--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

FETÖ’cüleri anladık, solcu kemalistlerin ABD yalakalığı neden?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Rıza Sarraf ismi ekseninde dönen dolapları..

ABD’nin Türkiye’deki elemanları sayesinde öğreniyoruz..

Önce ABD maşası FETÖ’cüler sahneye çıktılar..

Onlar sahneden indi..

ABD maşası ulusalcı kemalistler sahneye çıktılar...

Bakalım bunların ipliği pazara çıkınca, kimler sahnede boy gösterecek?

İlk iddia kimden gelmişti?

FETÖ’cü polis müdürlerinden..

Ne demişti, FETÖ’cü polis müdürleri?

“Rıza Sarraf ve ona zemin hazırlayan Halk Bankası, Birleşmiş Milletler ambargosunu deldi. Bu büyük bir suçtur..Çok büyük bir suç!!” 

FETÖ’cü polis müdürleri bu iddiayı ortaya attıktan bir süre sonra..

“Tüm dünya devletlerinin uymaya mecbur olduğu BM kararına aykırı davranıldı” iddiasını kamuoyuna kabul ettirmeye çalışmalarının üzerinden bir müddet geçtikten sonra..

(Bakmayın siz ‘Tüm dünya devletlerinin uymaya mecbur olduğu’ lafına.. Bu; lafın gelişi. Aslında ‘İsrail hariç tüm dünya devletlerinin’ dememiz lazım. Gerçi İsrail aleyhine karar da alınamaz ama. Kazaen bir karar alınmış ise.. O karar fiilen uygulanamaz. Bunun dışında, bir konuda BM kararı var ise, herkes buna uymak zorundadır.) 

Puslu hava biraz dağılınca..

Oynanmak istenen tiyatronun figüranlarının resimleri ortaya çıkmaya başlayınca..

İtiraz ettik..

“Ortada BM kararı yok.. ABD kararı var” dedik..

Bir iki direnmek istedilerse de..

Güneşin balçıkla sıvanması mümkün değildi.. 

“ABD kararı”nı, “BM kararı” diye yutturmaya kalkıştılar.

Başaramadılar.

Dolayısıyla..

FETÖ’cüler usul usul sahneyi terk ettiler..

Bir yandan da kuyruğu dik tutmak için…

“Tabii ki ABD kararı Türkiye’yi bağlamaz… Ama ABD büyük bir devlet.. Aldığı karara uymayanları bir şekilde cezalandırır” söylemi ile sopa göstermekten geri durmadılar..

Aslında FETÖ’cüler, ABD kararını Türkiye’de BM kararı gibi gösterip, aykırı davrananlara ceza kesmeye kalkıştıklarında, emperyalizme hizmet ettiklerini de ispatlamış oldular..

Yoksa..

Türkçe Olimpiyatı düzenleyen insanlar..

Türkiye sevdalısı olduklarını iddia eden insanlar..

Bizim gibi bir devlet olan ABD’nin kararını, itiraz edilemez ilahi bir kural gibi, niye görsünler ki?

Ne dedik, “figüranlar değişiyor” dedik.

Gerçekten de, FETÖ’cüler sahneden çekildi..

Kemalist ulusalcılar sahneye çıktı..

Şimdi onlar da, binbir çelişik çarptırma argümanlarla, ABD’nin haklı olduğunu, Halk Bankası’nın ve Türkiye’nin Rıza Sarraf olayında yanlış yaptığını ileri sürmeye başladılar..

O kadar saçma.. O kadar çelişkili tezler ileri sürüyorlar ki..

İş hepten ayağa düştü..

“BM kararları delindi. İran’ın nükleer silah yapımı için finansal destek sağlandı” iddiasından..

Bugün geldiğimiz nokta..

“ABD’nin, kendi parasını onun kurallarına göre kullanma zorunluluğunu ihlal” oldu..

ABD de, doların kullanımını ancak, kendi sistemi üzerinden geçirilerek kullanılmasına izin veriyormuş.

