--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İçimizdeki arazlardan kurtulmadan

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
0

İçimizdeki arazları temizleyip; dışımızdakileri tesirsiz hale getirebilir ve her türlü melanetlerinin önüne geçebilirsek, “Temiz Türkiye” olarak şaha kalkarız.

Hak edilmemiş makam, mevki, para, şan, şöhret, kadın ve imtiyazlar, insanı kör ediyor, duygularını esir alıyor; kinini, kibrini, öfkesini, hırsını tapınılan meta haline getiriyor.

Öyle bir tapınılıyor ki, kişi neye inanıyorsa, tüm inandıklarını bu çerçevede kendisine göre fetvalarla donatarak, her biri sütten çıkmış ak kaşık oluveriyorlar.

Varlık içine doğmak nasıl bir şeydir hiç yaşamadım. Kendi kendine yeten bir ailede dünyaya geldim, 65’i devirdim halen aynı vaziyetteyim.

•

Bu bir şikâyet yahut yakınma değil. Çünkü ilk duyduğum dua; “Allah’ım hanemize ve kursağımıza haram lokma nasip etme” diye idi.

Duamızı kabul eden Allah’a hamdolsun! Dolayısıyla sonradan varlıklı olmak nasıldır onu da tatmadım. Çünkü “Hırsızlık evden başlar, dışarıya açılır” diye öğrettiler.

“Sonradan görme” diye bir tabir vardır. Varlık içine doğanlara nispetle, sonradan haramlı varlığa kavuşanlar, onlardan daha arsız, hırsız, ahlaksız olur diye kulağa küpe ettiler.

Memleketimizdeki hadiselere bu çerçeveden baktığımızda malum çevrelerin milletimizin verdiği yetkileri; vicdanlarıyla değil, cüzdanlarıyla tartarak nasıl ve ne şekilde işler çevirdikleri meydanda.

Şükür ki, Cumhurbaşkanımız hiç kopmadığı tabanın sesini duymakta ve seslerine ses vermekte. Bu güvence çok ehemmiyetli ve kıymetlidir.

•

Rabbim Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın yar ve yardımcısı olsun. Kendisine şahitliğimle beraber, salonlar ve haberlerde gördüğüm her an aklımdan şunlar geçer.

-“Bütün gençliğini ve ömrünü, inandığı hak davasına adayan, içte ve dışta bir sürü ipini koparmışla mücadele eden ve inandığı amentüsünden zerre taviz vermeyen bir insana karşı hiç mi saygınız, sadakatiniz, sevginiz yok! Hiç mi insafınız, vicdanınız, imanınız yok”!

Çünkü ülkemizin en küçük mezrasından, en büyük şehrine kadar aklıselim sahibi herkes; hırsızlıklardan, yolsuzluklardan söz ediyor ve iki kişinin bir araya geldiği her noktada bu hususlar konuşuluyor.

Şimdi bu ifadelerden sonra sanki bir kesim kastediliyor gibi anlaşılabilir. Sözlerim kimseye veya herhangi bir kesime/kimseye değil. Sözün sahibi adalet olacaktır.

•

Türkiye olarak tarihimiz boyunca ilk defa bir istikrara kavuştuk. Çevremiz ateş çemberi, içimiz türlü yolsuzluk ve ahlaksızlıklarla çalkalanmakta ve hamdolsun ki, tüm bu iğrençliklere rağmen, İstiklal ve istikbalimiz muhafaza edilmektedir.

İçten ve dıştan düşman ya da dost görünenlerin ihanetlerinin yıldırım gibi aktığı bir zamanda, Cumhurbaşkanımız ve hükümetimizin kararlı duruşu, “Temiz Türkiye’nin” habercisidir.  

•

Ezcümle:

Sırat köprüsü ölümden sonra kurulmaz beyler bayanlar! İnsan yaşarken geçer o köprüden. Ve kimse öteye, kirli veya temiz kayıtlarından başka bir şey götüremeyecektir.

Gerçi bu hakikate inanmak için de iman etmek lazım.

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle