CHP Bayrampaşa İlçe Başkanı, İtfaiye Müdürü olursa!
“Her şey çok güzel olacak”tı..
“Öncelik, liyakatte olacak”tı..
İslami literatürü de kullanıyorlardı: “İşi ehline verecekler”di..
İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı seçimini kazanır kazanmaz, İBB iştiraklerinin tamamında, genel müdür atamalarını, liyakate göre değil, CHP+İP+HDP kontenjan dağılımına göre yaptılar..
İGDAŞ’a, İSPARK’a, İsfalt’a, İSBAK’a..
Her bir iştirake, yeni genel müdür atadılar..
Önceki dönemde, bir tane de mi liyakat sahibi genel müdür yoktu.
“Yok”muş gibi yaptılar..
Belediyeye çalışan olarak alınacak elemanlardan, CHP İl Yöneticisi Özgür Nas’ın itiraf ettiği üzere, “% 35 CHP teşkilatından, % 15 İP teşkilatından, % 15 diğerlerinden” açıklamasındaki gibi..
Üst düzey atamaları da, seçimde Ekrem İmamoğlu’na destek veren partilerin, CHP+İP+HDP’nin tahmini oy oranlarına göre yaptılar..
İştiraklere yapılan üst düzey atamalarda..
İtfaiye’ye de.. CHP kontenjanı düştü..
Kimi yapsınlar, İtfaiye’ye müdür?
Yıllarca İtfaiye’de çalışmış birisini?
Üniversitede bu konuda uzmanlığı olan bir profesörü?
Kimi?
Ki, sabahtan akşama kadar eleştirdikleri Tayyip Erdoğan, İBB’ye başkan seçildiğinde, Yıldız Teknik Üniversitesi Akışkanlar Mekaniği Bölümü öğretim üyeliği yapan bir bilim adamını, Muhittin Soğukoğlu’nun İtfaiye Müdürlüğüne getirmişti..
Ekrem İmamoğlu ise, aramış, taramış, CHP Bayrampaşa İlçe Başkanı iken, 2019 mahalli seçimlerinde Bayrampaşa Belediye Başkanlığı’na aday olan ve AK Parti’ye karşı seçimi kazanamayan bir ismi İtfaiye Müdürlüğüne uygun görmüş..
Biz de yırtınıyoruz, “3 saat boyunca bekledik.. 5 dakika sonra, 10 dakika sonra, bilgi gelecek, binaya tekrar gireceğiz” diye.. Beklemelerimizin 4. saatinde, ne oldu da, söndürülme haberi yerine, “Arka binanın 3 ve 4. katları dışarıya taşan alevler içinde” bilgisi ile karşılaştık..
Muhatabımız Ekrem İmamoğlu..
Rahmetli Hasan Karakaya ağabeyin, bir Beylikdüzü sakini olarak, İmamoğlu hakkında bildiklerini yazdığında..
Ekrem İmamoğlu, elinde çikolata ile Akit’e koşup gelmişti..
“Çikolata yerine, bize iddiaların doğruluğu-yanlışlığı bilgisi ile gelseydin” diye terslenince, kindarlığa soyunan..
Sonrasında dava üstüne dava açan..
Açtığı 7 davadan 6’sını kaybeden..
Kazandığı tek davanın sarhoşluğu ile.. 6 davayı kaybettiği için ödemesi gereken yargılama masrafları kendisinden istenmediği halde..
“Bizim derdimiz para değil. Bizim derdimiz doğru haber..” mantığı ile.. Almamız gereken yargılama masraflarını kendisinden almadığımız halde..
O, 7’de bir nisbetinde kazandığı tek davanın manevi tazminatını, hemen icraya koyup, sonrasında da Akit’e hacze geldi..
30 yıllık gazetecilik, 38 yıllık hukukçuluk hayatımda, çok icralar gördüm,
Ama bir ulusal kanalın, hem de maddi alacak davası değil, manevi tazminat alacağı sebebi ile, hacizle karşılaştığını görmedim.. Haber yazılımında kullanılan bilgisayarlarının yediemine götürüldüğünü ise ne gördüm, ne de işittim..
Bunların hepsine imza atan Ekrem İmamoğlu, “yapılacak çok işimiz var” diyerek seçildiği İstanbul’dan binlerce kilometre uzakta, şimdi Van’da seçim konuşmaları yapıyor..
İstanbul’da ise, ulusal medya kuruluşunun merkezi yanıyor..
Ne “ziyaret” var. Ne “geçmiş olsun” var..
İtfaiye ile ne ilgisi var ise, bir emekli albay, CHP kontenjanından İtfaiye müdürlüğü koltuğuna oturtulmuş..
Belediye başkanının kendisi de, “Apo’ya özgürlük” sloganları eşliğinde, Van’da miting konuşması yapıyor..
Oysa hatırlayın, 2021 yaz aylarındaki orman yangınlarında, “THK uçakları aktif olsaydı, bu kadar büyük alan yanmazdı” diyerek şov yaptılar…
Türk Hava Kurumu’nun eskimiş, bakımsız uçaklarını, tekrar uçuracağı iddiası ile şovunu yapmıştı.
“Bize üç ay süre verin, THK uçaklarını uçururuz” demişti..
3 ay geçti..
6 ay geçti. 1 yıl geçti.. 1 yıl 3 ay geçti..
Geçti, geçti..
THK uçaklarını uçuramadığı gibi, bırakın orman yangınlarında görev üstlenmeyi, kendi ilindeki bir medya grubunun merkez binasındaki yangını bile söndüremedi..
Sadece söndüremediğini söylemek yetersiz..
Yangının büyümesini seyretti.
Şehrin göbeğindeki yangını 3 günde ancak söndürebilen veya “yanacaklar yansın, yangın kendi kendisine sönsün” diye bakan Ekrem İmamoğlu, dün Van’da halka hitap ederken, elindeki kâğıtlara bakarak şunları söylemiş: “Van’ın bütün sorunlarını biliyoruz.”
“İstanbul’un sorunlarını bilmeyen, Ekrem, Van’ın sorunlarını nereden bilecek” diyerek, kendisini izlerken.
“Bütün sorunlarını çözeceğiz hemen seçimden sonra size söz” derken..
İstanbul’da yaptığı vaadleri, seçim sonrasında nasıl unuttuğunu bilmeyen Vanlıların gözlerini boyamak için, tekrar kağıda bakıp, şöyle devam etmiş:
“Van-Diyarbakır hızlı tren projesini çok önemsiyorum.”
Başakşehir Çam Sakura Şehir Hastanesinin, binlerce tedavi gören insanın yararlanacağı, başlamış metro hattını yapıp-bitiremeyen adam, şimdi Van’a hızlı tren yapmaktan bahsediyor..
Sonra tekrar kağıda bakıyor..
“Van’daki ulaşım sorununu hızla çözüp..” diyor..
İstanbul’daki AK Parti döneminde büyük oranda çözülmüş ulaşım sorununu, yeniden nasıl hortlattığını bilmeyen Vanlılar da öylece dinlerken, Ekrem şovuna devam etmiş..
Gel Ekrem bey, gel İstanbul’a.
Da bize hesap ver:
“Liyakat sahibi kimi yaptın, İtfaiyeye müdür?”
Akit’teki yangın nasıl kontrol edilemedi..
İtfaiyedeki kaç araç, muayenesi yapılamadığı için depoda bekliyor?
Gel ve hesap ver..







