--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Selâm olsun eğri zamanda doğru durabilen o gariplere

Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
11

Selâm olsun eğri zamanda doğru durabilen o gariplere

YÜKSEL TOKUR

Çığırından çıkarak canavarlaşmış azgın bir toplum. Kendi elleriyle yaptıkları putlara “İlâh” diye taparken bile; “bunlar bizi Allah’a ulaştırıyor” diyecek kadar da ahmak. Fuhuş alabildiğine yaygın, kadınlar meta gibi alınıp satılıyor. Kendi öz kızlarını diri diri toprağa gömecek kadar merhametsiz, canileşmiş babalar. Cahilliğin en karanlık dönemi. İşte; esenlik ve barış demek olan İslam, kısaca tarif ettiğimiz böylesine sapık bir topluluğu ıslah etmek üzere ve aynı zamanda tüm insanlığa son din olarak gönderildi.

Ama gel gör ki; “Mekke’nin fakiri, yetimi... Sen kim oluyorsun ki atalarımızın dinini terk edip tek olan Allah’a inanmamızı istiyorsun” gibi tehditlerle saldırılar hemen başlamıştı bile. Zulümler, işkenceler, ambargolar derken ilk Müslümanların sıkıntılı süreci de başlamış oldu. Allah’ın elçisinden gelen o müjde ise teselli kaynağı olmuştu: “İslam, şüphesiz garip başladı ve günün birinde garip hale gelecektir. Ne mutlu o garip mü’minlere” (Müslim, İman:32)

O günlerle birlikte bugünler de işaret ediliyor olsa da; aslında korkutmak için değil, müjde içindir bu hadis. Burada garip olan İslam’ın kendisi değil, İslam’ı yaşamak için çabalayan Müslümanların yaşadıkları sıkıntılar nedeniyle “garip” duruma düşmeleridir.

KOR ATEŞİ ELİNDE TUTMAK HİÇ KOLAY OLUR MU?

Dünyada hiç bitmeyen hak/batıl mücadelesinde zamanın müşrikleri tarafından adeta “öcü” gözüyle bakılıp, amansız saldırılarılar başlatılınca ilk Müslümanlar da garip duruma düşüp; önce Habeşistan’a, sonra Medine’ye hicret ederek gurbet hayatlarını başlatmışlardı. Zaman zaman yaşanan sıkıntılı dönemler, belki dinlendirip yeniden uyandırmak içindir. Tıpkı, kışın kuru gibi görünen ağaçların baharla birlikte yeşerip çiçek açması, meyve vermesi gibi.

İşte şimdi ahir zamandayız ve sanki tekrar başa döndük. Yaşananlar bir kez daha gösterdi ki; gerçek İslam’ı yaşamak isteyen Müslümanların elinde kor ateşi tutmak kadar zorlanacağı günler bu zaman olsa gerek. Hem de emredilenlerin onda birini yaptıklarında kurtulacak olanlar Müslümanlar.

ZULMÜN SEYİR DEFTERİ

Kur’an eğitiminin yasak olduğu Milli Şef dönemi ve ezanın aslından “Tanrı Uludur”a çevrilmesi; orduda namaz kılan, gümüş yüzük takan, eşi başörtülü personel avının başlatılarak tespit edilenlerin meslekten ihraç edilmesi; İmam Hatip Lisesi öğrencilerine uygulanan katsayı adaletsizliği engeli; başörtülü öğrencilerin üniversitelere alınmayarak, “Arabistan’a gidin” diye yol gösterilmesi; kamuda başörtülü bayan personele izin verilmemesi, erkek personele sakal yasağı. Basın dalında ise Akit Medya’nın 28 Şubat zorbaları tarafından özel zulüm ödülüne (!) lâyık görülmesi. Bunlar ülkemizde öne çıkanlardan sadece birkaç tanesi.

Filistin, Suriye, Irak, Yemen, Arakan, Doğu Türkistan, Bosna ve daha pek çok ülkede, zulme uğrayan Müslümanlar da yaşadıkları zamanın garipleri oldular. Onlar ki; eğri rejim ve zorbalar karşısında dinlerinden taviz vermeyerek dik durmaya çalıştılar. Çoğu zaman da başararak kutlu Nebi’nin müjdesine mazhar oldular. Kimileri de şehit olarak Cennet tahtlarında Rablerine gülümsediler. Hem de; “Keşke binlerce canım olsaydı da bu yolda feda etsem” diyerek.

Bizler de rahatımızdan taviz vermeyerek, Cennetin hangi kapısından gireceğimizi hayal edip duralım! Affet bizi Ya Rab, belki affa lâyık olmasak da.

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Aslı

1 Ocak 2025 23:23

Affet bizi Ya Rab

Faruk Erdemir

1 Ocak 2025 23:19

Kaleminize sağlık

Noel

25 Aralık 2024 00:38

Noeliniz kutlu olsun hocam

Erturul

24 Aralık 2024 14:16

Kimsenin kimseye güveni kalmamış bir zamandayız saholun allah razı olsun hocam

Ömer

24 Aralık 2024 14:06

Bu zamanda iyi insan çok az var hocam teşekkür ederiz bunları yazdınız icin

Samet

24 Aralık 2024 12:14

Allah razı olsun hocam bizlede bir şeyle ögreniyoruz

Osman

24 Aralık 2024 12:10

Saholsun böyle birşeyle yazarak insanlarda bi şeyle ögreniyo

Esma

24 Aralık 2024 09:49

Yüreğinize sağlık Yüksel hocam

MUZAFFER..

24 Aralık 2024 07:14

ELİNE SAĞLIK, MÜSLÜMAN MEZARDA MI UYANACAKSIN MÜSLÜMAN, BEN BİLMİYORDUM MU DİYECEKSİN......KAFİRLER MÜNAFIKLAR YALANCI LAR BELİ DİR.......DİLEDİĞİNİ SEÇ YAP........

Okur

24 Aralık 2024 05:16

Kendi dilinde ibadet etmeyen tek millet Türk milletidir.

Okur'a

24 Aralık 2024 10:20

İyi o zaman, hangi ülkede ezan aslı olan arapça değil de kendi dillerinde okunuyor. Hangi ülkede Kur'an kendi dillerinde okunuyor yaz bakalım. Ancak dua kendi dilinde olabilir.

Yüksel Tokur Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle