• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
TÜM YAZILARI

Selden kendisini koruyamayan hiç Tanrı olabilir mi?

01 Eylül 2026
A


Yüksel Tokur İletişim:

Selden kendisini koruyamayan hiç Tanrı olabilir mi?

YÜKSEL TOKUR

Güney Asya’nın Himalaya sıradağlarının güney yamaçlarında yer alan, denize kıyısı olmayan dağlık bir ülke olan Nepal’de, 26 Ağustos’ta benzeri ancak film setlerinde görülebilecek dehşet veren bir sel felâketi yaşandı.

Milyonlarca ton ağırlığındaki kaya ve buzun çarpma anında çıkardığı enerji, sismometrelerde 5,2 büyüklüğünde bir deprem sarsıntısı oluşturdu.

Binlerce metre yüksekten vadi tabanına hızla düşen bu kütle; nehir sularını, tortuları ve çevredeki toprağı da önüne katarak kilometrelerce ilerleyen dev bir çamur ve su akıntısına dönüştü.

Şimdiye kadar tespit edilebilen ölü sayısı 800 civarında olsa da, ulaşılamayan cesetlerle beraber sayının çok daha yüksek olması bekleniyor..

Bu vesileyle Nepal’deki dini inanç durumuna bakacak olursak; nüfusun büyük çoğunluğu % 81 oranında Hinduizm inancına mensup.

İkinci büyük inanç % 9 oranındaki Budizm olup; Budizm’in kurucusu Siddhartha Gautama’nın (Buda) doğduğu yer olan Lumbini şehri Nepal’dedir ve Budistler için kutsaldır.

Buda heykeli de sel suları altında kalırken, bu çağda hâlâ insan heykelinin kutsal sayılıp tapılması, akla İslam öncesi putperestlerin durumunu getirdi.

“Cahiliyye” olarak adlandırılan o dönemde; taştan, ağaçtan hatta helvadan putlar yapıp tapıyorlar, acıktıklarında bir şey bulamayınca “Tanrı” diye taptıklarını yiyorlardı.

Burada çok garip bir inanç şekli vardı… Aslında Allah’ın varlığına inanıyorlardı; ancak, Allah’a doğrudan ulaşamayacaklarını, sanıp putları aracı olarak görüyorlardı.
 
Aradan asırlar geçse de; zamanın ya da insanların değişerek yeniden putlara tapılması, kıyamet alametlerinden olarak bildirilmiştir.
 


İşte; Kur’an-ı Kerim’de tüm putperestlere gelen ilahi uyarı:

“Onlara yalvarsanız duanızı işitmezler, işitseler bile size karşılık veremezler. Kıyamet günü de onları (Allah’a) ortak koşmanızı kabullenmezler. Hiç kimse sana, her şeyden haberdar olan Allah gibi bilgi veremez.” (Fatır Suresi, 14)

“O’nun dışında yalvarıp yakardıklarınız ise ne size yardım edebilirler, hatta ne de kendilerine yardımları dokunur.” (A’râf Sursi, 197)

Budistlerin “Tanrı” diye taptıkları Buda’nın heykeli sular içinde kalırken, Müslüman bir ailenin yaşadığı küçük bir evin devasa selin ortasında kalmasına rağmen yıkılmaması ilginçti.

Felâkete sevinmiyor, “geçmiş olsun” diyoruz… Ama; yer Nepal olunca, büyük afetin öncesinde % 5 oranındaki Müslümanlara daha yakın zaman önce Hinduların yaptığı zalimlikler gözümüzün önüne geliyor.

Müslümanların evlerini, işyerlerini, camilerini yakıp, yıkıp yağmalayan Hinduların bir kadını da canlı canlı toprağa gömdüklerinin videosu internete düştü.

Felâketi tetikleyen manevi sır bu muydu, bilemeyiz.. Ama, zalimlerin zulmünün bazılarının karşılığı ahirete kalmadan dünyada cezalandırıldıklarını biliyoruz.

Hani; depremlerden sonra sorulan; “ilahi ikaz/cezalandırma mı?” sorusu gibi..

Müslümanlara yapmadığı zulüm çeşidi kalmayan İsrail de, elbette belâsını bulacaktır.

Taşlar ve diğer ağaçların dile gelerek: “Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür” diyeceği günler çok uzakta olmasa gerek.

Tüm bu felâketler, toplu ölümler adım adım artık çok yakın olan kıyamete doğru gittiğimizi gösteriyor.


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23