Hâlâ kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar!
Hâlâ kuyruğu dik tutmaya çalışıyorlar!
YÜKSEL TOKUR
Yılların alışkanlığı işte… Aradan 22 yıl geçse de, eski alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemiyorlar. Emir verecekler; pardon tavsiyede bulunacaklar, üzerlerine vazife olmayan işlere de karışıp hükümetleri dizayn edecekler. Ama, kimse de çıkıp onlara “gözün üzerinde kaşın var” diyemeyecek! Öyle ya… Para, yani güç onlarda. Öyleyse her istedikleri “ama”sız olmalıydı.
Ak Parti iktidarı; Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi kariyeriyle dünyaya daha çok açılan, iş imkanları bulup bağlantılar sağlayan, bu arada daha da büyüyüp kârlarını katlamalarına rağmen bir türlü doymayan TÜSİAD’dan bahsediyoruz.
Yine durduk yerde bir bahane bulup, hükümete efelenip parmak sallamaya başladılar. Ahhh… Nerede o eski günler? Ülkenin Başbakanı ayağına kadar gelip evinde ziyaret edecek; sen de eli cebinde, uygunsuz kıyafet ve lakayt şekilde uğurlayacaksın. “Değerin bu kadar” dercesine
Olmadı… Kredi işlerinde tetikçi olarak emrindeki gazetecileri kullanacaksın. Zorluk çıkaran Bakana ‘sinkaflı’ küfür edeceksin ki itibarın olsun!
28 Şubat darbecilerine o dönem hizmet eden Aydın Doğan’ın sahip olduğu Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve dönemin Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Güneş Taner’den söz ediyoruz.
Tıkandılar… Artık eskisi gibi hazine kaynaklarını istedikleri gibi kullanamıyorlar. Ortalık karışıp hava puslu olmalı, sık sık seçim olmalı, siyasi belirsizlik olmalı; Bakanlar, Cumhurbaşkanı “emret ağam” demeli ki; parsadan daha çok pay kapsınlar.
Ecevit’in Başbakan olduğu 2001 krizinde batan 24 bankanın zararı bu millete yüklenmedi mi? O zamanki 60 milyar dolar kimlerin kasasına aktı? Döviz kuru krizi öncesinde neler yaşandı? Bu dalgalanmayı kimler ranta çevirip kasasını doldurdu?!?..
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’dan cevaplarını alıyorlar almasına da; yine de kuyruğu dik tutma huyundan da vazgeçemiyorlar.
Siz hangi önemli yatırım için başvurdunuz da yardım alamadınızsa onu söyleyin? Ecevit’e yazarkasa atılması, Cumhurbaşkanı Sezer’in kitapçık fırlatmasıyla alt üst olan ekonomi, IMF kapısında para dilenilmesi, deprem yardımı paralarıyla memur maaşlarının ödenmesi, gecelik faizlerin tarihin zirvesini görmesi, ithal ekonomi Bakanı Kemal Derviş dönemlerini çok mu özlediniz?..
Halbuki; güçlü bir hükümet ve lider varken destek verip istikrarın devamını istemek varken, üstüne lazım olmayan işlere burunlarını sokmak ne ola ki?..
Tamam… İstihdam oluşturup iş veriyorsunuz, ihracat yapıyorsunuz; kazanıyor, ülkeye de kazandırıyorsunuz. Ama ağalık sizde kalsın!
Bırakın da; davul da, tokmak da hükümette olsun. Siz de rahat edin, ülke olarak biz de. Yok, siyasete çok meraklıysanız parti kurun.
Hem; medya, IMF, TÜSİAD, YÖK, TTB, Generaller, Sendikalar gibi benzer kişi ya da kuruluşların ülke yönetimine müdahale etme dönemleri daha kapanmadı mı?!?..







