--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Seçim ve sınav

Ali Akben
Ali Akben
24

Değerli okurlarım seçim ve sınav bu iki kavramı çok önemsediğimi makalelerimi takip edenler bilir. Seçim yapmak vatandaşa, içerden dışardan müdahalelere karşı birlik ve bütünlüğümüze göz dikenlerin gözünü oymak için legal bir fırsat verir.

Sınav ise, devletimizin ihtiyaç duyduğu kadrolara alınacak vatandaşlarımızın yerleştirilmesinde bir ölçü olup kurumların arpalık olmasını engellemede önemli bir ayıraç olduğu için sağlıklı bir sistem için bu iki kavramı önemserim. Liyakat elbette çok önemli ancak tek tercih sebebi olmamalı.

Son birkaç seçim hariç daha önceki yerel ve genel seçimlerde vatandaş tercihleri ile ülkemizi ileriye doğru götürecek kadroları seçerken büyük oranda isabet ettirmiş ve Erdoğan’ı tercih ederken seçim rüşvetini bir ölçü olarak kullanmamıştı. Daha doğrusu popülist politikalara geçit vermemiş ve acı reçeteleri yutarak ve vatandaşa yutturarak doğrusunu yapmıştı.

Muhalefet patileri her seçimde vatandaştan boyunun ölçüsünü alınca muktedir olmak için iğrenç bir tercih olarak rüşvetle seçim kazanma hayalleri kurdu ve eski Türkiye’den alışık olduğumuz hastalıkla vatandaşları bir kez daha yüzleştirdi.

Özellikle son yıllarda içerden ve dışardan ekonomik saldırılar ve sosyal dokumuz üzerinden oynanan oyunlarla zaman zaman sarsılmalar yaşasak da çok şükür devletimizin yerinde ve zamanında müdahaleleri ile ciddi bir travma yaşamadan bu günlere gelindi.

Son birkaç seçim sürecinde, yaşanan ekonomik sıkıntılardan kaynaklı sorunlar üzerinden özellikle seçim kazanma şansı olmayan muhalefetin yaptığı hesapsız kitapsız vaatler ve hükumet edenlerin de bu vaatler karşısında seçim ekonomisi tercihini kullanması vatandaşın geçmiş rüşvet alışkanlığını depreştirince olanlar oldu.

Demirel-Ecevit dönemi seçimlerinde yapılan düellolara benzer çıkışlarla ben daha fazlasını veririm çıkmazına doğru ülkemiz bir savrulmanın eşiğinde.

Kanaat fakiri kesimlerin doymak bilmez duruşuna muhalefet ve hükumet aynı anda benden daha fazlası gibi bir duruş sergileyince, bugün ekonomimiz bir türlü belini doğrultmuyor ve böyle giderse yakın gelecekte toparlayacak gibi de değil.

EYT ve benzer örnekler hiç yaşanmasa diyeceğim ama maalesef yaşadık. Sosyal yardım adı altında devletin yaptığı fedakârlıklara elbette diyeceğim bir şey yok ama 38 yaşında emeklilik dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur ve olamamalı da.

İki çalışanın bir emekliyi beslemesine dünyada hiçbir devlet dayanamaz. On bir ilimizi yıkan depremin yaralarını sarmak, hastanelerimizi beş yıldızlı oteller kalitesine yükseltmek ve on altı milyon emekliyi maddi anlamda mutlu etmek gerçekten zor.

Muhalefet sırtında küfe taşımadığı için bol keseden atıp tutmaya devam edecek ama hükumet edenlerin ağzından çıkan her bir vaadi gerçekleştirmek gibi bir zorunluluğu var.

Yerel seçimler yaklaştıkça kesenin ağzını sonuna kadar açan İBB yönetiminin 5 yıllık yerel iktidarda vaat ettiği yüzlerce proje içerinde yaptıklarına bir göz attığımızda aslında demek istediğim daha iyi anlaşılır.

Martın sonu bahar sloganı ile İstanbul da iktidar olan İBB’nin elle tutulur gözle görülür büyük puntolarla yaptığı reklamalar dışında yaptığı ciddi bir icraatının olmadığını görenler görüyor. Körler sağırlar birbirlerini ağırlayarak oluşturulan yalan ve algı balonu çoktan patladı.

Malum zihniyete mensup kesim için hizmetin bir önemi yok. Bu kesim için önemli olan kriter belli. Bu amaç uğruna ‘gerekirse bok içinde yaşarız’ diyen geniş bir kesimin de olduğunu sosyal medya mecralarında görüyoruz.

Kimisi, ‘bok içinde yaşarız’ ilericiliği içinde ama aynı güruhtan başka duyumlar da yok değil. ‘Tuvalet terliğine oy vereceğim’ diyenden tutun da ahırdaki eşeğe oy veririme kadar bir savrulmanın garabetlerini sosyal medyada devamlı görüyoruz.

İBB başkanının 5 yılda yaptıklarına objektif bir gözle bakanlar acı gerçeği fark edecekler ama bok içinde yaşamaya kadar işi götürenlerden, ne acı gerçeklerle ne de yaşanılanlarla ilgili bir duruş beklemek safdillik olur.

Başa baret geçirerek kendini metro yapma şampiyonu ilan etmenin ve İstanbul ana arterlerinde dev posterlerle boy göstermenin karşılığının bir hiç olduğu seçimler yapıldığı gün anlaşılacak amma iş işten çoktan geçmiş olacak.

İstanbul 5 yıl içinde nelerini kaybettiğini gördüğü acı tablo ile anlayacak anlamasına da çekilen çileler vatandaşın yanına kâr kalacak maalesef.

Kifayetsiz muhteris bir kişilikten, hizmet beklentisi içinde olmak elbette safdillik ama aklını kiraya veren ve umudunu yapay zekaya bağlayan azımsanmayacak kadar büyük bir kesim var ve yalan söylemem derken bile yalan söylendiğini görmesine rağmen üç maymun oluyor ve görme duyma ve akletme yetisini kullanma becerisini kaybedebiliyor.

Yalanla beslenen bu kesime gerçekleri anlatmanın deveye hendek atlatmaktan daha zor olduğunu yaşadıkları ile bilen bir vatandaş olarak umudumun az olduğunu itiraf etmeliyim.

Her türlü bel altı vuruşa, yalana dolana rağmen seçim sürecinin barış ve kardeşlik havasında geçmesi samimi dileğim.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla. 

 

Yorumlar

(24)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Adnan KIRMACI

20 Şubat 2024 20:04

Vatan yönetimini insanlar cebine giren paraya göre değerlendiriyorlar 70 li yıllarda emekli 3 ayda alırdı banka önünde geceden kuyruk oluşturdu banka görevlisi 9 dagelir bugün ödeme yok der kuyruğu dağıtırdı emekli maaşı asgari ücret in 3 de biri olurdu 1 mahallede 2 araba olurdu vesselam o zamn kimsenin sesi çıkmazdı şimdi emekli maaşı 10 000 TL seçim malzemesi bizim ejdad bu vatanı parayla değil kanla canla kurdu insanın canından kıymetli nesi var şimdi insanlara parayı ver herşey ini al malesef

Bir okusan

18 Şubat 2024 20:44

Allah için söyleyin, algı yapmayan ( ki algı yalanın ve kandırmanın diğer adıdır) kaç parti, medya var, mesela bir Prof çıkıyor iktidarı korumak için madenlerden çıkan altın Türkiye içi bankalara satılmak zorundadır diyor, tövbe estafullah, altını dolara çevirip parasını götürüyor, değişen ne, bu konuşma dürüstlükmü algı yani kandırmaca değilmi

Nuh

18 Şubat 2024 16:22

İnsanın sınavı ve seçimi hak ve batıl hangisini tercih edeceğidir. Müslüman akıllı ve ferasetli olmalı hak ile batılı ayırdetmelidir. Aldanmamalıdır.

Vahap Kalyoncu

18 Şubat 2024 15:24

Sayin yazar yapılan hataları örtmeye çalışmak hakkaniyetli bir şeymidir yıllardır bu partı ve ideoloji için çırpındık durduk ve bu günlere geldik ben hiç iyi bir şeyler olmadı demiyorumki hemde çok oldu güzel işler ama bizim kaldıramadığımız ve gücümüze giden 10 bin tl emeklı maaşı olan Ak partinin kemik omurgası sayılacak 3 milyonluk bir kesimin neden yok sayıldığıdır bizi kahreden budur yoksa biz de biliyoryz dünyada,avrupada ve bölgemizde kriz var hemde çok derin ama bizim ülkemizdeki krizin faturası 10 bin tl alan garibana çıkıyor bunun affedilebilir bir yanı varmıdır.

Okur

18 Şubat 2024 23:34

Mesele vatansa gerisi ttferruat.Vahap bey sözcülüğünü yaptığınız kesimin bir elimyağda bir eli balda. Tabiki ekonomik zorluklar içinde yaşayan çok sayıda yurttaş var. Bu ülkede devlet maaşları ödemek için gecelik faizlerin yüzde binlerde olduğu günlere tekrar dönmemek için bu zor günleri birlikte aşmak için el ele vermeliyiz.

Savcı

18 Şubat 2024 14:23

Devletin emekliye verdiği maaş sanki lütuf gibi addediliyor. 32 yıl çalıstım devlete. Benden kesilen tutarı devlet değerlendirseydi. Bu gün muhtaç duruma düsmezdik .

İbrahim

18 Şubat 2024 13:31

Emekliye seçime kadar seyyanen zam verilmesin gör o zaman seçimi kim kazanıyor emekliler birkaç aklı evvel ler hariç laflara karnı tok

Okur

18 Şubat 2024 13:01

Hay ağzına kalemine ve gönlüne sağlık yazar ağabey sen çok yaşa.

Sakat belediyecilik

18 Şubat 2024 12:40

İstanbul için iki adayında belediyecilik dışında vaadetmedikleri şey kalmadı. İhanete devam diyorlar. Kimse demiyorki bu şehir(şehirliği kaldıysa) bu kalabalığı kaldırmıyor!

Nuh

18 Şubat 2024 16:24

Ne oldu istanbula vize konulması ve inşaat yasağı???

Mechul

18 Şubat 2024 10:25

Ne demek iki çalısan bir emekliyi besliyor. 32 yıl devlette çalıstım prim oranı yüksekti. Emekli sandıgının iştirakleri vardı iyi yönetilseydi. Yani iyi yönetilmemenin hesabını emeklimi verecek. Ülkenin neselesi ekonomi ve emekli. Oy benim vicdan meselem

Nuh

18 Şubat 2024 16:27

Emekli maşı çalışandan kesilen sgk katkısı ile ödeniyor başka kaynak bütçeden sübvanse edilir. O da hazineyi bitirir. 40-50 yaşında emekli olursan kimin maaşından kesenek yapılacak?

Mechul

18 Şubat 2024 20:14

Nuh bey analttıgınız konuyu biliyorum . Calısanın primi ile emekli maasını ödemek kolaycılıktır. Ayrıca ben altmıs yasında emekli oldum. Erken yaşta emekli edilenlere gelince siyasi iktidarların sorunu . Emekli sandıgı iştirakleri vardı ne oldu . Bu memlekette prim yatırmadan emekli olanlar var, yazacak çok konu var lakin

Adamın biri

18 Şubat 2024 10:02

Her iki çalışan, bir emekliyi besliyor demişsiniz. Diğer beslediklerinden bahsetmemişsiniz sayın yazar. Bunları sen de iyi biliyorsun, ama; her doğru , her yerde söylenmiyor değil mi?

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle