--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Herkes bir yol tutmuş gidiyor… Ama nereye?!?

Yüksel Tokur
Yüksel Tokur
7

Herkes bir yol tutmuş gidiyor… Ama nereye?!?

YÜKSEL TOKUR

İlk emri “OKU” (Alâk Suresi, 1) olan son din İslam’ın mensuplarıyız. Okumak, öğrenmek, şuurlanmak bu ayete göre her bir Müslümanın şiarı olmalı. Ama ara ki bulasın! Bazılarımız müstesna, çoğumuz dinimizin cahili olduk. İşin garibi, bilmediğini dahi bilemeyen sözde Müslüman bir nesil yetişti.

Dinimizin ana kaynağı Kur’an’ı sadece Arapça metninden okumak iyi de, kaç tanemiz meâl veya tefsirini okuyabildik? Emirler, yasaklar, tavsiyeler neler? Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hayatını, hadislerini ne kadar öğrendik? Ki, o bize Yüce Allah tarafından görevlendirilen dünya ve ahiretimiz için örnek, mümtaz şahsiyet değil mi?

“Efendim hayat şartları, iş, güç, dünya telaşı bitmiyor ve dolayısıyla ibadetlere ve okumaya yeterince zaman ayıramıyoruz” mazereti bizi sorumluluktan kurtarabilecek mi? Geçici dünyalıklar için her işe zaman var, ama ebedi yurt ahiret için ayıracak zaman kalmıyor öyle mi? Peki, ecel gelip “haydi burada tamam, gidiyorsun” denildiğinde sonra yapacak ne kalıyor ki?

DİNİNİN CAHİLİ MÜSLÜMAN OLUR MU?

Dinin cahili pek çok kimse kendi anlayışına göre bir Müslüman modeli oluşturmuş; kimi günde 1-2 vakit, kimi Cuma’dan Cuma’ya, kimi daha geniş tutarak bayramdan bayrama namaz kılarak kulluk görevini yaptığını sanırken, bir de “ibadetlere gerek yok, benim kalbim temiz” diyerek cennet hayaliyle kendilerini avutanlar türedi.

Çocukluk dönemi çok önemli biliyorsunuz. Çocuk için dünya telaşı henüz başlamamış, kalbi ve beyni henüz dolmamıştır. Öyleyse, bu dönemi gerek dini eğitim, gerekse dünya geçimine hazırlık için iyi değerlendirilmeli aileler tarafından.

Mesela; Kur’an Kurslarında hafızlık, dini bilgi ve eğitimiyle beraber tefsir dersleri de olmalı. Kur’an-ı Güzel Okuma yarışmalarının yanında Kur’an’ı anlama yani tefsir, hadis okuma ve anlama gibi yarışmalar da yapılmalıdır.

Din görevlilerinin daha iyi yetişmesi yolunda, Diyanet İşleri Başkanlığı önemli bir adım atarak personeli için meslek öncesi hazırlık eğitimleri olan “Diyanet Akademileri”ni hizmete açmıştır. Başkanlığımızı tebrik ediyoruz.

Sözün özü; bazı sokak röportajlarında da görüleceği üzere, mensup olduğu İslam’dan habersiz, camiye yolu pek uğramayan, taklidi imanla Müslümanlığı yaşadığını zanneden, ateistliğini, deistliğini açıkça ikrar etmekten çekinmeyen bir kitle toplumu sarmış durumda.

Kamuya ait birçok yer tıklım tıklım dolarken, dinimizin mabedi olan camiler her türlü konfora (süsleme, alttan ısıtma, klima, sıcak su) rağmen cemaat yönünden boş kalmasının suçu/vebali kimde? Depremler, diğer felaketler, ölümler kendimize çeki düzen vermemiz için yeterli ilahi uyarılar değil mi? Fe eyne tezhebûn (Tekvir, 26) – Bu gidiş nereye?

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Feyza

1 Ocak 2025 23:26

Oku, yaradan rabbinin adıyla oku...

Okurr

10 Aralık 2024 22:29

Laik bir devlette Diyanet devlete bağlı bir kurum olamaz. Hocalar devlet memuru olmuş.Hoca Allahın kanunlarını nasıl anlatacak. Laiklik (Dinsizlik) ile Din bir arada olur mu... Diyanet bağımsız olmalı Başkanını Hocaları seçmelidir.

Ömer

10 Aralık 2024 14:32

Çok güzel bir makale , evet okumak okuduğunu anlamak , ilahi emirleri uygulamak peygamberimizin sünnetinden yolundan gitmek , dünya bir amaç değil araç olmalı ama olmuyor . Cumamın farzını kıldık bir gürültü ne oluyor kapıya yığılmış çıkmak istiyor , yahu kardeşim acelen ne ki ne oluyor niye camiden kaçıyorsun bir dur sonra çıkarsın . İşe yola gidenleri istisna tutuyorum dışarı çıkanların çoğu avare avare dolaşıyor maalesef gerçek bu . Cami ezan okununca doluyor yahu gelmişsin beş on dakika önce girsene sevap kazansana yok . Kendi nefsim günahım çok kimseyi incitmek istemem ama bunları görünce biz nereye gidiyoruz diye sormadan edemiyorum . Okumak mı okumuyoruz ki , nasıl olsa hoca camide cenazede mevlidde oluyor gerek kalmıyor demek ki .

Ali

10 Aralık 2024 13:49

Yazar çok güzel yazıyor ağzına sahlık

Yusuf Köklü

10 Aralık 2024 12:17

İnsan kendi kendisine kötülük eder mi? Ediyor işte. Sorsan herkes cennette gitmek ister. Ama o yolda çaba sarf etmez. Dünyada tuvaletler bile paralıyken. Ekmeden biçmek yok öyle.

Selim

10 Aralık 2024 08:24

Çok doğru...

Mehmet

10 Aralık 2024 07:44

Mükemmel bir yazı olmuş Yüksel Bey. Bütün gerçekleri ortaya koymuşsunuz.

Yüksel Tokur Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle