İslam ne ile bağdaşmaz?
Tam da Hz. Adem A.S ile şeytanın durduğu yerde duruyoruz. Bir tarafta Adem ile Havva, arada melekler, karşıda şeytan… Yani İblis.
Ya teslim olacağız ya da paşalar gibi direneceğiz.
Evet, biliyorum ki; bu uğurda direnecek olanlar sayıca az. Ama Rabbimizin ardımızdan binlerce melekten oluşan görünmeyen orduları bizimle. Buna imanımız tam.
Bu inancın tezahürleri de oldu. Hem de çokça. Lakin olayları tahlil edebilenlere oldu.
İlk deneme Sultan Abdülhamid’e karşı oldu.
Avrupa’yı ve yerli muhalefeti arkasına alan ehli iblis taraftarları, içimizdeki bazı İslamcı münevverleri de basın yoluyla kandırarak devirmeye kalktı.
Allah o Abdülhamid’e tüm şen’i güruhun iğvalarını boşa çıkaran bir feraset verdi.
Böylece Abdülhamid yapacaklarını yaptı. Hatta, Çanakkale Meydanı’na gidin; orada, Abdülhamid’in inşa ettirdiği “Tabya”ları görürsünüz. Padişah “İstanbul’u emniyete aldım. Boğazı geçemezler” dediği tabyaları…
Sonra milletimizin şahlanışını görüyoruz Türk Yunan Savaşında. Yunan o tarihlerde on milyon. Biz de on üç milyonuz. Onların arkasında İngiltere, zımnen ABD var. Bizim arkamızda sadece Allah…
İçeride bazı İngiliz muhiplerinin entrikaları olmasına rağmen zafer süngümüzün ucunda parlıyor. Yani, dişe diş girdiğimiz bir savaşı düşmanın dişini kırarak başarıyoruz.
Tabi burada, Allah’a şükür ki, bitti, yitti denilen Osmanlının aslan subayları da var. Onlar gizli kahraman gibi toprağın kara bağrında yatmaktalar. Allah rahmet eylesin.
Yirmi yedi sene zulüm ve istibdat devri. Tam İblisin her gün sevincinden göbek attığı yıllar. İblis, Adem Peygamber zamanında bir Havva’yı kandırmıştı. Yirmi yedi yıl boyunca ne Havvalar kandırıldı. Ne pijamalar havada uçuştu. “Artık daha iflah olmaz bu ülke” denilen çağda Allah, Stalin kuluna bir taktik hata yaptırdı. Kars ve Ardahan’ı istetti İnönü’den. O da Nato’ya başvurdu. Böylece çok partili hayat başladı. Mecbur çok partili seçime girdik. Ezdik süpürdük. Allah, nur içinde yatırasıca Menderes, yirmi yedi yıllık tek parti ktidarına secde ettirdi.
Ardından hakkını yemeyelim; Demirel, Özal, Erbakan, Erdoğan İblis’e karşı direnen iktidarların sahibi oldu. Kimi çok oyuna geldi, kimi az. Ama Adem ve Havva ayıp yerlerini göstermedi. İncir yaprağı dalında durdu.
Bugüne geldik. Karşımızda anlayışlar var. İblisin amentüleri.
1- İslam ve Demokrasi. Dün gazetede refikim olan Yaşar Değirmenci de yazmış. Boşuna umut bağlamayın. İslam Demokrasi ile bağdaşmaz. Cumhuriyet ile bağdaşır ama Demokrasi ile asla. İslam’da kuralları Allah koyar, demokraside meclis… Bu Allah’a haşa, “sen bu işlerden anlamazsın” demektir.
2- İslam ve laiklik. İslam ile bağdaşmaz. İslam’da “din Allah’ın oluncaya, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar İblis ve onun şartları ile savaş” emredilmektedir.
3- İslam ve Feminizm. İslam ile bağdaşmaz. Çünkü Kur’an’da “Erricalü kavvamune alennisai: Biz erkekleri kadınlardan mükkem yarattık” buyurulur.
4- İslam ve LGBT… LGBT deyince bunu ikiye ayırmak gerekir. A- Yaratılışta çift cinsiyetli doğanlar. Buna yapacak tıbbi bazı müdahaleler dışında bir şey denilemez. B- Bir de LGBT gibi maksatlı, dünya erkek ırkını kadınlaştırmak isteyen Siyonist bir akım var. Onlarla var gücü ile mücadelemiz devam etmeli.
5- Bir de Tasavvuf var. İslam Tasavvuf ile bağdaşır mı? Bu konuda tereddütlüyüm. İnsanların davranışlarının bir zahiri bir de batıni yönü deniyor. Diyelim: “Bir adam düşünün. İmanın şartlarına imanı tam. İslam’ın şartlarını eksiksiz yerine getiriyor. İnsanlar onun elinden iyilikten başka bir şey görmüyor. Dilinden zikir eksiksiz olmuyor. Bedenen veya ruhen hep ameli salihte. Bu insana Allah niçin azap etsin.” Nasıl denilebilir ki böyle birine: senin yaptıklarının hepsi gavara. Bizim şeyhin elini öpmezsen boş şeyler bunlar!
Bu çizgiler madem bu kadar keskin, Allah bir kelime olsun neden bahsetmemiş.?
Nerede kaynağı, dayanağı? Burası beni şüphelendiriyor. Az önce saydığım vasıfları haiz yığınla insan bulunur ülkemizde. Bu insanlara, sen “bal minderi”ne oturmazsan işin nafile nasıl denir?
Zaman zaman tasavvuf erbaplarının birçoğunu sosyal medyadan takip ediyorum. Yahu bir tane mantıklı, hakikate götürecek, Allah’a yaklaştıracak bir kelam edin; yok. İnsanlar yukarıda saydığım güzellikleri bırakıp yanmaz terlik alınca mı İblise karşı Adem, Havva tavrı takınacak?
Kur’an: “Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağar” diyor. Bir yanda pislik bir yanda Kur’an. Ben Kur’an’ın yanında yer alayım da siz kuruntularınızla kalın vesselam.







