Bu horoz neden erken öttü ya da öttürüldü?!?
Bu horoz neden erken öttü ya da öttürüldü?!?
YÜKSEL TOKUR
“Yeter artık, bıktık bu adamın ismini duymaktan; ama siz yazmaktan bıkmadınız.” demeyin sakın.
Yani, biz de öyle çok sevdiğimizden dolayı sık sık yazmıyoruz. İnanın hiç sevmiyoruz; ama, vatanımızı, milletimizi çok sevdiğimizden dolayı işte. Tehlikenin farkındayız; siz de farkı fark edin diye ısrarla yazıyoruz.
Şimdilik İstanbul üzerine çöken; fevkalâdenin de fevkinde (!) bir felaketin, Cumhurbaşkanlığı makamıyla ülke geneline yayılmaması için erken uyarı için durumdan vazife çıkarıyoruz!
Öyle bir tehlike ki; değil köşe yazısı, inanın kitaplar yazılsa yine de az gelir!
İstanbul’un sıradan bir ilçesinin Belediye Başkanıydı. Pek kimseler tanımıyordu. Yani medyatik değildi. Fakat, Türkiye’miz üzerinde sinsi emelleri bulunan güçler ondaki kullanılmaya elverişli cevheri (!) fark etmiş olmalılar ki birden yıldızı yükselmeye başladı.
İstanbul gibi metropol bir şehirde Belediye Başkanlığı yapabilecek potansiyeli hiç ama hiç yoktu. Bolca reklamla parlatılıp, pahalılık nedeniyle tepki oyları ve HDP desteği de eklenince asla dolduramayacağı koltukta buldu kendisini.
Seçimlerin hemen ardından ülkemiz dışında sevinip memnun olanlara baktığımızda arkasındaki gizemli güçleri fark etmek zor olmasa gerek.
Hey gidi rahmetli Kadir Topbaş. Durmak bilmeyen enerjisiyle gece gündüz koşuşturuyordu İstanbul halkının refahı için. Bu zübükzâde de (!) eserlerinin gölgesinde gününü gün ediyor.
Bir de; “Sahte Kabadayı” rolüne soyunarak Tayyip bey gibi kahraman olmak istiyor ya. Yargılanıp hapse girmek için elinden ne geldiyse (!) yapıyor; ama hep engeller çıktı karşısına!
Meral ablasıyla Saraçhane şovu bile yapıp kutlamalara başlamıştı netekim!
İstanbul Belediye Başkanlığı makamını oyunu aldığı halka hizmet için değil; siyasi ihtirası için çok iyi kullanıyor. Güya ülkenin köklü partisi CHP de buna alet oluyor ve partisinin de ötesinde sanki başarılıymış gibi şimdi de Cumhurbaşkanlığına oynuyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimine yaklaşık daha üç yıl varken bu telaş neden? Önceki seçimde altılı masanın boş şovlarıyla uzun zaman ülke gündemi meşgul edilmişti. Sonuçta gördük ki; HDP’yi de gizli ortak olarak yanlarına almalarına rağmen bir RTE olamamışlardı.
Hem akıllı, hem sinsi! Hakkında açılan davalardan mahkûmiyet alırsa; “aday oldum, önümü kesmek için ceza verdiler” diyebilmek için çok erkenden öterek, pardon adaylığı için partisinden ön seçime başvurdu.
Yanılıp Zelenski gibi bir şovmeni ülkesinin başına getiren Ukrayna’nın durumunu izliyorsunuzdur. Allah korusun ama, bizim şovmen ona taş çıkarır inanın!
Sen nasıl bir belâya, bir çamura bulaştığının farkında mısın İstanbul?!?
Bu arada; “israf” olur diye de ismini hiç anmadım.
Ali Karahasanoğlu üstadımız sık sık kulağını çekiyor zaten. Pardon, çınlatıyor!







