--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Hortumcu gazeteci” dayanışması!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
95

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Karadenizliliği tuttu..

Nezaket falan düşünmedi..

“Karşımdaki bir gazeteci.. Türkiye’de de dördüncü kuvvet denilse de, birinci kuvvet medyadır. Ayağımı bu bilgilere göre uzatayım” demedi..

Sadece Saygı Öztürk’e değil..

Saygı Öztürk ile röportaj yapan, oturup sohbet eden çok AK Partili olduğu için onlara da bir uyarı olması amacıyla..

“İnsanlık görevimi yapıyorum: Saygı Öztürk’ün bu yazısı namussuzluktur. Bahar Hanım ahlaklı, faziletli bir kadındır. Ali Bey’e minnettarız, Trabzon turizmini ayağa kaldırdı. Bugünden sonra bu namus düşmanını (Saygı Öztürk’ü kastediyor) kim muhatap alırsa, gözümde aynı namussuzluğun ortağıdır, haysiyet celladıdır.”

Bu tartışmada, bakıyoruz, Saygı Öztürk’e sahip çıkanlara..

Sözcü gazetesinde Necati Doğru..

Kim bu soyadı Doğru, kendisi hortumcunun işçisi olan Necati?

Salbah gazetesi Dinç Bilgin’in elinde iken, Etibank’ın hortumlanmasına seyirci kalan, patronuna destek verip, yıllarca o bankanın soyulmasını seyreden Necati Doğru..

Doğruluk arayabilir misiniz, bu Necati’de?

Mümkün değil..

Başka kim sahip çıkıyor?

Yeniçağ gazetesinden Orhan Uğurluoğlu!

Bu kim?

Cem Uzan, İmarbank hortumu ile milleti soyarken, Star gazetesinde birinci sayfa manşetleri ile patronunu savunan sözde gazeteci..

Bu milletin sırtına, 15 milyar dolar yükleyen hortumcunun işçisi..

Diyeceksiniz ki..

“Necati Doğru’yu hatırlatıyorsun, Orhan Uğurluoğlu’nu söylüyorsun da, Saygı Öztürk’ün kendisi ne ki?”

Doğrusunuz..

Saygı Öztürk de, Cem Uzan’ın işçiliğini yapan, o hortumcu milleti soyarken hırsızlıklarını yazmayarak gazetecilik yaptığını iddia eden biri..

Bakmayın siz, Süleyman Soylu’ya cevap verirken, “40 yıldır namussuzluk yapmadım, bundan sonra da yapmam. Ben kalemimi satmam” dediğine..

İşte somut olay..

İşte somut çağrım..

Kalemini satmadı isen..

Çık göster bize..

Uzan ailesi İmarbank’ı hortumlarken.. 

Şimdi aynı gazetede yazarlık yapan Emin Çölaşan bile.. Cem Uzan’ın Motorola’sından başlayın.. Hazine bonosu sahtekarlığına kadar.. Bütün üçkağıtçılıklarını yazarken..

Sen Cem Uzan ve Uzan ailesinin aleyhine tek bir haber yapabildin mi?

Göster de, “Kalemini satmadığı”na kanaat getirelim..

Bırak aleyhine haber yapmayı..

Uzan ailesinin gazetesinde çalışarak.. Kendi isminle haber yaparak.. Birinci sayfadan haberlerini yayınlatarak..

Uzan ailesinin itibar kaybına uğramaması için didinmedin mi?

Saygı Öztürk’ün hortumcu patron sevdası bir tane ile sınırlı da değil.

Etibank’a el konulmadan kısa süre öncesine kadar, Dinç Bilgin’in Sabah’ında da çalışmıştı, Saygı Öztürk..

O yıllarda, Dinç Bilgin’in Etibank’ı hortumlaması ile ilgili tek bir haber yapmış mıydı? 

Hayır..

Kamu bankalarından aldığı kredilerle ilgili bir tane haber yapmış mıydı? 

Hayır.

Tam aksine, Dinç bilgin, bu adamları yüksek maaşla gazetesinde topluyor, bunlar da o hortumcu patrona hizmet etmekten kaçınmıyorlardı..

Saygı Öztürk’ün bir farklı özelliği daha vardır: Uyanıktır..

Yılmaz Özdil gibi.. Emin Çölaşan gibi.. Patronu kim ise, onun açıktan ve yüksek sesle sözcülüğünü de yapmaz.

Hangi gazeteye giderse gitsin, ilkesi şudur: “Hortumcu medya patronlarının aleyhine yazmak doğru değildir. Çünkü bir gün olur, o patrona işçilik yapma ihtimali oluşabilir. Bu şansı kaybetmemek için, herkes aleyhine haber yapılır. Ama medya partonları ne yaparlarsa yapsınlar, onların aleyhine haber yapılmaz.”

Dolayısı ile..

Hürriyet’ten Sabah’a, ordan Star’a, ordan Gözcü’ye, ordan tekrar Hürriyet’e, ordan da Sözcü’ye transfer olabilmiştir..

Tam da bu kapsamda olmak üzere..

Fetullah Gülen aleyhine yazdıklarını telafi etmek için..

Samanyoluhaber ekranlarına çıkıp, ordan o ekranın patronunun istediği şekilde konuşmayı da gerçekleştirmiş, kendisini Gülen düşmanı gösteren nadir gazetecilerden birisidir.

Şimdi bu Saygı Öztürk..

Sırf AK Parti düşmanlığını sergilemek için..

Bir kadın üzerinden yaptığı haberde...

O ismi, bir erkekle, o erkek evli olduğu halde dostluğunu geliştiren ve sonrasında evliliğe kadar gidecek bir ilişkiye imza atan kadın olarak takdim edebiliyor..

Karadenizli Soylu sert çıkınca da..

Televizyon ekranlarına çıkıp, ağlıyor..

Peki..

Saygı Öztürk’ün ahlaksız imalarda bulunduğu AK Partili kadının durumunu soran var mı?

“Eşi üzerinden şu makama geldi, bu makama geldi” diye suçlanan kişinin durumunu soran var mı?

Saygı Öztürk, masabaşında istediğini yazsın..

Yazarken de..

Patrona dokunmasın.. 

40 yıldır, hiçbir patronunun aleyhine tek satır bir şey yazmasın..

Patronlar namus abidesi oldukları için değil..

Patronlarının hemen hepsi, ya banka hortumcusu, ya vergi kaçakçısı olduğu halde, Saygı Öztürk, onlar hakkında tek satır kaleme alamasın..

Ama, kendisine göre gariban gördüğü kim var ise.

Doğru, yalan saydırsın..

Var mı öyle, üç kuruşa beş köfte..

Gelir, bir gün duvara toslarsın işte..

Sırtını dayadığın, ismini vermeyen üst düzey generaller de savunamaz seni..

Derinlerden sana haber uçuran hainler de savunamaz seni..

Biz tam da bunları yazarken.

Meral ablamız çıktı sahneye..

Hem de nasıl bir söylem ile?

İfade aynen şöyle: “Her gün bir arkadaşı kıyma makinesine atıyorlar.”

Kıyma makinesini nereden hatırlıyoruz?

1960 darbesi öncesinde, Adnan Menderes’e atılan iftiralardan..

Ne deniyordu o iftiralarda: “Üniversiteli gençler, Menderes tarafından öldürtülüyor. Sonra de cesetleri ortaya çıkmasın diye, kıyma makinesinden geçiriliyor.”.

1960’taki darbenin gerekçelerinden birisi de, buydu..

Darbeyi yaptılar..

Kıyma makinelerini buldular mı? 

Kıyma makinesinden geçirilen üniversiteli gençleri buldular mı?

Kaybolan bir tane üniversiteli genci ortaya çıkarabildiler mi?

Şimdi soru şu:

Meral abla, ne demek istedi?

“Ben gönüllü, darbe tahrikçisiyim. Bana güvenebilirsiniz. Sizin iftiralarınızı, topluma yayar, darbeye zemin hazırlama görevini hakkıyla ifa ederim” mi demek istedi?

 

Yorumlar

(95)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mümtazu

28 Haziran 2020 15:47

Ulanyobaz 

Mehmet ala geyigi

23 Haziran 2020 00:31

Mehmet ala geyik Siz ekmek yediğiniz yere ihanet eden ... . İt sahibine sadıktır ama siz ekmeğini yediğiniz bu memlekete ihanet ediyorsunuz hemde türkiye kabına pisliyorsunuz ...

Paraya gerek yok

22 Haziran 2020 19:28

Bunlar parasız da oynar.

Ak yandaş

22 Haziran 2020 17:12

Serdar togaç denen zat pensilvanya şarlatanı şimdide 1 sene sonrasınamı rendevu verdi. o ....... palyaço kardinal ancak senin gibi safları kandırır  

Tunç

22 Haziran 2020 15:37

Yüreğine ve kalemine sağlık Ali bey. Rabbim razı olsun. İyi ki varsın. Yoksa bu ahlaksızları,yardakçılarını,kokuşmuş, çürümüş siyasetçileri, sağ gösterip sol vuran sözde ülkücü meymenetsizleri nasıl tanıyacaktık. Ömrün uzun ve bereketli olsun.

Rıfat

22 Haziran 2020 13:09

Chpkk ve Fetönün kuçuları kemiksiz kalmışlar yine!..

S.C.

22 Haziran 2020 01:08

Bunlar icin bosa durustluk soslu buyuk yalancilar , iki yuz yuzlu sahtekarlar, satilik gazeteciler diye.Meral de feto ye calisiyor.Refah yol hukumetinde kimin destegi ile bakan olmustu.Tabiki fetonun Bunlarin o kadar cok yuzleri var ki saymaya değmez.Kisacasi bunlar yuzsuzler.Yuiiiiuuuiih .

Mesut

22 Haziran 2020 00:45

Mertürk senin hesabına göre yunan gibi bizide almanın satınalması emrinden çıkmamamız açlıktan ölmemiz gerekmez miydi ? Senin okudugun muhasebe okulu bayağı yüksek olmalı, kaç katlıydı okul ?. Diğer kurumların muhasebe hesabını telekom gibi yaparsan devletin 6 milyon memur 11 milyon emekli maaşını ödüyememesi lazım . Muhasebeci kenan . Kılıçtaroglundan muhasebe dersini iyi akmışsın aferim sana .

Mesut

22 Haziran 2020 00:37

Saygı öztürk iddiada bulunduğu kişiler hakkında belge delil şahiti varsa neden savcılığa şikayette bulunmuyorda medyayı baskı aracı fitne iftira aracı olarak kullanıyor . Dürüstlükten bahsedenler TC kuruldu kurulalı alt kademe amir memuru geç 1. 2 cumhurbaşkanı hariç diğerlerinin hangi dalaverelerle liyakatsiz oldukları halde o makama nasıl uturtuldukkarını hepimiz biliyoruz . Talimatla Kurulan hükümetlerin ,atanan başbakanların , bakanların vekillerin nasıl alınıp satıldığını hepimiz biliriz . Enson chp nin kazandığı büyükşehirlerde yüzlerce insanı nasıl işten çıkardığını liyakatı meçhul kendi adamlarını doldurduğunu görmedikmi ? Chp li eski adalet bakanı seyfi oktay 5 bin chp li ve pkk lı savcı hakim atadı ' tabiki kendi adamlarımı atayacağım ülkücü faşistlerimi alacağım " sözünü unutmadık say say bitmez DİNİME SÖVEN MÜSLÜMAN BARİ OLSA. Bana laf söyleyenler önce savundukkarı adamın ve zihniyetinin pisliklerini kepazeliklerini zulümlerini yolsuzluklarını darbeciliklerini temiz olmayan hayatlarını hangi ahlaka kitaba hangi dine sıgdırıyorlar bunu sorgulasınlar . Bana sivri dilli diyen biz insana insanca konuşuruz ite'de anladığı dilden hitap ederiz . Hiçbir ahlaksız , zalimin yalakası şakşakcısı , boğazına kadar pisliğe bulaşmışlar , ahlaktan ardan hayadan nasiplenmemişler bize dürüstlükten namustan liyakattan ahlaktan bahsedemezler . Bize laf söyleyecek her yönüyle ve takva olarak bizden üstün olacakki bizde eyvallah diyelim. Herkes önce kendini ve nefsini sorgulasın . Birde işin ucunda şeytanla bile ortak olacak ,iblise rahmet okutacak zihniyeti tıyneti bozuk , bozuk zihniyetli çakallar varsa .

Hakkı Arar

21 Haziran 2020 23:50

Hakki diyemeyen diller kopsun mu?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle