Flash ve Halk TV’ye kayyım
Ayşenur Aslan, Tavır gazetesindeki köşesinde Halk TV’ye kayyum olarak görevlendirilen İbrahim Paşalı’yı “Kayyım Paşalı” diye eleştirirken, son görev yerleri de bunun kanıtı diyordu:
“Flash Haber, EkoTürk, Tele 1, Habertürk, Show Haber ve Bloomberg HT’nin ardından Halk TV’de kayyum.”

***
Tavır’ın ağabeyi Sözcü’den Rahmi Turan ise Ayşenur Aslan’dan daha da ileri giderek “Medya susturulunca soygunlar bitecek mi?” diye yazdı ve ekledi.
“- Son 20 ayda 10 televizyon kanalına el konulup susturuldu.”
***
Tarihi unuttuk sanıp, yeniden yazıyorlar.
Bizi balık hafızalı sanıp, okurlarına da hakaret ettiklerinin farkında dahi değiller.
Ya da demans yaşıyorlar, haberleri yok.
***
Biraz daha geriye gidin, unutmuş olabilirsiniz.
Ya da yazmaya cesaret edemiyorsunuz.
Koza İpek’e el konuldu. Kanal-Türk Tv, Bugün Tv, Bugün gazetesi, Millet gazetesi, Samanyolu Tv, Zaman gazetesi, Aksiyon dergisi, Taraf gazetesi ve daha niceleri 15 Temmuz 2016 öncesi ile sonrasında kapatıldı.
O gün kapatılanlarla bugün kapatılanlar arasında bir bağlantı kuramıyorsunuz, kurmak da istemiyorsunuz.
Anlıyorum sizi!
***
Buradan sizi biraz geriye 25 Kasım 2024 tarihinde Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu’nun konuk olduğu Fatih Altaylı’nın programına götürüyorum.

Altaylı’nın sorusu şöyleydi:
“Herkes İngiltere’ye kaçarken siz niye ve neden Türkiye’ye geldiniz?”
Cafer Mahiroğlu 2019’un sonu, 2020’nin başında Halk TV’yi satın aldığında Manşetlerin Dili yayınında “Medyaya kimler giriyor farkında mısınız?” diye sormuştum.
Cevabı yoktu, herkes üç maymunu oynuyordu.
Sorunun değişik bir şeklini, “Kızmayın” diyerek Fatih Altaylı bu kez Cafer Mahiroğlu’nun yüzüne soruyordu.
Aldığı cevap şuydu:
“-Bu ülkede 15 Temmuz yaşandı. 15 Temmuz yaşandığında bu ülkede para kazanmış olan insanlar servetlerini yurt dışına çıkardı…
Ben 15 Temmuz’da servetimi buraya getirdim.”
***
Mahiroğlu, “Ben FETÖ’cü değilim” diyemiyor, böyle söyleyerek “FETÖ’cü olmadığını ya da onlarla iş tutmadığını” anlatmaya çalışıyordu.
***
Fatih Altaylı, ona “Rahat mı battı da geldin” diye soruyordu.
“Kim gönderdi seni Türkiye’ye, kim HALK TV’yi almanı istedi” diye soramıyordu, Fatih Altaylı!
Mahiroğlu, bu söyleşi sırasında henüz almadığı Flash TV’yi de grubun bünyesine katacağını açıklıyordu.
***
Sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Mahiroğlu, Flash TV’yi Türkiye’nin en önemli kanallarından biri olarak nitelendirdi ve “Halk TV ailesine katılmasıyla daha da güçlendik” dedi ve ekledi:
“Ceza ve baskılarla mücadele ederek büyüttüğümüz Halk TV ailesine yeni bir kanal katıldı. Hep ilkleri denemiş, devrimci kimliğiyle bilinen, Türkiye’nin en önemli kanallarından biri olan Flash Haber’in Halk TV ailesine katılmasıyla daha da güçlendik. Hiç şüphesiz ki Flash Haber de Halk TV ile birlikte özgür basın ve demokrasi mücadelesinde kuvvetli bir yol arkadaşı olacaktır.”
***
Mahiroğlu’nun “Ceza ve baskılarla mücadele ederek büyüttüğünü” iddia ettiği Halk TV varken, henüz daha satın almadığı Flash TV’yi aldığını kamuoyuna açıklaması bile üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdu!
Tam da bu sırada, ne hikmetse ortaya yeni bir alıcı çıkıyordu.
Halk TV’nin patronu Cafer Mahiroğlu’nun satın almak için parayı ödemelerine rağmen “tehdit ve baskı nedeniyle hisselerinin devredilmediğini” öne sürdüğü Flash TV ile ilgili yeni bir gelişme yaşanıyordu.
Cafer Mahiroğlu, 31 Aralık 2024 tarihinde
“Kamuoyuna Duyuru” diyerek, şu açıklamayı yaptı:
“25 Kasım’da Flash Haber’in Halk TV ailesine katıldığını duyurmuştum. Bazı haber sitelerinde Flash Haber’i almaktan vazgeçtiğimiz yönünde haberler çıktı. Böyle bir şey bizim açımızdan söz konusu değildir.
Peki ne oldu? Satış sürecinde, şirket incelemesi ve devir süreçleri belli tarihlere bağlanarak her aşamayı tarif eden birkaç protokol imzalanmış, avukatlar huzurunda ödeme de yapılmıştır.
Karşılıklı imza altına alınan bu protokollere binaen devir işlemlerinin en geç 30 Kasım 2024’te yapılması gerekiyordu.
Ödeme yapıldıktan 3 gün sonra satış sürecinde herhangi bir sorun görülmediğinden Flash Haber’in Yönetim Kurulu Başkanı ile de konuşulup bir açıklama kaleme alınmış, onun da onayıyla Flash Haber’in Halk TV ailesine katıldığı duyurulmuştur.
Protokol gereği 30 Kasım 2024’te avukatımız karşı taraf avukatlarına hisse devri için yazılı çağrı yapmasına rağmen muhataptan herhangi bir cevap alınamamıştır.
Flash Haber Yönetim Kurulu Başkanı’na telefonla ulaşılıp, avukatların yazılı çağrımıza neden cevap vermediği sorulduğunda, ‘İki gün boyunca Ankara’da görüşmeler yaptığını, çeşitli tehdit ve baskılara maruz kaldığını’ öne sürerek Türkiye Cumhuriyeti devletinin hiçbir kurumunun tenezzül etmeyeceği inanılması güç iddialar ileri sürerek bugüne kadar hisse devrinden imtina etmiştir.
Ödemenin iadesi istendiğinde ise yapılan protokollere, hukuka ve ticari ahlaka aykırı olarak ödemeyi yapamayacağını bildirmiştir.
Flash Haber Yönetim Kurulu Başkanı’nı, paranın iadesini ya da hisse devrini acilen yapmaya çağırıyoruz.”
***
2 Ocak 2025 tarihinde ise…
Cafer Mahiroğlu, ön ödeme aldığını duyuruyordu ve yeni gelen ekibe başarılar diliyordu:
“Flash Haber ile ilgili duyuruma göstermiş olduğunuz ilgi ve destekten dolayı teşekkürlerimi sunarım. Konunun kamuoyunda büyük yankı uyandırmasından sonra ön ödememizi geri aldık.
Flash Haber Yönetim Kurulu adına bizimle görüşmeleri yürüten Asutay Bey ve paydaşlarının sonuç olarak hukuk çizgisine gelmiş olması sevindiricidir.
Özgür basın çok değerlidir ve demokrasi için vazgeçilmezdir. Halk TV ailesinin daha da güçlenmesi belli ki büyük bir endişe konusu.
Flash Haber’in yeni yayın çizgisinin ne olacağını bilmemekle birlikte yeni sahipliğine başarılar dileriz.”
***
Bütün bu olaylar olurken, şimdi başka bir sahneye geçiyorum:
2024 yılı Aralık ayının son günlerinde telefonum çaldı. Arayan, Koza İpek grubuna TMSF tarafından el konulmasından sonra “Bugün” gazetesinde birlikte çalıştığımız Oğuzhan Müezzino idi.
(Kendisi, has be has Elazizli’dir. Bu parantez, soyadından dolayı babasını İtalyan sanmayın diye!)
Bir TV’nin başına geçeceğini, birlikte çalışıp çalışamayacağımızı sordu.
“Olur” dedim.
TV’nin adını söylemedi.
“Her an arayabilirim” dedi ve 31 Aralık günü aradı ve davet ettiği Torunlar Center’e gittim.
Fix 360 adlı bir reklam ajansıydı. Orada öğrendim, televizyonun Flash TV olduğunu. Fix 360’ın yanı sıra Bank Pozitif’in de sahibi olan Erkan Kork, olacaktı Flash Haber’in sahibi.

Şirket 2022’de kurulmuş, yeri Torunlar Center’da.
Sermayesi 1 milyon TL. Yöneticisi ise Sait İnanç.
***
1 Ocak 2025 itibariyle, ertesi gün başlayacağımızı söylediler ama 10 Ocak tarihine kadar bu gerçekleşmedi.
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde/tarihinde ilk yayını önce deneyimli haber spikeri Türkan Varol yaptı.
Arkasından, adını benim tercih ettiğim, sabah kuşağındaki “Uyandırma Servisi”nin yayınına başladım.
Buradan sonraki detayları daha da önemli.
Her sabah tıkır tıkır yayın yaparken, 27 Ocak tarihindeki yayının arasında gelen kanalın görevlendirdiği yayın editörü Serkut Bozkurt (Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Balotaj Kurulu Üyesi) “İktidar eleştirisini kesiyoruz!” dedi.
İktidar eleştirisini kesmemizi söyleyecek en son kişi Serkut Bozkurt, kendisine en son söylenecek kişi ise bendim!
Çünkü yayına başlamadan önce medya internet sitelerinde yazılan, yazdırılan haberlerde ben sürekli AKİT’çi olarak nitelendiriliyordum. AKİT TV’den ayrılmamın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen…
Yayın sonrası öğrendim ki, Flash Haber’i satın alan Erkan Kork, yayın yönetmeni Nafiz Akyüz’ü aramış ve ekrandan alınmamı emretmiş ve benim yayında gazeteci Yavuz Donat’la ilgili söylediğim “Bolu Kartalkaya’da henüz yangın sönmemişken, Erzurum’daki kayak merkezinin PR’ı mı olur?” sözlerimi iktidar eleştirisi olarak nitelendirmişti!
Erkan Kork, Nafiz Akyüz’e bir de yayından bir kesit iletmişti: Bu kesiti, içerideki sureti haktan görünenlerin Erkan Kork’a ilettiklerini daha sonraki günlerde öğrenecektim.
Yayından sonra beni çağıran yayın yönetmeni Nafiz Akyüz, “Yarın itibariyle ekranda olamayacağımı, sorunun kendisi tarafından çözümlenemediğini” söyleyip Oğuzhan Müezzino ile konuşmamı önerdi.
Aradım, konuştum, buluştum Oğuzhan Müezzino ile ve kendisini Flash Haber’e tavsiye eden Türkiye gazetesi yazarı Yücel Koç ile konuşarak benim devam etmemi sağladı.
***
İşte tam da bu noktada...
Erkan Kork’un aslında kim olduğuyla ilgili bilgi Halk TV’den geliyordu.
Hakkında hiçbir doğru bilgi bulunmayan, var olanların da doğru olup olmadığı belli olmayan Kork’la ilgili en doğru bilgiden bahsediyoruz.
Dönemin CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın sponsorluğunda daha sonra Cafer Mahiroğlu’nun sahipliğine geçecek Halk TV’de vaktiyle Ramazan programı yapmıştı, Erkan Kork.
15 Temmuz’dan sonra tam beş yıl boyunca ortada gözükmeyen Erkan Kork’un destekçisi CHP’li Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar…
4 Ocak 2018’de FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldı.
Gazeteci Barış Yarkadaş, Erkan Kork’u bir tv yayınında şöyle anlatıyordu:
“İngiltere’den paralar geliyor gidiyor. Bankalar kuruluyor. Erkan Kork bir anda banka sahibi oluyor. Kork ne iş yapıyordu biliyor musunuz? Halk TV’de Ramazan programı yapıyordu. Ben milletvekiliydim, Erkan Kork bir hoca alıyordu karşısına, Ramazan programı yapıyordu.”
***
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 14 Mart 2026 tarihinde İstanbul merkezli yasa dışı bahis soruşturmasında Pozitifbank, Payfix ve Flash Haber Tv’nin sahibi Erkan Kork gözaltına alındı ve mal varlığına el konuldu, kısa bir süre sonra da tutuklandı. Ve Erkan Kork, gözaltına alınıp, tutuklanmadan soluğu yurt dışında alan bir isim vardı, Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu, 10 Mart 2025 tarihinde İngiltere’ye, dönmemek üzere gidiyordu. Bir dipnot: İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da, 19 Mart 2025 tarihinde gözaltına alındı.
***
Ve işte Ayşenur Aslan ve Rahmi Turan başta olmak üzere kendilerini iktidara muhalif olarak konumlandıran bu ve bunlara benzer isimlerin son “20 ay içerisinde 10 televizyon susturuldu” diyerek ilk el konulan diyerek sahip çıktıkları Flash Haber’in hikayesi böyle.
Kim kiminle, kimin dediğine inanıp yol alacağız belli değil.
***
Ve son olarak…
Ayşenur Aslan’ın “Kayyım Paşalı” diye eleştirdiği İbrahim Paşalı ise Kadir Topbaş’ın son basın ekibinde yer alan ismi, Flash Haber’e yönetici yaptı.

Kimin ricasıydı, bunu henüz öğrenemedim ama o da ilk olarak beni işten kovdu!
Topu topu Flash Haber maceram beş ay ya sürdü ya da sürmedi.
Benim hakkım İbrahim Paşalı’ya helal olsun.







