--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zaferleri doğru okuyalım! Tek adamla kazanılmadığını bilelim!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
20

 

Zaferleri doğru okuyalım! Tek adamla kazanılmadığını bilelim! Derken bu milletin, bu ümmetin derdiyle dertlenenlerin ortak paydası olan, ortak hissiyatımızı, düşüncelerimizi, değişen dünyada vahye dayanan değişmeyen sâbit değerlerimiz ışığında “Zafer Ay” ağustosun şehitlerini rahmet, şükran ve minnetle analım. Biz evlatlarına emanet ettikleri vatan topraklarına sahip çıkalım. Gönül vatanımızın ve dünyasının sınırı olmadığını bilelim. Vatanı böldürtmeyelim, devleti yıktırtmayalım, ezanı susturtmayalım. Bitmeyen “hilâl-haç, hak-bâtıl mücadelesi”nin galibi olalım. 

“(Ey müminler!) Sakın gevşemeyin. Üzülmeyin; eğer gerçekten müminler iseniz muhakkak en üstün sizlersiniz.” (3 Âl-i İmrân, 139) Bu ayeti hep canlı tutalım.

Malazgirt Savaşı’nı tarihi gerçeklerden koparıp tahrif etmeye, başka türlü yazmaya çalışıyorlar. Hayır! Malazgirt Müslümanların zaferidir. Bu coğrafyadaki her etnik grup, Malazgirt ruhuna sahip çıktıkça var kalabilir; Malazgirt’i inkâr eden, Batı’nın fitnesine alet olup, başkalarını ötelerken, kendi kuyusunu da kazar, asimile olur, kaybolup gider!

Türk, Kürt ve Arap, bu zorlu coğrafyada ittifak yaptıkları müddetçe var kalabilir, kimliklerini, benliklerini ancak ittifakla muhafaza edebilirler.

Tehlike de şu ki: Türk, Kürt ve Arap’ın ittifakının ne büyük bir güç olduğunu bilen ve yaşayan Batı, “böl-parçala-yut” taktiğiyle ittifakı parçalamak, tarafları birbirine düşman etmek için, içimizdeki hainleri ve cahilleri de kullanarak, yüz küsur yıldır artan bir ivmeyle aramıza fitne ve nifak sokmaya çalışıyor.

Lawrence ve benzeri ajanlar bazı Arap kabilelerini kandırarak Osmanlı’ya isyan ettirdiler ve aramıza fitne soktular. İçimizdeki bazı ajanlar da “Araplar bizi sırtımızdan hançerledi” yalanını tekrar tekrar söyleyerek duygusal bir kopuş için çabaladılar.

Vitrinde tedhişi kullanırken, geri planda, özellikle de Kürt gençlerinin sekülerleşmesine, Kürtler arasında ırkçılık fitnesinin oluşmasına ve tutunmasına hizmet ettiler.

Son yıllarda sayıları ve cüretleri daha da artan Türk ırkçıları da aynı amaca, aynı hedefe ve odağa hizmet ediyorlar: Türk ve Türkçü maskesiyle Arapları ve Kürtleri ötelerken aslında Türk’ü yalnız bırakarak yok olmasının mücadelesini veriyorlar. Türk, Kürt ve Arap ittifak etmezlerse, tek başlarına ayakta kalamazlar; yutulurlar, asimile edilirler, kimliklerini, benliklerini, kültürlerini, inançlarını kaybederler. Öyle de oluyor.

Birkaç yazı yazdım. “İslâmsız Türkçülük, İslâmsız Kürtçülük yerleştiriliyor” diye. Hedeflerini gerçekleştirmek için bunu yaptıkları hâlde içimizdeki Batı uşakları bunları dahi idrak edemiyorlar. Türk, Kürt ve Arap ittifakının neticesinde üç millet, haçlılara karşı omuz omuza savaştılar. Osmanlı’nın her savaşında, her seferinde, her fethinde, az ya da çok bu milletler de yer aldılar. Destansı Çanakkale savunmasını Türkler, Kürt ve Arap kardeşleriyle yaptılar. Doğu topraklarımızı Ruslar işgal ederken Türklerle Kürtler topraklarını birlikte savundular. Bugünlerde yıldönümünü kutladığımız Sakarya savunmasını birlikte zaferle sonuçlandırdık. Cumhuriyet’i, Türkler ve Kürtler; Arapları, Kafkas ve Balkan halklarını da kucaklayacak biçimde birlikte kurduk.

Malazgirt ruhu, ittifak ve kardeşlik ruhudur. Malazgirt’te inşa edilen birlik, Anadolu’nun bizler için yurt olmasını, Anadolu merkezli geniş bir coğrafyanın Türkler, Kürtler, Araplar başta olmak üzere birçok millet için güvenli, huzurlu, aynı zamanda güçlü bir medeniyet havzası olmasını sağlamıştı.

Bugün, Türklerin, Kürtlerin ve Arapların içinden, birliğimize, ittifakımıza, kardeşliğimize yapılan her saldırı, Malazgirt Zaferimize, Malazgirt ruhuna yapılan saldırıdır. Türk, Kürt ve Arap’ı birbirine düşürmek için çabalayan herkes, etnik kökeni ne olursa olsun, Diyojen’in ordusundadır, Haçlıların neferidir, Siyonizm’e askerdir ve en başta kendi ırkının düşmanı bir haindir. Malazgirt Zaferi, bu milletin özü olan direniş, diriliş ve var oluş İslami bir ruhun adıdır. Alp Arslan, bu hakikati kendisi de açıkça dile getirmiştir: “Biz, tertemiz, bid’atten uzak Müslümanlarız. Allah rızasını kazanmak için kefenimizle yola çıkmış insanlarız. Bu sebepledir ki, Allah Teâlâ bize yardımını esirgememiştir.”

Tuğrul Bey, Alp Arslan ve Melikşah, İslâm dünyasının makus talihini yenecek, tarihin akışını değiştirecek muazzam ve muazzez bir yolculuk gerçekleştirdiler.

Askerî ordulardan çok daha güçlü, insanlığın umudu olacak köklü bir fikir ve mefkûrenin davasını güdecek, dışardan gelen küffâr saldırılarını püskürtecek, içerdeki buhranlara son verecek akîde, fikir ve siyaset sütunları üzerinden yükselecek ilim, irfan ve hikmet orduları kurulması gerektiğinin farkındaydı büyük sultan.

Malazgirt ruhu, akide, fikir ve siyaset sütunları üzerinden yükseltilen, ilim ve irfan kanatlarıyla hikmet ufuklarına ulaşılan bu Ehl-i Sünnet Omurga’nın gelecek bin yılın hem İslâm tarihini hem de dünya tarihini şekillendirecek kapıları Anadolu’dan açan bir direniş ve diriliş ruhunun adı ve miladıdır. Kendi münevverimizin/aydınımın ifadesiyle bitireyim. “Ey hakikat yolcusu!

Osmanlı’nın, bu ruhu tarihten silmek için çökertildiğini, Türkiye’nin de bu ruha sahip çıkmaya başladığını gösterdiği için çepeçevre kuşatıldığını unutmayacaksın! Malazgirt ruhu, İslâm dünyasını toparlayan ve tarihin akışını değiştiren Ehl-i Sünnet Omurga çökerse, İslâm dünyasındaki hiçbir farklı akım, mezhep, meşrep de yaşayamaz, gerçeğinin de anlaşılmasını sağlayan ve ispatlayan, kucaklayıcı ruhtur. Ehl-i Sünnet, gök kubbemizdir. Ve tarih yapma irademizdir. Gök kubbe çökerse, hepimiz altında kalırız, tarih yapma irademiz de yok olur. Malazgirt ruhu, işte bize bu muazzam gök kubbeyi inşa etti. İslâm’ın kaderini belirledi. Ehl-i senet çökerse, İslâm’ın kaderi altüst olur. Bu aziz gök kubbeyi ne kadar diri ve dimdik ayakta tutabilirsek, o kadar kendimizden emin bir şekilde bütün farklılıkları zenginlik olarak görebilir, o kadar güçlü bir şekilde yeniden gelebilir ve bir asır içinde tarihin akışını değiştirecek yolculuklara imza atabiliriz bir kez daha Allah’ın lûtfu ve ihsanıyla.”

 

Yorumlar

(20)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Kanber

30 Ağustos 2024 18:08

Selamlar hocam Ağzınıza sağlık. Allah razı olsun. Allah'ım bu ruhu dip diri tutmamızı yaşamamızı yaşatmamızı ve Cihat Aşkımızı daim eylesin

Ali

30 Ağustos 2024 15:42

“Nasr” suresini iyi anlamak/ tefekkür etmek gerek, bırakalım kiminle kazanıldığının peşine düşmeyi, bize düşen tevbede acele etmek ve idrak.

Akit

30 Ağustos 2024 12:45

Başta Atatürk olmak üzere bu zaferin kazanilmasında canı pahasına kazanan tüm şehit ve ahirete göçen gazilerimizi rahmetle anıyorum,yanınıza katılmıyorum,lider olmazsa cobansız sürüye benzer,her ülkenin bir lideri var,bu mücadele ile emperyalist devletlere karşı duran halkını buna inandıran Atatürk tur,bayrak olmadan din olmaz

ersan

30 Ağustos 2024 12:08

şimdi seni Ciner e şikayet ettim M.KEMAL ATATÜRK E HAKARETDEN.yazinin sosyal medya da yayınlayarak senin ceza alman için ne gerekiyorsa yapacağım bil istedim

Allah kimseyi bunların durumuna düşürmesin.

30 Ağustos 2024 14:11

Bunları şikayet etmeye gerek yok, bunlar yaşayan dinozorlar, sokaktaki gençlere sorsan akit diye bir gazete varmış, %90 + nın haberi yok. Bu bilgi çağında bu adamların yalanlarına en fazla 3-5 sene sonra inanan kimse kalmaz

Okur

30 Ağustos 2024 12:02

NATO, bir imparatorluktur. Osmanlı imparatorluğunu yıkıp Ulus devlete (Türk) geçsekte otuz sene sonra NATO imparatorluğunun bir parçası olmayı başardık. Avrupa ülkelerinin kurduğu AB imparatorluğunun bir parçasıyız. AB imparatorluğunun tam üyesi olursak gelecekte Avrupa (AB ) imparatorluğu için çalışıp çabalayacağız. Eskiden kurulan imparatorlukların yerini birlikler almıştır. ABD, AB gibi birlikteliklere eskiden imparatorluk günümüzde ise Birleşik, birlik veya federasyon diyerek var olmaya çalışıyoruz.

ADSIZ

30 Ağustos 2024 12:00

AYLARDAN AĞUSTOS GÜNLERDEN CUMA GÜN DOĞMANDAN EVVEL İKLİMİ RUMA BOZKURTLAR ORDUSU GEÇTİ HÜCUMA YA ALLAH BİSMİLAH ALLAHU EKBER Ne mutlu Türküm diyenlerin zaferi kutlu olsun

Salim

30 Ağustos 2024 11:41

Biz vatanı Ataturkün önderliğinde türk milletiyle kazandık

Abdullah

30 Ağustos 2024 10:39

Muhterem hocam yazınızı okudum.tamam bütün milletimiz omuz omuza çarpışarak istuklalimizi elde ettim.Sonra işte sonra başa gelen zihniyet bütün bunları bir kenara itti.kendi düşündüģünü tstbike koydu.hala bu zihniyet bizleti birbirimize düşürmeye devam ediyor.bunlarıda göz önüne alalım.selamlarımla

Erzincanlı.

30 Ağustos 2024 10:25

Kim ben Türküm ama Müslüman degilim diyorsa o tam bir yalacıdır.Türk Müslümansa Türktür......Kim ben Kürt'üm ama Müslüman degilim diyorsa o katıksız yalancıdır.Kürt Müslümansa Kürt'tür.Türkcülük maskesiyle İslam düşmanliĝı yapanlar dönmelerdir.Kürtcülük maskesiyle İslam düşmanlık yapanlar ermeni artıklarıdır.

Erzurum'lu

30 Ağustos 2024 12:12

"Ruslar bizim din kardeşimizdi ama biz kan kardeşimiz olan Azerbaycan'a yardım etmeyi seçtik." diyen Gagauz (Gökoğuz) Türkleri mi, yoksa Azerbaycan-Ermenistan krizlerinde ve savaşında Ermenistan'ı destekleyen din kardeşlerimiz Araplar mı?

Erzurum' lu...

30 Ağustos 2024 20:13

Hemşerim,Arapları bu konuya katman bir Erzurum'lu ya yakışmadı,direk Müslümanı kötüleyemedin,arapların şahsın da Peygamberimizi ve Müslüman Arapları işin içine kattın tam bir Türkcü maskesiyle fitne çıkarta oyunu bunu Erzurumlu yapmaz,Müslüman Türk hiç yapmaz. Benim dedemde Erzurumlu.Türkiye 85 Milyon, büyük düşünmek lazım,'Türki'ye 2Milyar olması mı iyi 85 Milyon olması mı????Amerika kaç milyondur...Bu hesabı yaparken Avrupayı katacaksın..Amerika Müttefikleriyle güçlüdür...Türkiyede öyle olcak,Türkiye Süpergüc olacak,Osmanlıdan daha güçlü ve büyük,onun için:2 milyar nüfüs ve Cihanşül bir dava olması lazım..İspir'den Selamlar...

Vay vay

30 Ağustos 2024 10:05

Sayın yazar Malazgirt de Baskomutanlik da bizim...Her şeyi Turklukten çıkarıp Araplara bağlamayı seviyorsunuz...Kimse Arap düşmanlığı yapmıyor...Araplar Malazgirti mi kutluyormus....LAVRANCE ADI GEÇMİŞKEN ONUN " Çölde Isyan" kitabını okuyun 1916 ve 1917 yıllarındaki araplari daha iyi taniyacaksiniz....30 AGUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN...

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle