Fuhuşlu Uyuşturuculu siyasi(!) davalar
Fuhuşlu Uyuşturuculu siyasi(!) davalar
Ali Akben
Değerli okurlarım, yolsuzluk ve hırsızlık soruşturmaları ile başlayan temiz eller operasyonu faili meçhul dosyaların yeniden açılmasına kadar ilerletilip ucu nereye kadar giderse gitsin mottosu ile açıldıkça içinden çıkan cüruflar insan denen eşrefin esfele doğru hızlı savrulmasının adeta turnusolü oldu
Her gün yenisi eklenen binlerce sayfa dolusu iddiaları okurken insan fendinin nerelere kadar savrulabileceğini hatta esfelesafilin çukuruna düşmenin bile çok kolay olduğunu aklıselimi dumura uğramamışlara hatırlatıyor.
İnsanoğlunun para ve makam ile imtihanın zorluğundan daha büyük bir zorluk sapkınlık karşısındaki duruşu.
Özellikle ABD kaynaklı Epstein sapkınlıklarının beterini ülkemiz içinde sûreti insanların yapıyor olmaları ve bu rezaletlerin tuzağına düşürülmüş körpe yavruları hatırladıkça bir hoş olmamak mümkün değil.
Böylesi hayal bile edilemeyecek rezil gerçekler karşısında anlı şanlı duayen ve usta lakaplı gazetecilerimiz sus pus.
Adeta tut yemiş bülbül olmuşlar ve tüm yaşanılan bu rezaletlere alık alık bakıyorlar.
Bu güruh birçok belediyemizde bıtırak gibi çoğalan çoğu isbatlanmış yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık ve uyuşturucu davaları karşısında hala üç maymun oyunu ile milletin kafasını karıştırmaya devam ediyor.
Özellikle İBB başta olmak üzere bazı belediyelerde yolsuzluk yapıldığı ihbarları ile başlayan süreci siyasallaştıran kesimden çıkan aykırı sesler zıvanadan çıktı.
Duruşmalar canlı yayınlansın ve sade İstanbul değil, tüm ülke insanı ne mal olduğunun canlı şahidi olsun diyenler içinde bende varım.
Böyle bir imkân olsa kendisi de biliyor ki çok rezil olacak ama buna rağmen her duruşmada diline pelesenk olmuş ve canlı yayın da canlı yayın diyor.
Amaç ne olabilir?
Akla ilk gelen kaos ve kargaşaya zemin hazırlamak, kitleleri harekete geçirmek. Malum güruh bu aymazlığı zaten fazlasıyla yapıyor.
İddianame yok diyenlerin binlerce sayfadan oluşan iddialar karşısında ellerini başlarına koyup düşünmeleri gerekirken ciddi iddialar karşısında seçtikleri yol aklıselimi kullanmak yerine sürü psikolojisi ile hareket etmek oluyor.
1993 İSKİ yolsuzluk skandalında o günün onurlu insanları yargılama sürecinde böyle savrulmamış ve hatta CHP’yi de cezalandırmıştı.
Bir hırsız ve arsızı aralarında barındırdığı için uzun yıllar partilerine de küsmüştü.
Temiz ellerin operasyonun ucunun uzandığı yerlerde açılması cesaret isteyen faili meçhuller yanında FETÖ dosyaları, faili meçhul cinayetler, eski bakanlar hatta başbakanlar var.
Kelime anlamı noksan olan insanın nisyanı, dini ve evrensel bir gerçeklik. Bundan dolayı da hatasız kul olmaz der Orhan baba şarkılarında.
Devletimiz eteklerine kadar bulaşmış olan bu pisliklerden temizlenecek. Adalet geç de olsa tecelli edecek ve suçlular cezasını çekecek.
Hiç tasvip etmediğim bir durumla ilgili düşüncelerimi paylaşarak makalemi sonlandıracağım.
Ülkemizin farklı bölgelerinde İslami hassasiyeti olan bazı kurumlarda hatalı insanların yediği herzelerle ilgili nahoş olaylar olduğunda, mal bulmuş mağribici gibi saldıran ve pireyi deve yapan kendini araştırmacı gazeteci olarak pazarlayanların bu hassasiyetlerinin yolsuzluk ve hırsızlık operasyonlarında da aynı hızda olmasını temenni ediyorum.
Bu haftalık da bu kadar.