--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Doğuş’a bak: 190 milyon göndermiş ama adamı tanımıyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
0

İBB yolsuzluk davasında dün de Doğuş Grubunun yöneticisi sanık sıfatı ile ifade verdi.

“Sanık” diyorum ama, diğer sanık Ekrem İmamoğlu’na “başkanım” diye hitap etmeye devam eden, yine de savunmasında suç işlemediğini iddia eden bir holding yöneticisinden bahsediyoruz...

Hüsnü Akhan...

Diyor ki: “Rüşvet iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum.”

Tamam, zaten kendin için vermedin. Şirketin için verdin...

Belki senin değil, şirketin tepe isminin orada sanık olması gerekirdi...

Belki de bundan sonra o tepe isim çağrılacaktır ifade vermeye...

Veyahut onun hakkında da suç duyurusunda bulunulacaktır.

Çünkü menfaat, Hüsnü Akhan’ın kendi şahsına yönelik değil. Doğuş Grubuna yönelik.

Dolayısıyla rüşveti veren de şahıs olarak şu veya bu kişi olsa da, şirketin yetkililerinin bu noktada sorumlu tutulması gerekir.

İlaveten yöneticiler de aracılık ettiyseler, onlar da ayrıca sorumlu...

Ama benim dikkatimi çeken, Hüsnü Akhan’ın, kendisini çoktan beraat ettirmiş havalarında, adeta diğer sanıkları da kollayan anlatımları...

İddianamede açık açık yazılmış:

“Şüpheli Yakup ÖNER’in şüpheli Hüsnü AKHAN’a imara aykırılıklara işlem yapılmaması ve inşaat güçlendirme ruhsatı için 10.000.000 USD talep ettiği, şüpheli Yakup ÖNER’den sonraki görüşmelerin örgüt üyesi Can Akın ÇAĞLAR tarafından devam ettirildiği, Doğuş İnşaatın ilk olarak 29.12.2023 tarihinde 57.000.000 TL rüşvet parasını örgüt yöneticisi Adem SOYTEKİN’e gönderdiği, bu tarih öncesi şüphelinin örgüt lideri Ekrem İMAMOĞLU ile de doğrudan görüşmesinin bulunduğu, bunun karşılığında 02.02.2024 tarih ve 2 sayılı güçlendirme ruhsatının onaylandığı, 8.02.2024 ve iki kere olmak üzere 16.02.2024 tarihlerinde toplamda ile 134.400.000 TL parayı (şüpheli Hüsnü AKHAN tarafından örgüt sistemine toplam 191.400.000 TL gönderildiği tespit edilmiştir.) örgüt ‘SİSTEM’İNE aktardıkları...”

İddianamedeki bu anlatıma karşı Hüsnü Akhan dünkü duruşmada ne diyor?


6 Şubat depremlerinin arkasına sığınarak, şunları aktarıyor:

“Söz konusu ödeme Doğuş Grubunun deprem bölgesindeki sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildi. Doğuş Grubu, Hatay’da Meclis Binası ve Adalı Konağı’nın restorasyonunu üstlendi, 1001 konut yaparak AFAD’a hibe etti, Hatay, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta seyyar mutfaklar kurdu. Asoy İnşaat ile yapılan işlem de bu kapsamdadır.”

Aslında ne savcının bir sorusu var, “AFAD’a ne verdiniz?” diye...

Ne hâkimin bir sorusu var:  “Hatay’da Meclis Binası’nın restorasyonunu kim yaptı?” diye...

Ama Asoy’a gönderdiği rüşvet parası karambole gelsin diye, Doğuş Grubu yetkilisi işin içine Meclis Binası’nı karıştırıyor... AFAD’ı karıştırıyor... Adalı Konağı’nı karıştırıyor...

Hani sorulsa, onların tahiri de benzer mi diye..

Belki de bambaşka tarihler çıkacak.

Ama olsun, 400 sanıklı dosyada, olayı karambole getirmek önemli..

Onun için de, Meclis Binası’nı karıştıracaksın..

Adalı Konağı’nı karıştıracaksın..

O zaman biz de hatırlatalım:

“Sen Asoy’u anlatsana Hüsnü...”

İddianamede anlatılmış zaten:

“Hüsnü AKHAN’ın yönetimindeki şirket üzerinden gönderilen rüşvet paralarına ‘fatura bedeli bağış’ açıklamaları yazılması amacının suçtan kaçmak ve rüşveti gizlemek amacıyla yapıldığı, şüpheli Hüsnü AKHAN’ın tanımadığını beyan ettiği örgüt yöneticisi ve üyeleri ile çok sayıda baz birlikteliklerinin bulunduğu ve örgüt yöneticisi Adem SOYTEKİN’in hesabına gönderilen paraları hatırlamadığı beyanları, şüphelinin basiretli tacir olduğu iddiası da dikkate alındığında, üzerine atılı rüşvet verme suçundan kaçmaya yönelik olduğu anlaşılmakla...”

Hatay’da depremzedelere yardım etmek istiyorsunuz...

Beylikdüzü’ndeki Asoy İnşaat’a para vererek bunu yapıyorsunuz.


Verdiğiniz paranın kılıfını da “fatura bedeli bağış” diye tanımlıyorsunuz...

Ben bilmiyorum, bilen arkadaşlar cevaplasın...

“Fatura bedeli bağış” ifadesi ne demektir?

Bağış mıdır?

Yoksa fatura mıdır?

Bir mal alışverişi midir?

Yoksa kazanç amaçlı olmayan, tam aksine karşılıksız olarak bir kişiye veya kuruma yapılan kazandırma mıdır?

Kendimden emin olamadım.

Koskoca Doğuş Grubunun yetkilisi herhâlde birileri ile danışarak bu işlemi yapmıştır, kendi cehaletim ortaya çıkmasın diye tereddüt ettim... Arama motorlarına yazdım...

“Fatura bedeli bağış” dedim, aradım.

Doğuş Holding’in Asoy’a gönderdiği paralarla ilgili haberler dışında hiçbir yerde böyle bir tanımlama yok...

Bunlar uydurmuş.

Rüşveti kitabına uydurmak için bu kavramı üretmişler...

Ve şimdi mahkemenin huzuruna çıkmışlar, tiyatro oynuyorlar...

Yüzyıllarca yıl hapis cezası istenen örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’na “başkanım” diye hitap ediyorlar.

Tıpkı, fonlanmış tüm internet siteleri, tüm gazetelerin, suç örgütü başı Ekrem İmamoğlu’na, “Cumhurbaşkanı adayı” sıfatı ile hitap ettikleri gibi..

Mahkeme başkanına “başkanım” demiyorlar da sanığa “başkanım” diyorlar.

Hâlâ umutları var.

Örgüt lideri çıkacak, Doğuş Grubunun işlerini halledecek diye düşünüyor olmalılar...

Savcı, Hüsnü Akhan’a soruyor: “Her isteyene 190 milyon yolluyor musunuz?”

Asoy İnşaat’a yollanan para için savcı bu soruyu yöneltiyor...

Hüsnü ne diyor?

“İşlerin yapıldığını tetkik ettik ve ödemeler gerçekleşti.”

Soru ne?

Cevap ne?

“Her isteyene yolluyor musunuz?” diye soruluyor.

O, “Tetkik ettik, gönderdik” diyor.


Nezaketsizlik olmasa, savcı bir daha soracak: “Her tetkik ettiğiniz iş için 190 milyon ödeme mi yapıyorsunuz?”

Onun yerine, şu soruluyor: “O tetkik ettik dediğiniz işlerin belgesi var mı?”

Bu sefer Hüsnü kıvırıyor:

“ASOY İnşaat’ın işlerin tamamlandığına ilişkin belgeleri mahkemeye sunduğunu düşünüyorum.”

Asoy’un ne sunduğunu boş ver be adam.

Sen tetkik etmiştin ya.

O tetkik ettiğin belgelerden sunsana...

Asoy kim bilir kaç şirketten aynı iş için mükerrer para aldı, biliyor musun?

Veya siz rüşvet olarak yaptığınız ödemeler, kaç şirketin bağışı olarak gösterildi, biliyor musunuz?

Ve Doğuş Grubunun üst düzey yöneticisinden, bas bas bağıracak şekilde, “Ben rüşvet verdim, duyduk duymadık demeyin” ifşası şeklinde itiraf geliyor.

190 milyon TL para gönderilen Asoy İnşaatın sahibi hakkında Hüsnü Akhan diyor ki:

“Hatta iddianameden gördüğüm, ismini Adem Soytekin olarak öğrendiğim kişiyle de en ufak bir irtibatım yoktur.”

190 milyon Tl para gönderdiği şirketin patronunu tanımadığını söyleyen, irtibatı olmadığını söyleyen bu adam tutuksuz yargılanıyor...

Ve Bülent Arınç “adalet” diyor.

Evet, adalet istiyoruz. Örgüt liderlerine “Başkanım” diye hitap edenlere duruşmada hemen “Başkanım hitabınızın arkasında ne var?” diye sorulmasını, suç duyurusu yapılmasını ve suçu övme sebebi ile haklarında dava açılmasını, adaletin gerçekleştirilmesini istiyoruz;

Ki bu ülke yolsuzluk yapanların cirit attığı bir coğrafya olmaktan kurtulsun...

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle