--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Mansur Yavaş askerlikten kaçmayacak?

Fatin Dağıstanlı
Fatin Dağıstanlı
0

Bir gerçeklik:

“Doğada canlılar iki türlü ayakta kalır.”

“Birincisi güçlü olacaksın.”

“İkincisi de uyum sağlayacaksın!”

Bu sıralama şu gerekçelerle bozulur...

“Dinozorlar da çok güçlü canlılardı, ama değişen doğa koşullarına uyum sağlayamadıkları için yok oldular. Onun için doğada ayakta kalmanın tek yolu vardır.”

Bu da...

“Uyum sağlamaktır!”

Bu cepte...

***

Cumhurbaşkanlığı seçimine neredeyse iki yıl var.

Öncelikle şunda anlaşalım.

Zamanında da yapılsa aynı süre, erkene alınsa da aynı süre var seçime.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylığına kesin gözüyle bakılıyor.

Şayet “aday olmuyorum” derse “kardeşim” diyeceği birisini işaret edebileceğini de öngörebiliriz.

Bu “Cumhur İttifakı” tarafı.

***

Erdoğan’ı yeniden, bir kez daha Cumhurbaşkanı seçtirmek istemeyen muhalefet cephesine gelelim.

Ekrem İmamoğlu’nun aday olmasının imkanı yok. Seçime kadar hakkında kesinleşmiş yargı kararı çıkmazsa, milletvekili ya da belediye başkanı adayı olabilir. Cumhurbaşkanı adaylığı ise ancak hayal.

Geriye muhalefetin elinde “iş görme yeterliği” olan tek aday kalıyor: Mansur Yavaş.

Yavaş’ın durumu ise bilinmezliğini koruyor!

“Aday olacak mı, olmayacak mı?” suali herkes tarafından soruluyor olacak ki...

Başdanışmanı Feramuz Üstün, sokakta en çok “Yavaş aday olacak mı?” sorusuyla karşılaştığını söyledi.

AK Parti eski Gümüşhane milletvekili de olan başdanışman Feramuz Üstün, Mansur Yavaş’ın bu sorulara “Ben hizmeti vatan görevi, askerlik gibi görürüm, askerlikten kaçılmaz” dediğini aktarıyor.

Bu cümlelerin hepsini 21 Ekim 2026 tarihli Sözcü gazetesinin sürmanşetinden Veli Toprak imzalı haberden aktardım.

Bu haberin başlığı “Aday olmama ihtimali yok!” diye verilmişti gazetede.

AKİT TV’de hafta içi her sabah saat 10.30’da yaptığım Manşetlerin Dili’nde haberi gösterip, okurken, tam tersine “Aday olmama ihtimali var!” diye değerlendirdim.

Canlı yayında anlatmadıklarımı burada yazayım.

***

İlk örnek için 1993 yılına gidelim. Dönemin Başbakanı ve Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel, Özal’ın vefatı sebebiyle boşalttığı Cumhurbaşkanlığı makamına aday olmuştu.

Demirel’in yerine Genel Başkanlık koltuğuna oturacak isim aynı zamanda DYP-SHP koalisyon hükümetinin Başbakan’ı da olacaktı.

En güçlü aday, DYP’nin Haziran 1993’te yapılacak kongresinde seçilmesine kesin gözüyle bakılan Meclis Başkanı da olan Hüsamettin Cindoruk’tu.

Cindoruk, aynı zamanda Süleyman Demirel yasaklıyken DYP’nin genel başkanlığını “Emanetçi” sıfatıyla taşımış ve 12 Eylül askeri darbesinin koyduğu siyasi yasakların referandumla kalktığı 1987 yılında emaneti sahibine teslim etmiş birisi olarak DYP’nin Genel Başkanlığı’nı fazlasıyla hakediyordu.

Tüm gözler iki isme çevrilmişti:

Birincisi çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e...

İkincisi ise Hüsamettin Cindoruk’a!

Demirel, kimi işaret edecekti; Cindoruk işareti almasa da aday olabilecek miydi?

Sonuçta, Demirel, “tarafsızım” yalanının arkasına sığınarak, Cindoruk’u da herhangi birisini de kamuoyu önünde işaret etmedi.

Cindoruk da DYP grubunun neredeyse tamamı “aday ol” dediği halde ‘Er Meydanı’na çıkamadı.

