Demirtaş “toplanın” dedi, biz de toplandık!
Sabancı Üniversitesi’nin AK Parti düşmanlığı ile ünlenen profesör unvanlı öğretim üyelerinden birisi de, Özgür Demirtaş.
Sabancı Üniversitesi rektör yardımcısı Prof. Fuat Keyman susunca, aynı üniversitenin kıdemli AK Parti düşmanlarından Prof. Ersin Kalaycıoğlu konuşuyor..
O da susunca, Prof. Özgür Demirtaş, sazı eline alıyor..
Konuşuyor, ahkam kesiyor, bilgiçlik taslıyor..
Pratikte ise ortada bir şey yok..
Enflasyonun % 73’lere çıktığı günlerde, “Faizi radikal olarak artırmanız gerekir, düşürmeniz değil. Faiz düşerse, döviz ve enflasyon birlikte yükselir” diyordu..
O tarihten sonra, Şahap Kavcıoğlu başkanlığındaki Merkez Bankası, kademeli olarak faizi indirdi.
Sonuç, Özgür Demirtaş’ın öne sürdüğü “Enflasyonun da artması” şeklinde olmadı. Dövizde bir miktar yükseliş olsa da, o yükseliş enflasyon rakamının üzerine çıkmadı..
Faiz ise, % 8.5’lara inerken, Demirtaş’ın öngörüsünün tam aksine enflasyon da % 39’lara geriledi..
Ama siyasi iktidar, daha farklı tedbirleri de gündeme almak için, Merkez Bankası yönetimini değiştirdi..
Faizcilerin ağzını kapatmak için mi, yoksa dönemsel olarak faizcilerin dediğini yapıp, sonra tekrar doğru olana dönmek için mi bilemiyorum;
Özgür Demirtaş’ın dediğinin tıpkısı olmasa da, yakınını yaptı..
Faizi % 8.5’dan, bir çırpıda % 15’e çıkardı.
Ama o ne? Döviz de yükselişe geçti.. Hem de bir haftalık kısa bir süreçte, % 6-7’lere varan yükseliş.
O tarihte faiz yükseltildiği halde, inmesi beklenen dövizdeki bu yükselişi izah edemeyen Özgür Demirtaş, şimdi tekrar sahneye çıkmış..
Diyor ki:
“Toplanın ne olacağını yazayım.”
Biz de, hemen toplanıyoruz..
Öyle ya..
Düne kadar, “Ekonomi bir bilim dalı.. Öyle nas ile olmaz” diyordu, bu muhteremler.
“Ekonominin kuralları, matematiksel ilişkilerdir” diyorlardı.
“Faizi radikal olarak artırın, döviz de düşer” diyorlardı..
Ama “haydi toplanın, anlatayım” demedikleri için..
O tarihte anlattıkları gargaraya geldi..
Şimdi “Toplanın” diyor.
Bize de toplanmak düşüyor..
Bakalım Özgür bey, özgürce fikrini ifade ederken, neler diyecek?
Söyledikleri şunlar:
“Hükümet sondan ikinci videomda bahsettiğim Vitrin-Makyaj Ekonomi Modelini seçerse, Yerel seçimlere kadar yarım yamalak ekonomiyi götürür.”
Dakika bir, gol bir..
Ne “yerel seçim”i, ne ‘yarım yamalak’ı, Özgür bey..
Sen, taaa üç sene önce, “iflasın eşiğindeyiz” demiyor muydun?..
“Can çekişiyoruz. Bittik, cenaze birkaç güne kalkar” demiyor muydun?..
Şimdi ne oldu da, mahalli seçimlere kadar, ekonominin yarım yamalak da olsa gidebileceğini söylüyorsun?
Ve müjdeyi(!) de veriyor, Özgür bey:
“Yerel Seçimler sonrası ise Büyük İşsizlik ve Kobiler için büyük sıkıntı gelir. Yerel seçimler sonrasına bırakmayın. Şimdiden her şeyi yaşayıp, yapısal reformlara girişelim.”
Büyük işsizliği yaşamadık mı?
% 15’lere çıkan işsizlik, Özgür Demirtaş’ın tüm olumsuz yorumlarına rağmen % 9.9’a kadar inmedi mi?
Şimdi yine aynı tehditlerle, Özgür beyin yapmak istediği ne acaba?
Hepten hakkını da yemeyelim, Özgür beyin..
“Toplanın” dedi..
Toplandık.
“Hiçbir şey demeden, dağıldık” demeyeceğim..
Özgür bey ilan ediyor: “Yapısal reformlar gerekir”
Taa Demirel’den bu yana canlı olarak dinlerim, “yapısal reformlar” muhabbetini.
Yaşımız müsait olmadığı dönemler için de, kitaplardan Atatürk dönemine kadar gider, hatta padişahlar dönemine gider, yapısal reformlar..
Eee, söyleyin, nedir bu yapısal reformlar?
“Yapısal reform hikayedir” demiyorum..
Ama süslü cümlelerle konuyu geçiştirmektense, somut anlatımlar yapılması gerektiğini söylüyorum..
Örneğin, gıda enflasyonunda, “30 TL’den evimize giren soğanın, bir hafta sonra 8 TL, sonra tekrar 15 TL’ye çıkmasını, nasıl önleyeceğiz?”
Buyurun söyleyin..
Biz, “kontrol, stokçuluğa ceza” diyoruz..
Bu bilim adamları ise, “Serbest ekonomide stokçuluğa ceza yok” diyorlar.
O zaman nasıl çözeceğinizi anlatın..
Dün, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hatırlattı:
“Sıfır ve ikinci el araç fiyatlarında oluşan balonu yakından takip ediyoruz. Bu meselenin üstüne gideceğiz.”
Özgür bey de açıklasın, nasıl önlenecek, “sıfır araç ile ikinci el araç” arasındaki fiyat balonu..
Olay net. Bir avuç çakal, fiyatı yükseltiyor. Belki vergisini bile ödemiyor..
Bilim adamı olarak Özgür bey, “bunun çözümü şu” dese..
Canımız kurban..
Ama.. “Yapısal reform” deyip, somuta inmezse.. Kusura bakmasın..
“Toplandık, hiçbir şey duymadan dağıldık” demekten başka alternatifimiz yok.







