• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yücel Kaya
Yücel Kaya
TÜM YAZILARI

Birinci ve ikinci Yeni Parti çöp oldu! Peki ya üçüncüsü?

23 Temmuz 2026
A


Yücel Kaya İletişim:

Birinci ve ikinci Yeni Parti çöp oldu! Peki ya üçüncüsü?

Yücel Kaya

Öyle adı Özgür olan herkesin gerçekten özgür olduğunu, adı Yeni Parti olan her oluşumun da gerçekten yeni bir parti olduğunu sanmayın. 

Adı Özgür olan birinin başkalarının kuklası olabileceğini de, "Yeni Parti" adı verilen bir oluşumun siyasetin çöplüğünden çıkarılıp yeniden önümüze getirilebileceğini de hesaba katın. 

Mutlak Butlan kararı ile birlikte CHP'de tutunamayacağını anlayan Özgür Özel grubunun, seçime girme yeterliliğine sahip partilerle görüşmeler yaptığını biliyorsunuz. 

38’ci Kurultay'da delegelerin oylarını pavyon köşelerinde satın aldıkları iddialarında olduğu gibi, bu partilerle de anlaşabileceklerini düşündüler.  


 


Ancak seçime girme yeterliliğine sahip partilerin tamamından aynı cevabı aldılar:  

"Bizim partimiz satılık değildir." 

Geriye tek bir seçenek kalıyordu: 

Yeni bir parti kurmak... 


Uzun süre parti ismi ve logosu üzerinde çalıştılar. Ancak basına yansıdığı kadarıyla, üzerinde uzlaşabilecekleri özgün bir isim bulmaktan aciz kalınca partilerine "Yeni Parti" adını vermek zorunda kaldılar. 

Fakat başta da söylediğim gibi; adı Özgür olan herkes gerçekten özgür olmadığı gibi, adı Yeni Parti olan her parti de gerçekten yeni değildir. 

İlk Yeni Parti, 7 Ekim 1993 tarihinde Yusuf Bozkurt Özal tarafından kuruldu. 


 

Bu parti 1995 Genel Seçimleri'nde yaklaşık yüzde 0,13 oy alarak ağır bir hezimete uğradı. Ardından 1997 yılında Demokrat Parti ile birleşerek tüzel kişiliğini sona erdirdi ve Türk siyasetinin çöplüğündeki yerini aldı. 

Yani birinci Yeni Parti çöp oldu. 


Aradan yıllar geçti... 

2008 yılında Alper Tunga Aytaş ile Mehmet Ali Türk, Yeni Parti ismini yeniden siyasete taşıdı. Böylece Yeni Parti ikinci kez kurulmuş oldu. 

Ancak kısa süre sonra partinin ön plana çıkan ismi değişti. 

Hani meydanlarda “Ben hırsızların şahıyım şahı” diye bağırdığı iddia edilen bir CHP’li vardı ya! 

O isim, CHP milletvekili olan Tuncay Özkan'dı. 


 

Tuncay Özkan partinin kurucusu değildi. Ancak kısa süre içinde genel başkanı oldu ve kamuoyunda Yeni Parti denildiğinde akla gelen ilk isim haline geldi. 

Ergenekon davası kapsamında tutuklanmasının ardından ise parti giderek etkisini kaybetti. 

20 Mayıs 2012 tarihinde ikinci Yeni Parti, Emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu'nun liderliğindeki Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) ile birleşme kararı aldı. Bu birleşmeyle Yeni Parti'nin tüzel kişiliği sona erdi ve parti kendisini feshederek HEPAR bünyesine katıldı. 

Yani ikinci Yeni Parti de siyaset sahnesinden silindi. 

Yani o da çöp oldu. 


 

Şimdi ise Ekrem İmamoğlu'nun talimatları doğrultusunda Özgür Özel, Yeni Parti'yi bulunduğu yerden, yani siyasetin çöplüğünden çıkarıp CHP seçmeninin önüne koyuyor. 

Aslında Özgür Özel grubundan uzun zamandır kötü kokular geliyordu. 

İrtikap, yolsuzluk, rüşvet ve casusluk suçlamalarıyla Silivri'de tutuklu bulunan İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan, otel odasında yarı çıplak görüntülenen Özkan Yalım’dan ve Muhittin Böcek gibi belediye başkanları dosyalarına kadar uzanan tartışmalara hiç girmiyorum bile. 

Belediye Başkanlarından yayılan o kokular milletvekillerine de sirayet etmişti. 


 

Nitekim CHP'li çok sayıda milletvekili hakkında içeriğinden pis kokular gelen fezlekeler bulunuyor. 

Ali Mahir Başarır hakkında hakaret ve çeşitli açıklamaları nedeniyle soruşturmalar, 

Murat Emir hakkında kamu görevlisine hakaret iddiaları, 

Yunus Emre hakkında çeşitli açıklamaları nedeniyle düzenlenen fezlekeler, 

Sezgin Tanrıkulu hakkında geçmişteki açıklamaları nedeniyle yürütülen soruşturmalar, 

Mahmut Tanal hakkında ise çeşitli eylem ve açıklamalarına ilişkin fezlekeler... 

Özgür Özel vs. Hepsini tek tek saymaya gerek var mı? 


 

İsnat edilen suçlamaların siyasi sonuçlarından kaçınmak isteyenlerin yeni bir parti arayışına yönelmesi ise asla tesadüf değildi. 

Bu suçlamalardan tek kurtuluş yolu tekrar milletvekili seçilmesine ve milletvekili seçilip dokunulmazlık kazanmak için de yeni bir partiye ihtiyaçları vardı. 

İddiaların oluşturduğu tartışmaların kokusu öylesine yayılmıştı ki, çöplerin arasından çıkarılan üçüncü Yeni Parti'nin kokusunu bu nedenle kimse fark etmedi. 

CHP seçmenine dayatılan üçüncü Yeni Parti'nin hikâyesi işte budur. 

Birinci Yeni Parti çöp oldu. 

İkinci Yeni Parti çöp oldu. 

Şimdi sıra üçüncüsünde... 

Peki… 

Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel'in öncülüğünde kurulan üçüncü Yeni Parti'nin akıbeti ne olacak? 

Ali Karahasanoğlu hocam, dünkü yazısını şu cümleyle bitirmişti: 

"Tarihin çöplüğüne atılsınlar da, görüntü kirliliği yapmasınlar, bari..." 

Fazla söze hacet var mı? 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23