O gün yayınlanan gazeteler “Cindoruk adaylığı reddetti” ya da “TBMM Başkanı, ne Yıldırım Akbulut ne de Mesut Yılmaz olmayı kabul etti”, “Cindoruk’tan kesin ret” başlıkları ile gelişmeleri duyuracaktı.

Hüsamettin Cindoruk, statükoya direnemeyince, meydan İsmet Sezgin, Köksal Toptan ve Tansu Çiller’e kalacaktı.

Dönemin egemenleri, Sezgin ve Toptan’ın başarılı olamayacağını ya da seçilemeyeceğini bildiği için Tansu Çiller’in kazanmasıyla sonuçlanacak bir düzeni inşa ettiler.

Hüsamettin Cindoruk’un önünü hem de Süleyman Demirel aracılığıyla kestiler.

 

***

Bir diğer örnek ise...

2010 yılı Mayıs ayında CHP büyük kurultaya gidiyordu. Tek aday Deniz Baykal’dı.

Deniz Baykal’la ilgili bugün bile kabul edilemez olarak nitelenen geçmişte sekreteri olan, daha sonra milletvekili yapıp Parlamento’ya taşıdığı bir kadınla yaşadığı yasak ilişkinin yatak görüntülerinin kamuoyuna yansıması sonrasında yer yerinden oynuyordu.

7 Mayıs’ta görüntüler dijital haber sitelerinde yayınlanıyor, 8 Mayıs’ta CHP Genel Sekreteri Önder Sav, MYK üyeleriyle basın toplantısı düzenliyor, Deniz Baykal’ın cinsel içerikli kaseti hakkında hiç konuşmuyordu. Şimdilerde bir kez daha Türkiye’nin gündemine gelen bir iddiayı; kamuoyuna ilk kez açıklıyordu.

Sav’ın sözleri, Mustafa Sarıgül’ün Deniz Baykal’ı bacaklarından vurdurmak için emir verdiği şeklindeydi.

Cinsel içerikli kaset görüntüsü sonrasında Deniz Baykal, 10 Mayıs itibariyle CHP Genel Başkanlığı görevini bırakıyor, “geri gelirim” düşüncesiyle istifa ediyordu. Sav’ın basın toplantısındaki sözleri de Baykal’ı cesaretlendirmişti. Bilmiyordu ki, en büyük darbeyi kısa süre sonra Önder Sav’dan yiyecekti.

Aynı gün CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, kendisinin 22 Mayıs’ta yapılacak olan parti kurultayında aday olmayacağını açıkladı!

Kılıçdaroğlu, “Deniz Bey istifa kararı almasaydı da ben bu kurultayda aday olmayacaktım” diyordu.

Bütün bunlar olurken Fetullah Gülen, Deniz Baykal’ı arıyor, “Bunun bizimle ilgisi yok. Böyle bir şey nasıl olabilir, fevkalade üzgünüm” diyordu. Daha sonraki yıllarda Deniz Baykal videosunun Fetullahçılar eliyle çekildiği ortaya çıkacaktı.

Kemal Kılıçdaroğlu “aday olmayacağım” dedikten bir gün sonra 17 Mayıs’ta “adayım” diyordu. Ve sonraki süreç hepimizin gözleri önünde gerçekleşti. Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı seçildi. Paralel egemenlerin planı başarılı bir şekilde hayata geçti.

***

Şimdi bugüne gelelim..

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın başdanışmanı Feramuz Üstün, Yavaş’ın aday olmama ihtimali yok iddiasında.

Acaba öyle mi?

Bence aday olacakmış gibi yaparak, aday olmayacak.

Nasıl ki, Kemal Kılıçdaroğlu aday olmayacakmış gibi yaparak aday olduysa!

Nasıl ki, Hüsamettin Cindoruk aday olmak isteyip de aday olamadıysa!

Sözcü gazetesindeki haberde danışman Feramuz Üstün, Mansur Yavaş’ın “Aday olacak mısınız?” sorularına nasıl cevap verdiğini şu cümleyle anlatıyordu:

“- Askerlikten kaçılmaz.”

Evet, Mansur Yavaş, askerlikten kaçmayacak ama şu şekilde:

-”Aday olmayacak!”

Fatin Dağıstanlı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle