Millet şâhid
Millet şâhid
Ali Akben
Adamın yalanı su gibi içtiğine, laf ebeliğine, alavre dalavere cambaza bak tarzı aldatıcılığına ve her şeyden önce de icraatsız icraatlarına sadece İstanbul halkı değil millet şahid.
Hatta sadece millet değil kendi küçük çocuğu da şahid. Çünkü bir aile kahvaltısında atıp tutan babasına yalan söyleme baba derken tüm aile ona doğru bakıp doğruyu söylemek zorunda kalmıştı.
Sabık başkanı İstanbul halkı hizmet için seçti ama Dimyata giderken evdeki bulgurdan da oldu. Seçtiğine ve seçeceğine de pişman oldu.
Seçildiği günden bugüne yeşile bürünmüş İstanbul grileşti, Haliç yeniden koku üretmeye, toplu taşıma ve alt yapılar ise vatandaşı çileden çıkarmaya artan hızla devam ediyor.
İstanbul halkının parasını çarçur edip kendi kirli emeli için kullanmak yetmezmiş gibi Karun gibi zenginleşmek için her türlü yolu mübah gören adam yediği herzeler için hesap sorulduğunda kırk dereden su getiriyor.
Açık gizli tanıkların beyanlarına karşı savunma yapması istenirken mahkeme heyetini yargılamaya kalkacak kadar da patavatsızlaşıyor.
Mahkeme heyeti önünde, çapraz sorgulamada tanıkların iddialarına karşı savunma yapması istenirken milletimizi şahid tutup her şeyi bu kitapta yazdım diyerek, mahkeme heyetine yazdığı düzmece kitap ile cevap vermek istiyor.
Ülke tarihinde belki bir ilk. Kitapla savunma. Mahkeme heyeti bu garabete olumsuz cevap verince de savunma hakkım elimden alındı diyerek vatandaşı sokağa isyana çağırma da başka bir savrulma.
Savunma hakkı benim bildiğim kadarıyla kitapla defterle olmaz. İsnad edilen suçlamalara karşı belgeleri ile yapılır. Suç sabit görülürse nezaketen ya susulur ya da yalan dolan konuşarak rezil rüsvay olunur.
Adam rezil olmayı seçiyor ve birde üstelik TRT’de canlı yayınlansın diyerek zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışıyor.
Nankörlere ve körlere söyleyecek sözüm yok. Aklı selim ile düşünenler zaten olan bitenin canlı şahidi.
Adam ve paralı beslemeleri durumdan vazife çıkarmaya devam ededursunlar ama bu kadar açık seçik hırsızlık ve yolsuzluğun bedelini hakkedenler hakkettikleri cezaları çekmeli ki, başkalarına kötü örnek olmasın.
Yalan söylemem derken bile yalan söyleyen adam, bir metre metro yaptı ama yurttaşlara yüz hatta bin katı ile sattı, yeşile bürünmüş İstanbul’u çölleştirdi, İBB’yi rüşvet çarkının dişlileri olarak kullandı, işlediği cürümlerin hesabını vermek yerine ipe un serip demogoji ve laf cambazlığı yaparak yediği herzeleri gizlemeye çalıştı ama mızrak çuvala sığmaz olunca olanlar oldu ve tekebbürlü adam kodesi bu sebeplerden boyladı.
‘Beni tutuklayacak hakimin alnını karışlarım’ diyecek kadar özgüven hastalığının pençesine düşmüş narsist kişilikli bu adam; laf ebesi, çapsız, kifayetsiz ve muhteris sıfatlarına da hâiz.
Duruşmaların başladığı ilk günlerde öyle bir savruldu öyle bir savruldu ki işlediği cürümler nedeni ile yargılanırken bile ben sizi yargılamaya geldim diyerek öttükce öttü, paralı askerleri troll ve beslemeleri ile vatandaşın kafasını bulandırmayı sürdürdü, kısmen de olsa başarılı oldu.
Sık hatırlayıp tekrarladığım bir cümle var.
“Gerçekler açığa çıkıncaya kadar yalan arşı dolaşsa da doğru karşısında mağlup olur ve sahibini rezil eder.
Gerçeklerin yüzüne savrulması karşısında bir nebze de olsa aklını başına alsa ve düşünse iyi olacak ama milleti şahid tutarak aklanmak mümkün değil.
Her şey ayan beyan ortada.
Rüşvetin belgesi olmaz algısınıda alaşağı eden bu yolsuzun aldığı rüşvetlerin belgesi içinde
Villalar, daireler, altınlar ve deste deste paralar milyon milyon dolarlar var.
Bu belgeli rüşvetlerin aysbergin görünen yüzü olduğunu düşünüyorum. Görünmeyen yüzünün onlarca hatta yüzlerce kat olduğuna da inanıyorum.
Troll ordusu, paralı asker ve beslemelerin atıp tuttuğuna bakarak ülkemizin birlik ve beraberliği için tehlike arz eden bu adamın aklanacağını sananlardan değilim.
Eski Türkiye özlemcileri metal yorgunu iktidarın hatalarını katmerleyerek bir yere varacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar.
Devlet idaresi ciddiyet ister, liyakat ister. Bu güruhta bunların hiçbirinin olmadığını gören bir halkımız var.
Onlar makarnacı demeye, koyun demeye, göbeğini kaşıyan adam demeye hatta cahil cühela demeye devam ededursun millet bu güruhun canına bir kez daha okuyacak ve hanyayı konyayı gösterecek.
Bu haftalık da bu kadar