Cuma gösterilerinde, Deniz Gezmişçileri niye göremedik?
28 Şubat’ın yasakları ile mücadele ederken, en önemli deşarj yöntemlerinden birisi de, “cuma namazı sonrasında, İstanbul Beyazıt Camii önündeki gösteriler”di..
Üniversitelerdeki başörtüsü yasağı..
İmam Hatiplere getirilen katsayı zulmü..
Filistin’de yaşanan katliamlar..
İstanbul Beyazıt Camii önündeki gösterilerde kınanır, İsrail veya ABD bayrakları yakılarak, tepki gösterilirdi..
2002 yılında AK Parti iktidara gelince, önce bir kredi verildi..
“Yasakları hemen kaldırmaları mümkün değil..” düşüncesi ile Beyazıt Camii önündeki gösterilere ara verildi. Sonrasında da..
Şimdi artık unuttuğumuz derin devletin operasyonları ardı ardına geldiği için..
“Yasaklar kalkıyor, kalkacak.. Ha bugün, ha yarın” derken..
Beyazıt Camii önündeki gösteriler, tarih oldu..
Ama derin devletin medyadaki uzantıları..
Siyasetteki utanmaz elemanları..
Solak utanmazlar..
Deniz Gezmiş gibi silaha sarılanları kutsayıp, mazlum ve masum dindarları terörist gibi gösteren ahlaksızlar..
“Ne oldu ne oldu? Hani Beyazıt Camii önünde gösteriler yapıyordunuz.. AK Parti iktidara geldikten sonra, o gösteriler sona erdi.. Oysa yasaklar sürüyor. Başörtüsü yasağı sürdüğü halde, gösteri yapmadığınıza göre, sizler dışarıdan aldığınız emirlerle gösteri yapıyordunuz. Milli değilsiniz.. Gerçek niyetiniz başörtüsü yasağının kalkması değildi. Sizi gidi istismarcılar sizi” propagandası yaptılar..
Biz kendimizi biliriz.
Biz kalbimizdeki samimiyetin farkındayız..
Ama insana da en ağır gelen, bu samimiyetin sorgulanması..
Sorgulanmasından da ziyade, inkar edilmesi..
Riyakarlık isnadı yapılması..
Din istismarı ile suçlama yapılması..
İşin gerçeği neydi?
Dindar insanlar, dışarıdan bir emirle falan gösteri yapmıyordu..
Gösteri yapılması da. Gösterilere ara verilmesi de, samimiyet eksenli kararlardı..
Gösteri yapıldığında, sol kafalı, kemalist kafalı siyasetçiler işbaşındaydı. Ve o yasağı kaldırma niyetleri yoktu..
Gösterilere ara verildiğinde ise, siyasi iktidarın yasağı kaldırmaya niyetli olduğunu, ama başaramadığını kabul ediyorduk..
FETÖ’cülerin taa o zamanlarda bile yaptıkları, “Fitne çıkarmak için sokaklarda gösteri yapılıyor” iddiası iftiraydı..
Nitekim, güven duyduğumuz siyasi iktidar, geç de olsa, yasakları kaldırdı..
Verdiğimiz kredi (gecikmeyi saymazsak) istismar edilmedi..
Ve geldik düne..
Dün tüm Türkiye’de, Cuma namazı sonrasında gösteriler düzenlendi..
28 Şubat sürecindeki samimiyetle..
Zulme karşı..
Katliamcılara karşı..
Egemenlere karşı..
Ezilenlerin yanında olmak için..
Ama..
28 Şubat’ta da ezilenler için sokaklarda olmamıza rağmen..
Yanımıza uğramayan Deniz Gezmişçiler..
Ezilenlerden yana olduğunu söyleyen sosyalistler..
Egemenlere başkaldırdıklarını iddia eden komünistler..
Dün de sokağa çıkan yüzbinlerin yanında değillerdi..
Teröristler için panzerlere tırmanan Mahmut Tanal’lar..
Terörist cenazelerine katılan Sezgin Tanrıkulu türevleri..
Ve diğer solcu şovmenler..
Hiçbirisini, dün sokaklarda göremedik.
ABD’ye karşı..
Egemenlere karşı..
Filistinlilerin yanında olmak için..
Tamam; inançları kendilerine.. Cuma namazına gelmeyebilirler..
Ama.. Cuma namazı sonrasındaki etkinliklere niye katılmadılar?
ABD’ye karşı olduklarını, niye göstermediler?
“6. Filo”ya karşı gösteriler; 1960’larda kaldı..
2017’lerde; ABD’ye karşı ne yapıyorlar?
Rıza Sarraf’ın sanıklıktan tanıklığa yükseldiği New York’taki yargılama için, “Türkiye suçlu.. Türkiye ceza yiyecek. Yandık.. Bittik. Mahvolduk. İflas ettik” demekten başka..
Egemenlerin borazanlığını yapmaktan başka..
¥
Oysa gördük; Trump iki gün önce, İsrail’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararını açıklamıştı..
Gösterileri görünce..
Tepkileri alınca..
Dün ABD Dışişleri Bakanı, hemen düzeltti:
“Bu (elçiliğin taşınması), bu yıl ya da büyük ihtimalle sonraki yıl da olacak bir şey değil!”
Yani, 2 yıllık süreçte, büyükelçiliğin taşınmasını kimse beklemesin..
Sosyalist geçinen kemalist solaklar, Kabataş’taki 6. Filo’nun önünde gösteri yaptıklarında, gemiler bir milim yerlerinden oynamamıştı ama..
Dünkü gösterilerle birlikte, ABD büyükelçilik kararını, geri almasa da..
En azından zamana yayacağını itiraf etti..
Çağrım, sosyalist geçinen kemalist solaklara..
Bırakın şu kemalistliği..
Gerçekten ABD düşmanı iseniz, adam gibi meydana inin..
Dindarların gösterdiği tepkiye, siz de bir omuz verin..
Sokaklarda bir kişi fazla olalım.. “Türkiye yekvücut oldu” diyelim.. “Türkiye’nin sosyalisti bile, ABD’nin kapitalistlerinden bin kat iyidir” diyelim..
Sosyalist olduğunuzu söyleyerek, itiraf ettiğiniz “Allah tanımazlığınız” büyük nankörlük ama..
Belki, “zulme gerçekten samimiyetle karşı çıkışınız” sebebi ile..
Rahmete layık görülürsünüz!