Aksi halde, suç olurmuş..

Bana ne suç oluyorsa?

Suç ise, ABD’de suç.. 

Türk Ceza Kanunu’nda böyle bir suç yok ki..

Veya şöyle söyleyelim..

ABD, doların kullanımını, belli şekle bağlıyorsa..

Dolar’ına sahip çıksın o zaman..

Dolar’ın başına bir polis koysun..

Onun istediği şekil dışında kullanım olursa, engellesin..

Bu nasıl bir kafa söyler misiniz?

Dolar ABD’nin parası diye..

Ben bedelini ödeyip, cebime koyduğum doları da, onun istediği şekilde kullanmaya niye mecbur olayım..

Benim dolar ile işim olmaz ama..

Olayı izah etmek için, “ben” özneli anlatıyorum..

Binlerce döviz büfesinde.. 

Dolar alınıp satılmıyor mu?

Hatta..

Döviz büfesine de gerek yok.

Ben cebimden çıkartıp, birisine dolar veremiyor muyum?

Veriyorum..

Suç mu işliyorum?

ABD sistemine girmedi diye, nakit dolar ödemesi yapan herkes, hesaba mı çekilecek yani..

Solcu kemalistler, bu kadar absürt bir iddiayı bile, sırf ABD’ye yalakalık olsun diye dillendiriyorlar..

Hatırlatıyorsunuz: “Aynı işlemi, İtalyan bankaları yapmışlar. İngiliz bankaları yapmışlar.. Onlara sadece para cezası öngörülmüş.. (Bana göre para cezası bile veremez ama.. haydi neyse diyelim.) Halk Bankası’nda niye, yöneticiler tutuklanmaya kalkışılıyor?”

ABD kuklası solcu kemalistler, hemen lafı eveleyip gevelemeye başlıyorlar.

“Ama.. Onlar bunu kabul ettiler.. Biz kabul etmedik..”

Daha kötü ya..

Suçu işleyen, itiraf etti ise..

Hapis gereken bir suç sözkonusu ise..

Niye hapse girmiyor da, para ödeyerek, hapisten kurtuluyor?

Kaldı ki..

Avrupa’daki o bankalara yönelik soruşturma yapılırken, uyarı yapılmış, onlar da ceza ödeyerek, dosyalarını kapatmışlar..

Halk Bankası’nda ne oldu?

Uyarı yapıldı mı?

Hayır..

Direkt tutuklama..

Buna ne diyecek, ABD maşası Fetöcüler.. ABD kuklası solaklar?

Neresinden bakarsanız bakınız..

Rıza Sarraf olayında, Halk Bankası yöneticileri için yapılan soruşturma, hukuku ayaklar altına alan bir uygulama..

Nihai noktada olumsuz bir karar çıkması mümkün değil..

Aksi halde..

ABD rezil olur..

Kendi bankasında farklı, Avrupa bankalarında farklı.. Türk bankasında farklı uygulaması sebebi ile.. 

Haydutluğunu tescillemiş olur.

Belki bugünlerde pek tartışılmıyor ama.

Olumsuz bir karar çıkarsa.. 

İnsanlar alışverişlerinde dolar kullanacaklarına, risksiz para birimlerine kaçarlar..

Dünyada tek para birimi, dolar değil ki..

Tamam anladık, “Senin Türk Lira’nı kim ne yapsın” diyeceksiniz..

Bugün için bu itiraza benim de çok güçlü bir cevabım yok.. Ama.. Dolar yerine avro kullanma tercihini, kim gözardı edebilir?

İki kişiyi hapiste tutmak için, ABD böyle bir riski göze alır mı? 

Hiç sanmam..

ABD yalakaları ne kadar olayı kızıştırırlarsa kızıştırsınlar.. Ne kadar “Yandık bittik kül olduk” derlerse desinler..

ABD, bu işi, o iddia edilen cezalarla değil, sembolik bir kararla kapatmak için, hazırlığını yaptı bile..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle