Sudan’da ordunun müdahalesi

12 Nisan 2019 Cuma

Sudan’da, muhalefetin Ömer El-Beşir yönetimine karşı kitlesel eylemleri ve gösterileri organize etmeye başladığı dönemlerde ordunun üst düzey yetkilileri yönetime destek verdiklerini açık bir dille ifade etmişti. Geçtiğimiz Aralık ayında başlayan ve yönetimin sert tutumuna karşı devam eden, günden güne yaygınlaşan gösterilerin El-Beşir yönetimini istifaya zorlamak için yaptığı baskıların, onu kenara çekilmeye zorlayamamasında ordunun ve istihbaratın tutumunun önemli bir rolü olduğu tahmin ediliyordu. 

Cezayir’de ordunun Buteflika’yı istifaya zorlamasından sonra Hartum’da da göstericilerin eylemlerini askeriyenin önüne taşımaları dikkat çekti. Burada yaptıkları gösterilerde ordudan, halkın tutumundan yana tavır almasını ve El-Beşir’i istifaya zorlamasını istemeye başladılar. 

Emniyet teşkilatı askeriyenin önünde gerçekleştirilen gösterilere başlangıçta kısmen müdahale etti ve çıkan olaylarda on kişinin öldüğü haberlerde dile getirildi. Ama daha sonra emniyet teşkilatı tutumunu değiştirerek olaylara müdahale etmeme kararı aldı. Hatta ülkede demokratik bir geçişe ihtiyaç olduğunu vurgulayarak artık olaylara hiçbir şekilde müdahale etmeyeceğini bildirdi. Zaten ilk müdahaleler de askeriyenin önünde toplanan kalabalığın dağılmasını sağlayamamış bilakis tepkiler daha da şiddetlenerek gösterilere destek artmıştı. 

Ordu ise tavrını birden değiştirerek Cezayir ordusunun sergilediğine benzer bir tavır sergiledi. 11 Nisan Perşembe sabahı, göstericiler aleyhine değil yönetim aleyhine olaylara müdahale etti ve cumhurbaşkanı Ömer Hasan El-Beşir’i istifa etmeye zorladı. Ayrıca başkent Hartum’un önemli bazı noktalarına askeri araçlar yerleştirildi. Havaalanında hareket ordu mensupları tarafından kontrol altına alındı. Kalkışlar engellenmeye başlandı, inişler ise devam etti. 

İstihbarat teşkilatı da orduyla birlikte siyasi mekanizmaya müdahale ederek bazı önemli kişilerin gözaltına alınmasını sağladı. 

Ordunun bu müdahalesinin olayların artık kontrolden çıkma noktasına doğru ilerlemesi ve protesto eylemleri düzenleyen kesimin Ömer El-Beşir yönetiminin devamına razı olmama konusunda ısrarlı davranacağını görmesi sebebiyle olduğunu tahmin ediyoruz. Yani müdahalenin amacı El-Beşir’in istifa etmesi için ısrar eden göstericilerin ve onları organize eden siyasi muhalefetin yatıştırılması olabilir. 

Ordunun müdahalesinden sonra yapılan ilk resmi açıklamayı yine Ömer El-Beşir’in hükümetinde Savunma Bakanı olan Ivad bin Avf okudu. Açıklamada hükümetin görevden alındığını, anayasanın askıya alındığını, yönetimin başkanının yani Ömer El-Beşir’in gözaltına alınarak güvenli bir yerde gözetim altında tutulduğunu duyurdu. 

Açıklamada iki yıllık geçiş döneminin başlatıldığı ve üç aylığına da olağanüstü hal ilan edildiği, parlamentonun ve vilayet meclislerinin lağvedildiği, ülkenin yönetimi için askeri bir hükümet oluşturulduğu duyuruldu. 

Ordunun müdahalesinden sonra okunan ilk bildiride ayrıca hava sahasının, havaalanlarının ve diğer giriş noktalarının kapatıldığı bildirildi. 

Ama asıl önemli olan bundan sonraki süreçtir. 

Her şeyden önce ordunun müdahale etmesi suretiyle yönetimin istifaya zorlanması bir halk devrimi olarak nitelendirilemez. Her ne kadar ordu yetkilileri halkla karşı karşıya gelmeme konusunda itinalı davranacaklarını ortaya koymuş olsalar da ordunun darbesi sadece yönetime değil aynı zamanda toplumsal iradeye de bir darbe niteliği taşımaktadır. 

Ordunun bu müdahaleden sonra halkın iradesinin sorulması için zemin oluşturmaması ve dürüst seçimler yapılmasına imkan tanınması için gereken hazırlık çalışmalarını hızla yapmaması durumunda bir cunta yönetimine geçilmiş olacaktır. 

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ORHAN İNANORHAN İNAN1 ay önce
    DARBECİLER ADINA KONUŞAN GENERAL ABD TARAFINDAN KARA LİSTEYE ALINMIŞ BİRİ..TEMENNİMİZ MÜSLÜMAN VE FAKİR SUDAN HALKININ BÖLÜNÜP PARÇALANMADAN,KAN AKITMADAN ARZU ETTİĞİ YÖNETİME KAVUŞMASIDIR..ABD VE BATI İSLAM ÜLKELERİNDEN ELİNİ ÇEKER İSE ,UŞAKLARI SUUDLAR VE BAE DE ABD MAŞALIĞINI BIRAKIR İSE KISA SÜREDE MÜSLÜMANLAR BÜTÜN PROBLEMLERİNİ ÇÖZECEKLERDİR.ÇÜNKÜ,O İMAN ,O AHLAKİ SEVİYE VE O YETENEK ONLARDA FAZLASIYLA MEVCUT..ELİNİZE SAĞLIK.İSLAM ÜLKELERİNİ VE MESELELERİNİ YAZILARINIZA KONU EDİNMENİZ TAKDİR ETTİĞİM BİR DURUM..
  • AnlamakAnlamak1 ay önce
    Burada yazarın ne mesaj vermek istediğini anlamadım. Diktator, askeri darbe ile gelen ülkendinin yarısını kaybeden,Darfur’da müslümanlarA katliam yapan Al-Başır a haksızlıkmı oldu iması yapılıyor. Yerine gelecek olan yeni rejim kesinlikle El-Başir kadar zalim olamaz. Merak etme. Bu yazıyı Başir iktidarda iken yapsaydın biraz inandırıcı olurdun.
  • AlıAlı1 ay önce
    30 yıldır iktar olan bu zat ,eğer adil bir yönetim sergileseydihukukun üstünlüğünü sağlasaydı böyle mi olacaktı.
  • DenizDeniz1 ay önce
    Ömer El Beşir sanki halk hareketi ile mi geldi? O da bir darbe ile geldi ve diktatör oldular...Bazı yerlerde de halk hareketi ile gelenler oldu sonra diktatör oldular...Dünya böyle işte eden buluyor...O yüzden kimse demokrasiden ayrılmadan idare etmekten vaz geçmemelidir...Parlamenter sistem Orta Doğu, Asya ve Afrika için en iyi sistem yoksa başkanlar zamanla diktatör oluyorlar...İnşaallah bizim ki diktatör olmaz, biraz niyeti var gibi...
  • CanCan1 ay önce
    Besir darbe ile gelmis darbe ile gitmis. Halkina baski eden, iskence eden, öldüren bir zati desteklemekten elimize ne gecti? Türkiye de agirlayip halkina ettiklerine göz yumak islami bir deger olamaz. Halkin yaninda degil sirf üst tabakanin yaninda olmak akp nin dis politikasini iflasa sürüklüyor. Darisi maduro nin basina. Artik tek katar kaldi dost olarak ne büyük basari. Sifir sorun politikasindan simdi bütün ülkeler ile sorunlu bir duruma geldik.Bu da ekonomi sorunlarizi agirlastiriyor
  • Süleyman Sırrı DinçerSüleyman Sırrı Dinçer1 ay önce
    Yüce..Allah(cc)..müslümanların..müminlerin..yardımcısı..olsun.

Günün Özeti