--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Üretici tüccara boğdurulmasın

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ
43

Üretici tüccara boğdurulmasın

ABDULLAH ŞANLIDAĞ

Bir gazeteci olarak yıllardır sarımsak hasadı haberi yapmaktayım. Asıl görevimiz, hasadı haberleştirmekten ziyade, üreticinin dertlerini ve sorunlarını dinleyerek yetkililere ulaştırmaktır. Yazımızın konusu her ne kadar sarımsak olsa da, diğer ürünler için de aynı şeyler geçerlidir.

Narlı Ovası’nda Sarımsak Üreticisinin Pazarlama Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde yer alan Narlı Ovası, verimli toprakları ve uygun iklim koşulları sayesinde Türkiye’nin önemli sarımsak üretim merkezlerinden biri olma potansiyeline sahiptir. Özellikle Beşçeşme başta olmak üzere bölgedeki birçok mahallede çiftçiler uzun yıllardır sarımsak üretimi gerçekleştirmektedir. Ancak üretimdeki bu başarı, ekonomik kazanca aynı oranda yansımamaktadır. Bunun temel nedeni; üreticilerin örgütlenme, depolama, pazarlama ve kurumsallaşma alanlarında yaşadığı eksikliklerdir.

Tarım ekonomisi açısından değerlendirildiğinde, bir ürünün nihai tüketiciye ulaşıncaya kadar geçtiği tedarik zincirinde en yüksek katma değeri; genellikle depolama, paketleme ve pazarlama aşamalarını kontrol eden aktörler elde etmektedir. Narlı Ovası’nda da benzer bir durum yaşanmaktadır. Hasat döneminde sarımsağını nakit ihtiyacı nedeniyle satmak zorunda kalan üretici, tarla başında ürününü kilogram başına 30-40 TL gibi düşük fiyatlardan tüccara vermektedir. Buna karşılık aynı ürün, uygun depolama koşullarında muhafaza edilerek yıl içerisinde 100-150 TL arasında değişen fiyatlarla piyasaya sürülmektedir. Tüketici ise bu sarımsağı en az 200 liradan almaktadır.


Bu durum, üretici ile tüketici arasında ciddi bir gelir adaletsizliğine yol açmaktadır. Üretici yüksek girdi maliyetleri altında ezilirken, tüketici de ürünü pahalıya satın almak zorunda kalmaktadır. Özellikle mazot, gübre, zirai ilaç, sulama, işçilik ve enerji maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında, sarımsak üreticisinin kâr marjı her geçen yıl daralmaktadır. Böylece üretimin tüm riskini üstlenen çiftçi yeterli gelire ulaşamazken, aracılar ve tüccarlar daha yüksek kazanç elde etmektedir.

Sorunun temelinde, bölgedeki üreticilerin güçlü kooperatifler veya üretici birlikleri çatısı altında örgütlenememesi yatmaktadır. Dünyada ve Türkiye’nin başarılı tarım bölgelerinde görüldüğü üzere; üretici örgütleri, ortak depolama tesisleri ve soğuk hava depoları sayesinde ürünlerin piyasa koşullarına göre satılmasını sağlayarak çiftçinin gelirini artırmaktadır. Ayrıca markalaşma, coğrafi işaret çalışmaları, e-ticaret kanalları ve doğrudan tüketiciye satış modelleri de üreticinin pazarlık gücünü yükseltmektedir.

Narlı Ovası’nda kurulacak modern bir sarımsak üreticileri kooperatifi; ortak soğuk hava deposu, ürün işleme tesisi, paketleme ünitesi ve pazarlama ağı oluşturarak çiftçilerin tüccara bağımlılığını önemli ölçüde azaltabilir. Bunun yanında Tarım ve Orman Bakanlığı, kalkınma ajansları ve kırsal kalkınma destek programlarından yararlanılarak teknolojik altyapı yatırımları gerçekleştirilebilir.


Sonuç olarak Narlı Ovası’nda sarımsak üretiminin sürdürülebilirliği, yalnızca üretim miktarının artırılmasıyla değil, üreticinin pazardaki konumunun güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır. Çiftçinin alın terinin karşılığını alabilmesi için örgütlü üretim, modern depolama sistemleri ve etkin pazarlama stratejileri hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde üretici kazanmamaya, tüketici pahalı ürün almaya ve aradaki aracılar yüksek kâr elde etmeye devam edecektir. Tarımsal kalkınmanın temel şartı; üreticinin emeğinin ekonomik değere dönüşmesini sağlayacak yapısal reformların uygulanmasıdır. Bölgede görev yapan bir gazeteci olarak devletimden ricam, üreticiyi tüccara boğdurmamasıdır.

Bu noktada mesele tüccarın kazanması değil, üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının makul seviyelerde tutulmasıdır. Serbest piyasa ekonomisinde tüccar da elbette kazanacaktır; çünkü depolama, nakliye, finansman, pazarlama ve satış risklerini üstlenmektedir. Ancak üreticinin zarar ettiği, tüketicinin ise fahiş fiyatlarla ürün almak zorunda kaldığı bir sistem sürdürülebilir değildir.

Bu nedenle temel hedef tüccarı dışlamak değil, üretici ile tüccar arasındaki ticari ilişkinin daha adil hâle gelmesini sağlamaktır. Sarımsağı 30-40 liraya satan çiftçi maliyetlerini karşılayamazken, aynı ürünün birkaç ay sonra 150 liraya satılması, zincirdeki değer paylaşımının dengeli olmadığını göstermektedir. Oysa üretici makul bir gelir elde etmeli, tüccar yaptığı hizmetin karşılığını almalı ve tüketici de ürüne ulaşılabilir fiyatlarla erişebilmelidir.


Narlı Ovası’nda üretici birlikleri, kooperatifler ve ortak depolama tesisleri kurulabilirse çiftçi ürününü hasat döneminde mecburen elden çıkarmak zorunda kalmayacak, pazarlık gücü artacaktır. Böylece tüccar yine ticaretini yapacak ve kazanacak, ancak üreticinin emeği de değer bulacaktır. Tarımsal kalkınmanın sağlıklı modeli; üreticinin ezilmediği, tüccarın makul kâr elde ettiği ve tüketicinin de uygun fiyatlarla ürüne ulaştığı dengeli bir piyasa yapısının oluşturulmasıdır.

Kısacası talep edilen şey tüccarın kaybetmesi değil, üreticinin de hak ettiği payı almasıdır. Çiftçi kazanırsa üretim devam eder, tüccar kazanırsa ticaret sürer, tüketici kazanırsa gıda arzı güvence altına alınır. Tarımda gerçek başarı, bu üç kesimin de kazandığı bir sistem kurabilmektir.

Yorumlar

(43)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Emine Kurtul

11 Haziran 2026 16:07

Aslında fikir çok güzel bir fikir gerçekten de hem üretici kaza alsın hem Tüccar kazansın halk da fahiş fiyat olmadan ihtiyacını gidersin Bu konuda evet devlete çok yük biniyor ancak o kadar yapılacak şey var ki deprem şehrimizi altı üstü etti imar süreci çok zor bu kadar bina altyapı yani Şehrimize yapılacak o kadar çok iş var ki devlete ne diyelim inşallah şehir tam bir rayına oturursa yine faydalı çözümler bulacağından hiç kuşkum yok devletimizin

Laz Kaptan

9 Haziran 2026 11:20

Es selâm üstadım Yüreğine kalemine sağlık Umuyorum hükümet bu konuda gerekeni yapar

Ömer

8 Haziran 2026 14:41

Son derece olumlu buluyorum . Oradaki şartları bilmiyorum ama birlik kooperatif olmak , soğuk hava deposu kurmak zor olmasa gerekir . Dediğiniz gibi hem üretici kazanır hem satıcı hemde halk daha ucuza alır . Maalesef tüccar malı öldürüp alıyor bunu marifet zannediyor. Diğer ürünlerde de aynı . Çiftçi borçlarını ödemek için mecbur ucuz zararına satıyor bu halk a yaramıyor ki . Bir avuç tüccar da demiyelim fırsatçıya yarıyor . Tarım Bakanlığı bölge müdürlükleri öncülük etmeli teşvik vermeli . Üretici kazanırsa millet kazanır devlet kazanır

Fuat Aşçı

8 Haziran 2026 13:03

Çiftçi ve üreticiyi de mi perişan eden CHP acaba

tabiki chp

8 Haziran 2026 16:09

yaz geldi ama Chp yüzünden karbuzu bile dilimle alıyoruz yine

Refik Acar

8 Haziran 2026 13:02

Tarım işçisi güzel üretim yapıyor ama destek yok. Aynı şekilde hayvancılık da öyle 49 yıllığına kiralanan meralar ve orman basmanı yitirmiş ormanlar, nedense hayvancılık yapanlara yasak

Recep Kolutek

8 Haziran 2026 13:00

AKP Anadolu'dan yükseleni sese kulak vermelidir şu anda çiftçi emekli ve dar gelirliler perişan durumlar bunların sesine kulak vermeden ve gereği yapılmadan seçime gidilirse hüsran olur bizden söylemesi

Memik Özkan

8 Haziran 2026 11:39

AK Parti hükümetinde üretici tüccara mağdur oluyorsa bir yerde adaletsizlik var demektir bunun tezel'den çözülmesi şarttır

İrfan Arık

8 Haziran 2026 11:38

Vallahi hem yazarın makalesini hem de yorumlar okudun çok hoşuma gitti maşallah Bizim milletimiz ariftir.. hastalığı iyi tespit etmiş şimdi çareyi bulmak devletimize aittir

necati burun

8 Haziran 2026 11:16

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin VE TARIM BAKANLIĞININ çiftçinin kara gün dostu olması gerekirken, TÜCCARA, SERBEST PİYASAYA BİR ŞEY YAPAMAMASI GARİP

AYDIN MALAY

8 Haziran 2026 11:14

Tarım sektöründe üreticinin tüccar karşısında yaşadığı temel sorunlar şunlardır:Maliyet Baskısı: Gübre, mazot ve ilaç gibi temel girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar, üreticiyi finansal olarak zorlamaktadır. Peki çare?

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle