Zulüm rejimlerinin Libya’daki savaşı

02 Mayıs 2019 Perşembe

Arap dünyasındaki dikta rejimlerinin Libya’daki fitne hareketi General Halife Hafter örgütüne destek vererek başlattıkları savaş devam ediyor. Tunus’un eski cumhurbaşkanı Munsif El-Merzuki, Trablus çevresinde Libya devrimiyle, Arap dünyasındaki dikta rejimlerinin savaştığını dile getirdi. Bu çok yerinde bir tespitti. 

Başta Suudi Arabistan, BAE ve Mısır’daki Sisi diktatörlüğü olmak üzere Arap dünyasındaki dikta rejimleri Hafter’in Trablus’ta hakimiyeti ele geçirmesi ve Libya’da Sisi diktatörlüğüne benzer bir rejimi hakim kılması için uzun süreden beri savaş veriyorlar. 

Ulusal Muvafakat Hükümeti (UMH) tarafından yapılan açıklamada Trablus’a yönelik hava saldırılarını sadece Hafter’in uçaklarının değil muhtelif Arap rejimlerine bağlı uçakların da gerçekleştirdiğini dile getirdi. Anlaşıldığı kadarıyla Arap dünyasındaki dikta rejimleri sadece Hafter’e saldırılarda kullanması için savaş uçakları temin etmekle yetinmiyor kendileri de askeri uçaklarıyla bilfiil cephede savaşıyor, saldırılarda bulunuyorlar. Yani Yemen’de açıktan koalisyon oluşturarak savaşan, katliamlar yapan dikta rejimleri Libya’da da gizli bir koalisyon oluşturmuş durumdalar ve Hafter’in Trablus’u ele geçirmesi için bilfiil savaşıyorlar. 

Fitne hareketinin lideri Hafter’e destek verenler sadece Arap dünyasındaki dikta rejimleri değil. Başta Fransa olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri ve Rusya da askeri ya da siyasi yönden destek veriyor. Diplomat pasaportu taşıyan Fransalı bazı silahlı elemanlar Libya’dan Tunus tarafına geçmelerinden sonra bu ülkede yakalanmıştı. Fransa daha sonra bunların kendisinin Libya’daki diplomatik temsilciliklerini korumak amacıyla görevlendirilmiş elemanları olduğunu iddia etti. Ancak daha sonra bu kişilerin gerçekte Hafter güçlerine destek vermek amacıyla Libya’ya geçmiş olabilecekleri hakkında önemli şüpheler olduğu dile getirildi. Anlaşıldığı kadarıyla Fransa eğer ki bugünlerde kendi içindeki karışıklıklarla uğraşmak zorunda olmasaydı belki Libya’da Hafter örgütüne destek vermek amacıyla daha aktif bir şekilde rol alacaktı. Görünüşte ise Fransa, Libya içindeki çatışmanın sona erdirilmesi ve uzlaşma sağlanması için arabuluculuk yaptığı iddiasında bulunuyordu. 

Her ne kadar tavrını çok belirgin bir şekilde ortaya koymaktan şimdilik çekiniyorsa da ABD de Hafter örgütüne örtülü bir şekilde destek veriyor. 

Bütün bunlar küresel emperyalizmin Libya’da Hafter fitnesine destek verdiğini ve onun hakimiyeti ele geçirmesi için savaştığını gözler önüne seriyor. 

Hafter örgütünün militanları büyük ölçüde eski Kaddafi rejiminin kalıntılarından ve muhtelif Afrika ülkelerinden toplanan paralı militanlardan oluşuyor. Bunların maaşlarını vermek için maddi desteği ise Suudi Arabistan ve BAE’nin yaptığı çok kesin olarak biliniyor. Eğer ki bu para desteği son bulsa Hafter’in hesabına savaşan paralı militanlar da dağılır. Mısır’daki Baltacı fitnesinin devam ettirilmesi için karışıklık çıkarmaları istenen sokak milislerinin paraları da onlar tarafından temin edilmişti ve Sisi’nin darbesinin şartları bu şekilde oluşturulmuştu. 

Ancak paranın hatırına savaşan militanlar göğüs göğüse çarpışmalarda çok başarılı değiller. Çünkü paranın hatırına hayatlarını feda etmeyi göze alamıyorlar. O yüzden Hafter’in paralı militanları cephede özellikle yakın mesafe çarpışmalarında çok başarılı değiller. Ama sıkıştıkları zaman sivil hedefleri vurarak silahsız kalabalıkların mağdur edilmesine neden oluyorlar. Bunun yanı sıra yukarıda da zikrettiğimiz şekilde dikta rejimlerinin sunduğu hava desteği siviller arasında can kaybının ve maddi tahribatın artmasına neden oluyor. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • EDIRNELIEDIRNELI1 ay önce
    LIBYA YEMEN AFGANISTAN SOMALI SIRIYE IRAK GIBI ULKELERE HUZUR BARIS REFAH GELMEZ.CUNKU BU ULKELER VE ORTADOGU ULKELERI KABILE ASIRET FEODAL YAPILAR ERKILI VE KURUCU IRAFE DEMOKRASI YOK.HERKES KWNDI BOLGESININ KANUNUNU YADIYOR KENDINI KORUYOR.BIZ BU BATAKLIKTAN IYIKI KURTULMUSUZ
  • Ekrem KayraEkrem Kayra1 ay önce
    İhtilal ile iktidara gelenlerin ülkesinde problem çıkınca itirazlar oluyor. Sonra da iç ve dış güçleri suçluyorlar. Oysa, onlar da sizin yaptığınızı yapıyorlar. Başta adil olsaydınız, sonu böyle olmazdı...
  • Vehbi KaraVehbi Kara1 ay önce
    General Hafter in kalesi Tobruk ta 20 gün kaldım. Ortada bir devlet otoritesi yok. Trablus taki çatışmalar sürerken Tobruk ta da her akşam silah sesleri duyuluyor. Gerçi çatışma için değil sahanın güçlüsü benim anlamında bu silah atışları. Ticaret Tobruk ta neredeyse durmuş gibi. Libya nın bu çok önemli limanında bizden başka gemi yoktu. Liman işçileri dahi belinde tabanca ile dolaşıyor. Onlarca defa geldiğim Libya yı hiç bu kadar kötü görmemiştim. Buna mukabil özellikle Ulusal Mutabakat Hükümetinin kalesi olan Misurata da durum çok farklı. Kaddafi ye direndikleri için çok kayıp verdiğini söyleyen Misurata lılar büyük bir özgüven içinde. Şehirde düzen ve emniyet çok iyi. Öyle ki Cuma namazını kılıp alışveriş yaptım. Türkleri seviyor çok yakınlık gösteriyorlar. Fakat Tobruk ta tam tersi. Diğer şehirler örneğin Melitta ve Mersa El Brega ki bunlar da Hafterin kontrolünde değil. Nispeten iyi. Fakat savaş halkı yıpratmış. Allah Libya lı kardeşlerimizw yardım etsin.
  • CAVCAVCAVCAV1 ay önce
    Libya gibi ortacag ulkelerini karistirmak bati icin cocuk oyuncagi cunku ulus devlet yapisi yok.asiretler ceteler feodal yapilar birbiriyle carpismaya musait.bize ulus devlet olma yolunda onemli mesafe aldiran m.kemale herzaman tesekkur etmeliyiz.yoksa ortadogudaki kabile devletleri gibi olurduk

Günün Özeti