Kürtlere pislik yediren binbaşıyı atayanlara oy vermek, demokrasi için mi?
Kendisini Kürt vatandaşlarımızın siyasetteki temsilcisi gibi gösteren Selahattin Demirtaş..
Kürt vatandaşlarımıza pislik yedirilen dönemlerin liderlerine bile söylemediği..
Kürtçe konuşmanın yasak olduğu dönemlerdeki siyasi liderler için dahi söylemediği..
“Kürtçe mi? Kart kurt sesinden gelir” diyenlerin partileri için bile diyemediği..
12 Eylül işkencelerinden geçirilen Kürt kardeşlerimizin ölümlerinden sorumlu tutulan Nurettin Soyer’lerin oğlu Tunç Soyer’ler için bile söylemediği..
Sözü..
Tayyip Erdoğan için söylemiş..
“Seni başkan seçtirmeyeceğiz..” demişti..
Bunu bir defa değil..
Herkes kafasına soksun diye..
Hatta, biraz da sırtını PKK’ya dayayarak..
Tehdit olması için..
Üç defa tekrarlamıştı..
O üç defa tekrarlamıştı..
Allah’a sonsuz şükürler olsun ki..
Cenab-ı Hak, o Tayyip Erdoğan’a, bir değil, iki defa seçilme imkanı tanıdı..
Üçüncü seçilmesi de, seçim tarihinin gelmesine bakar..
Allah’ın izni ile..
Hani sorsanız, kendisini Kürt vatandaşlarımızın temsilcisi gibi göstermeye çalışan bu Selahattin’e..
“Ne kötülük gördün Tayyip Erdoğan’dan” diye..
Halkın huzurunda söyleyebileceği tek bir kötülük yoktur..
Ama kapalı kapılar ardında, “Benim PKK’daki ana baba bir öz kardeşime gün yüzü göstermedi” diyebilir..
“Benim PKK’daki arkadaşlarımın birçoğuna, terörist saldırılar düzenlemeye kalkıştıkları sırada, eski yıllardaki, eski siyasilerin dönemlerinde olduğu gibi seyirci kalmadı, derslerini verdi” diyebilir..
“Kürtlerin haklarını koruyoruz diye istismara soyunan bizlerin maskesini indirdi.. Çözüm Süreci’ni başlatıp, çok büyük bir riski göğüsledi.. Ama biz ihanet edince de, en sert yumruğu tepemize indirdi” diyebilir..
“Kürtçe’yi seçimlik dersler arasına koydu, bizim riyakarlığımızı yüzümüze vurdu.. Kürtçe televizyonu açtı.. Bizim haince istismarlarımızın hepsinin üzerine bir çarpı işareti ile son verdi..” diyebilir..
“Biz asıp kesiyorduk.. ‘Apo’nun heykelini dikeceğiz. Daha durun’ diyerek, şımarıkça laflar ediyorduk. Daha önceki partilerin iktidarında da, bizim partimizin büyükleri benzer tehditleri yapıyordu.. Ama Erdoğan bu tehditlere pabuç bırakmadı.. Bizim hakkımızdan geldi, bizi kodese tıktı.. Heykel dikecek iken, kendimizi kurtarmak için, haftada bir eşimi ağlar gözlerle yalvartıyorum. Yetmiyor.. Bu sefer de bayramlarda anne babamı istismar edip, onların üzerinden özgürlük talebinde bulunuyorum. Ama yine kodesten çıkamıyorum” diyebilir..
Ama gerçek anlamda..
Ne kendisi için, ne de Kürt vatandaşlarımız için, Tayyip Erdoğan’dan tek bir kötülük gördüğünü söyleyemez..
Buna rağmen, sadece Erdoğan’ı seçtirmemek üzere değil..
Kandil’den verilen işaretle..
AK Partili hiçbir kişiyi belediye başkanlıklarına da seçtirmemek için..
Akla hayale sığmaz işbirliklerine giriştiler..
“Faşist” diye suçladıkları Meral Akşener’in adamlarına bile oy verdiler de..
AK Partili adayları seçtirmemek için, her türlü karanlık ilişkiye girdiler..
Şimdi diyormuş ki Selahattin Demirtaş:
“31 Mart yerel ve mahalli seçimlerinde CHP ve İyi Parti ile iş birliği yapmadık. Sadece bazı kritik büyükşehirlerde, demokrasinin gelişmesi amacıyla, tek taraflı olarak CHP adaylarının desteklenmesi kararı aldık!”
At yalanı, varsa inananı..
“Demokrasinin gelişmesi” imiş..
Demokrasinin gelişmesi için mi, 20 bine yakın faili meçhulün yaşandığı dönemin siyasi sorumlusu SHP-CHP-DSP çizgisindeki bugünkü CHP’nin adaylarına oy verdirdiniz?
Kürt vatandaşımıza pislik yediren binbaşı, hangi siyasi iktidar döneminde, o zalimliğe imza atmıştı?
Ki, o siyasi iktidarı tekrar geri getirmeyi, “demokrasinin gelişmesi” olarak yorumladınız?
Haydi diyelim, Nurettin Soyer, sadece Kürtlere değil, MHP’lilere de işkence yaptıran bir tip olduğu için, onun oğlunu İzmir’de desteklediniz..
Peki, Ekrem İmamoğlu, Binali Yıldırım’ın güneydoğuya yaptığı o kadar yol, o kadar havalimanına rağmen, size daha mı yakındı ki, demokrasi için o adaya oy verdirdiniz..
Mansur Yavaş’a ne diyecek, gerçekten merak ediyorum..
İster “CHP’li” deyin..
İsterseniz “İyi Parti kontenjanından aday” deyin..
Sonuçta, Selahattin Demirtaş ve avanesinin, sabah akşam “Faşist” diye küfrettiği bir adam..
Nasıl oldu da, nasıl bir kirli ilişkiye girdiniz de.. Nasıl bir karanlık olaylar zincirine dahil oldunuz da.. Yıllarca “Faşist” diye suçladığınız bir ismi tercih etmeyi, “demokrasi” adına kendinize normal gösterdiniz?
Aklımızla alay edercesine..
Kodesteki Demirtaş, diyor ki: “Geri kalan bütün seçim bölgelerinde, CHP ve İyi Parti dahil olmak üzere tüm partilere karşı HDP seçim yarışına kendi adaylarıyla girmiştir.”
Önümüzdeki seçimde, onu da yapacaksınız, Demirtaş..
O kadar büyük bir Erdoğan nefreti ile dolusunuz ki..
Veya..
O kadar büyük bir FETÖ şantajı altında eziliyorsunuz ki..
Üç büyük ilde seçime girmediğinizin.. “Faşistlik”le suçladığınız bir adaya bile oy verdiğinizin üstünü örtüp..
“Diğer illerde aday gösterdik” diye suçunuzu örtmeye çalışıyorsunuz..
Türkiye’nin nerede ise yarısında aday çıkartmayın..
Sonra da “İttifak yapmadık” deyin..
Daha ne ittifakı yapacaktınız?
“Tek liderimiz Asena Akşener! Başbuğ Meral!” sloganları eşliğinde, Hakkari’de de, Diyarbakır’da da İyi Parti adaylarına oy verilmesini mi isteyecektiniz?
“HDP, şiddet dahil tüm sorunlarımızı siyaset yoluyla ve barışçıl yöntemlerle çözmek için vardır” diyor, terörü desteklediği için cezaevinde olan Demirtaş..
Madem şiddeti değil, siyaseti önceliyordun, ne diye, “Apo’nun heykelini dikeceğiz” dedin?
Ne diye, PKK’lı teröristleri kastederek, “Gerilla kardeşlerimizin cenazesine katılmayan milletvekillerimize disiplin soruşturması açacağım” sözlerini sarfettin, şiddeti kutsadın?
Niye, “PKK sizi tükürüğü ile boğar” diyen hadsizleri milletvekili adayı yaptın, şımarttın?
Kimse maval okumasın..
HDP siyaseti iflas etmiştir..
Kürtlere pislik yediren binbaşıları koruyup kollayan CHP’ye..
18 bin faili meçhulün üstünü örtenlere verdirilen oylar..
12 Eylül zindanlarında Kürtlere işkence yaptıranların çocuklarına verdirilen oylar..
HDP yöneticilerinin boğazında düğümlenecek, onları nefessiz bırakacaktır..
“İttifak yapmamış”lar..
Birileri de “Kürt diye bir şey yok.. Dağda kar üzerinde yürürken, kart kurt sesleri çıkarıyorlarmış, onun için bunlara kürt denmiş” izahı yapıyordu..
İkisi de halkı aptal sanan kafanın söylemleri..
Al birini, vur ötekine..







