--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şiştiniz mi fransız gazeteciler?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Gazeteci imiş, soruyu yönelten kadın..

Merak edermiş, “Türkiye’den Suriye’ye silah gidip gitmediğini..”

Onlarca yıldır, Fransız askerlerinin..

Dikkat buyrun..

Sadece silah göndermekten bahsetmiyoruz..

Uçağa koyup binlerce silahı yollamaktan bahsetmiyoruz..

Gemileri doldurup, yollanan silahlardan bahsetmiyoruz..

Ayrıca..

Silahlı askerlerini de Afganistan’a yollayan Fransa’ya, “Biz Afganistan’da ne yapıyoruz” diye soramayan FETÖ’cü kadın..

Dini, dili, ırkı ile..

Hiçbir şeyi ile Fransızlarla ortak paydası olmayan Afganistan’a..

Ve başka Ortadoğu ülkelerine silahlı asker gönderen Fransızların icraatlarını sorgulayamayan FETÖ’cü Fransız kadın..

Karşısında ezik bir Türk Cumhurbaşkanı var sanmış..

Soru ayakları ile, “Bir gol atayım.. O da.. Attığım golü, ağlardan artık çıkarabilirse çıkarsın” diye plan yapmış.

“Türkiye, Suriye’ye TIR’larla silah gönderdi” diye cümleye başlayacak olmuş..

Daha cümlesini bitiremeden, kıç üstü oturacak ikazı yemiş!

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, anında araya girip, FETÖ’cü gazeteciye sormuş:

“Suriye’ye kim silah gönderdi?”

Aslında anlayana büyük dersler var ama..

Tayyip Bey’de nezaket var..

Ne demek istediğini anladınız sanırım.

Yanı başında bulunan Cumhurbaşkanı Macron’un, göreve daha yeni gelmiş olması sebebi ile..

Nezaketen kendisini suçlamamak için..

Tayyip Bey soruyor:

“Suriye’ye kim silah gönderdi?”

Belki anlamayan fransızlar olabilir..

İzah edeyim, laf nereye gidiyor..

Suriye’de kendi halkını bombalayan Esed’in dünya genelindeki en sıkı fıkı kankaları kim?

Biri Rusya..

Diğeri de Fransa..

Artık bir devlet başkanı değil, bir terörist gibi ülkenin başına bela olan Esed’e verilen Fransız silahlarına gönderme yapıyor, Tayyip Erdoğan..

Olaya bakın..

En yalın hali ile..

Türkiye’den Suriye’ye silah gittiğini kabul etseniz dahi.

Fransa, Esed’e, silah satıyor.. Silah bağışı yapıyor..

Esed o silahlarla, kendi halkını öldürüyor..

Soru yönelten FETÖ’cü, gerçekten gazeteci olsa, kendi cumhurbaşkanına “Esed’e niye silah veriyoruz? Verdiğimiz silahları, kendi halkına karşı kullanmasına niye izin veriyoruz” diye sorması gerekirken..

Silahsız, savunmasız halkın..

Toplu katliamlara maruz kalmaması için.

En azından Esed’in gözü dönmüş saldırılarının birazcık dinmesi, bir caydırıcılık olması için Türkmenlere gönderilen silah..

Eğer gerçekten gönderildi ise..

Fransız gazetecinin derdi oluyor..

Kendileri uçaklarla, gemilerle yolluyorlar..

Ama..

Türkmenlere gidecek üç tane TIR’ın hesabını sormaya kalkıyorlar..

Cevabı yiyip, yerlerine oturuyorlar..

•

İlk ikaz ile birlikte, uyanık bir gazeteci, “Çetin cevize denk geldik. Susalım, daha fazla rezil olmayalım” derdi ama..

Bu Fransız kadın, önceden Tayyip Erdoğan hakkında bilgi toplamamış olmalı ki..

Sorusunda ısrar ediyor:

“Kamyonlar, MİT servisinin kamyonları bulunmuş. 2014 Ocak ayında sınırda bulunmuş, içinde silah bulunmuş.”

Böyle bir soruya karşı..

Bülent Ecevit olsa ne cevap verirdi?

Süleyman Demirel olsa, ne cevap verirdi..

Kemal Kılıçdaroğlu olsa ne cevap verirdi..

“Kem.. Küm.. Bilmem ki.. Mit mi? TIR mı? Haaa.”

Tayyip Erdoğan ne cevap verdi?

Cevap aynen şöyle..

Abartı falan yok..

“Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun.”

Ohh bee..

Neydi o yıllardır, dünya genelinde Türkiye yöneticilerinin ezilmişliği..

“Efendim.. Eeee.. Şimdiii.. Biliyorsunuz..” taktikleri..

Söyle kurtul kardeşim..

“Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun.”

İşte bu kadar..

Bundan sonrasını..

Artık o FETÖ’cü düşünsün..

•

Sakın yanlış anlamayın..

FETÖ’cü dediğimiz, bir dini grup falan değil..

Kendi oturduğu koltukta keramet zanneden bir şapşalı elinde oynatan NATO’nun derin yapısından bahsediyoruz..

Türkiye’de darbe yapmaya kalktıklarında..

Denizi geçip Yunanistan’a sığınanların, hemen sığınma taleplerinin kabul edildiği, tüm Avrupa’yı avucunda tutan bir derin NATO yapılanmasından bahsediyoruz..

Yoksa..

Kim iddia edebilir ki, ilkokulu bitirmemiş Fetullah Gülen’in, Fransa’daki gazetecileri bile kendisine mürid yapabildiğini?..

Mümkün değil..

Mümkün olan ne?

NATO derin yapılanmasının, Fetullah Gülen’i avucunun içinde oynatması..

Aynı yapının, dünyanın her yerindeki elemanlarını, FETÖ lehine propaganda olacak şekilde taktiklerle, piyasaya çıkartması..

Onun için..

Fransız kadına, “FETÖ’cü” desek de..

Siz anlayın onu..

“NATO’nun derin yapılanmasının elemanı..”

•

NATO’nun maaşlı elemanı kadın, Tayyip Erdoğan’ın cevapları karşısında rahatsızlığını ifade etmek üzere, “Ben gazeteciyim” falan diye mırıldanınca..

Gazetecilik dersi de geliyor..

Buyrun, Erdoğan’ın ağzından, aynen aktaralım:

“Sen bana bu soruyu böyle soruyorsun da Amerika’nın 4 bin TIR Suriye’ye getirdiği silahları niye sormuyorsun? Gazetecisin ya.. Bunları da araştırsaydın, niye bunların üzerine durmuyorsun? Bunları yazın.. Sorularınızı sorarken bu noktada hassas olun.. Ve bir başkasının ağzıyla konuşmayın.. Ve bunları da kolay kolay karşınızda yutacak birisi yok, bilmenizi isterim. FETÖ ağzıyla konuşmamayı da lütfen öğrenin..”

Fransa’daki kadın gazeteci bu cevaba karşı “hık” diyememiş..

İsterseniz, buradakilere soralım.

Can’cıka soralım..

Enis’e soralım..

Cumhuriyet’çilere soralım..

Sözcü’nün elemanlarına soralım..

Buyursunlar cevap versinler..

“MİT TIR’ları ile ilgili haberler verdiğinizi söylüyorsunuz da.. ABD’nin 4 bin TIR’ından niye bahsetmiyorsunuz?”

MİT TIR’ı dediğiniz, üç tane idi.

Haydi diyelim, 4 tane idi.

Haydi üç misli yapalım, 12 tane idi..

ABD’nin tırları tam 4 bin tane..

Dürüst iseniz.

Azıcık namusunuz varsa..

Söyleyin, “4 bin TIR’la ilgili  kime ne sorusu sordunuz?”

Sormadı iseniz.

Ahlaksızsınız.. 

Vatan hainisiniz..

Alçaksınız..

Namussuzsunuz..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle