü taşırmama derdi yok... Anlayacağınız, seçmenin işini oldukça kolaylaştıran bir sistem. Ayrıca, oyları merkeze taşıma, sayma derdini ortadan kaldırarak kurumların işlerini de oldukça azaltıyor.
Elektronik seçimin en büyük problemi, sistemin “hack”lenmesi endişesi. Malum, Amerika’daki son seçimde, Rus hackerların sisteme müdahale ederek Donald Trump’ın oylarını yükselttiği iddiası ortaya atıldı. Hatta FBI, konuyla ilgili halen bir soruşturma yürütüyor.
Dışarıdan müdahale, engellenemez bir sorun değil. Sistemin kapalı, erişilemez noktaları oluşturulup bunlar fiziksel olarak taşınır hale getirilirse, çevrimiçi iletilen verilerle yapılacak karşılaştırmalar bu sorunları büyük ölçüde çözer.
Eğer bu sistem Türkiye’de hayata geçirilirse, ön önemli öğeler yeni çipli kimlikler olacak. Dağıtımına başlanan bu kimlikler, kişinin kimlik bilgilerini üzerinde yazılı olarak taşıdığı gibi, içinde bulunan çipte, kriptolu olarak da bulunduruyor.
Kurulacak sistemin olmazsa olmazlarını şimdiden yazabiliriz. Elektronik sistemde, oy kullanma istasyonları vatandaşların kimliklerini okuyacak, kişinin oy kullanma yaşında olduğunu ve bu seçimde daha önce oy kullanmadığını doğrulayacak ve bu adımlardan sonra oy verme ekranına ulaşmasını sağlayacaktır.
Oy verme işleminden sonra yapılacaklar ise, devletin nasıl bir iletim ve güvenlik sistemi kuracağıyla ilgili. Büyük ihtimalle, her istasyon merkeze çevrimiçi bağlanacak, kullanılan oyu merkezdeki veritabanına iletecektir. İkincil doğrulama olarak, daha önce bahsettiğimiz fiziksel taşıma en büyük ihtimal görünüyor. Verilen oylar her istasyonda kapalı, dışarıdan ulaşılamaz bir sisteme kriptolanıp kaydedilerek, seçimden sonra merkeze taşınır ve bu bilgiler çevrimiçi iletilen oylarla karşılaştırılır. Güvenlik endişeleri de böylece büyük ölçüde çözülmüş olur.
Bir diğer soru işareti ise, kimin hangi oyu kullandığının bilinmesine ilişkin endişeler. Sistemde bunu çözmek de gayet basit. Kişi bilgisiyle verilen oy bilgisi ayrı veritabanlarında konumlandırılır, girilen verilere tarih bilgisi eklenmez ve kimlik bilgileri sadece “Oy kullandı” veya “Oy kullanmadı” olarak işaretlenir, böylece kimin hangi oyu kullandığını çapraz sorgu ile dahi belirlemek neredeyse imkansız hale gelir.
Burada bir noktaya değinmekte fayda var. Bir elektronik datanın “kriptolanmış” olması ya da çok sıkı güvenlik altında bulunması, onun “asla çözülemeyeceği, ele geçirilemeyeceği” yahut “sisteme sızılıp değiştirilemeyeceği” anlamına gelmiyor. Yeterli teknik imkan, zaman ve motivasyon ile, kırılamayacak kripto, sızılamayacak sistem yoktur. Bu tarz durumlarda önemli olan, verinin elde edilmesi yahut değiştirilmesiyle sağlanacak faydanın, bu girişim için harcanacak kaynaklara eşit ya da daha fazla olup olmadığıdır.
Bugün söz milletin...
Referandum sonuçlarının memleketimiz için güzel günlere vesile olması temennisiyle, Allah’a emanet olun.







