--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sünnet Muhasebesi

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
7

Sünnet Muhasebesi

Yaşar Değirmenci

Peygamber Efendimizin sünnetini düşünürken uygularken hepimizin ihmal ettiği, uygulamadığı ve “nefs muhasebesi” yapmadığı hususu, Abdülaziz Kıranşal kardeşimizin önemli bir yazısını düşünerek iç dünyamıza dönerek okuyalım.

“Eğer Müslümanlar olarak, sakal bırakırken, suyu üç yudumda içerken, tabağın dibini sıyırırken sünneti hatırlıyor da siyasette, kanunlarda, hukukta, aile hayatında, ekonomide, eğitimde Hz. Peygamber’in sünnetini aklımıza bile getirmiyorsak biz Hz. Peygamber’i (s.a.s) tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Peygamberimizi başkalarına anlatırken fakirlik edebiyatıyla, açlıktan karnına bağladığı taşla, üzerinde uyuduğu hasırın yüzüne çıkardığı izle anlatıyor ama kendi hayatımızdaki serpme kahvaltılarda, kadife kumaştan cübbelerde, lüks villalarda, beş yıldızlı otellerde, ihale salonlarında, son model araçlarda hep başkalarına anlattığımız bu Peygamber’i ve sünnetini hiç aklımıza getirmiyorsak biz Peygamber Efendimizi tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Peygamber Efendimizin yemekte hangi elini kullandığına, suyu nasıl içtiğine, yatarken hangi tarafa yattığına dair emirlerine harfiyen uyuyor ama nasıl cihad ettiğine, cahili sistemleri nasıl yıktığına, putları nasıl kırdığına, şirk düzenlerini nasıl yerle bir ettiğine, Allah’ın hükümlerini nasıl hayata hâkim kıldığına dair tek bir sünnetini bile uygulamıyorsak biz Hz. Peygamber’i tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Hz. Peygamber’in boyunu, kilosunu, şemailini ve saçını nasıl taradığını merak ediyor ama faizi nasıl ayakları altına aldığını, sömürüyü nasıl durdurduğunu, ırkçılığı nasıl yasakladığını, israfı ve yolsuzluğu nasıl önlediğini hiç merak etmiyorsak biz Hz. Peygamber’i tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Hz. Peygamber’i ve sünnetini kız isteme törenlerinde, düğünlerde ve nikâhlarda hatırlayıp, ismini anıp, salavat getiriyor ama düğünden sonra o yeni kurduğumuz yuvanın yönetiminde, eşimize karşı davranışlarımızda, akraba ilişkilerimizde, izlediğimiz dizilerde, mutfağımıza giren gıdaların ve evimize giren kazancın helalliğinde o düğünde hatırladığımız Peygamber’in ne dediğine bakmıyorsak biz Hz. Peygamber’i tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Hz. Peygamber’i ve sünnetini çocuklarımızın sünnet törenlerinde hatırlayıp, adına ilahiler okuyor ama sünnet töreninden sonra çocuğumuzun eğitimine, ahlakına, kılık kıyafetine, gelecek planlamasına, hayat tarzına, nasıl yetiştirileceğine az önce sünnet düğününde hatırladığımız Peygamber’i hiç karıştırmıyorsak biz Hz. Peygamber’i tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Hz. Peygamber’i ve sünnetini sakal bırakırken hatırlayıp ama o bir karış sakalımızla yalan söylerken, iftira ederken, gıybet ederken, harama bakarken, kalp kırarken, merhametsizlik yaparken sakalda örnek aldığımız Peygamber’in tüm bu ahlaksızlıklara ne diyeceğini hiç hatırlamıyorsak biz Hz. Peygamber’i tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Hz. Peygamber’in namazdaki sünnetlerini asla ihmal etmiyor ama o namazdan sonra kul hakkı yerken, haksızlık ve adaletsizlik yaparken, rüşvet alırken, torpil yaparken, iltimas geçerken, kulis yaparken, ayak kaydırırken namazda sünnetine uyduğumuz Peygamber’i hiç hatırlamıyorsak biz Hz. Peygamber’i tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Eğer Peygamber’in emirlerinden ve sünnetinden canımızın istediği ve hoşumuza giden emirleri alıp, işimize gelmeyen emirleri ve sünnetleri terk ediyorsak biz dinimizi de tam olarak anlayamamışız demektir…

***

Biz elhamdülillah Müslümanız. Peygamberimizin sakalını, saçını, yemeği nasıl yedeğini, nasıl yürüdüğünü ve hatta hangi tarafa uyuduğunu bile örnek alırız. Ancak tüm bunlarla birlikte Peygamberimizin devleti nasıl yönettiğini, siyaseti nasıl yaptığını, ekonomiye nasıl baktığını, bürokraside hangi ilkeleri tavsiye ettiğini, hukukta ve yasalarda hangi direktifleri verdiğini, ailede ve ahlakta hangi talimatları verdiğini de hayatımıza harfiyen uygulamak ve tüm bunları da örnek almak zorundayız…

***

Eğer işin bu kısmını ihmal edersek fert, aile, toplum ve düzen olarak çöküntüden, çürümeden, zulümden, haksızlıktan, kriz ve buhranlardan, din istismarından, cehaletten ve sefaletten asla kurtulamayız…”  

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Teyo

25 Mayıs 2025 22:14

Sunnet diye konustuklarinin hepsi israiliyyat Hepsi hadis denen yahudi hikayelerine dayaniyor Kurana donun

Nedim

25 Mayıs 2025 17:25

Güzel bir yazı.. sünnet konusunu as alamadıkları konu şahadet kelimesinin,"muhammedür Resulullah" kısmının yerine gelmemesi durumunda kişi Müslüman olmayacağını bilememeleridir.Esasen sünneti kabul ettiğini söyleyip buna muhalif davrananlara örnek olarak çocuk yetiştirme konusunda Resulullah sav in yedi yaşında çocukların namaza (tesettür ve diğer ahkâm ibadetler) alıştirilmasi ve on yaşında buna uymayan çocukların dövülmesi buyruğunun hilafina davranan anne babalar aileler hem kendilerini hem de çocuklarını felakete sürüklemektedir.Buma gerekçe olarak ta psikologlar eğitimciler ilahiyatçılar öne sürmektedirler.Osmanli sonrası İslam dünyası nin emperyalist siyonist kâfirlerin etkisi ve en önemlisi de sistemler i altında eğitim ve öğretim in den geçen sözüm ona uzmanların ön goruleri İslam konusunda hep yanlış çıkmaktadır.Cunku İslam'a Kur'an'a sünnete sahabe icmaina bir bütünlük içinde bakmamalari ve uzman kişilerin yani toplumu dönüştürecek olanların kendileri emperyalist siyonist zihniyeti etkisi ile İslam'a hayata bakmaları ve bunun Osmanlı sonrası İslam dünyasında ki kanaat önderleri nin dönüştürülmesi jön leşmesi bir plan dahilinde yapılmıştır Yani İslam dünyasında tarlalar başkaları tarafından sürülmüştür.Halbuki Kur'an'a sımsıkı sarilsa ve açıklayıcısı tamamlayıcı olan sünnete sımsıkı sarilsa ve Kur'an sünnet i sahabe nasıl anlamış yaşamış ve inanmışsa o şekilde yapsa İslam dünyası çok farklı yetlerde olurdu.Mesala bir kız çocuğu 7 yaşında tesettüre Allah'ın ahkamina aliştirilmadigin dan ve 10-12 yaşına geldiği halde Allah cc istediği şekilde olmadığında o İslam'ı yaşandığında en iyi örnek olarak buluga geldiği hatta geçtikten sonra dini hayatı yaşamak artık zorlaşmis hatta bazı insanlar için artık imkansız noktalara evrilmiştir.Zaten İslam düşmanları da tam da bunu istemektedir.Cunku Kur'an sünnet icma merkezli bir eğitim ve öğretimden geçen sahabe gibi Kur'an nesli olan insanlar emperyalist ler Siyonistler için iyi bir müşteri iyi bir pazar olmamaktadır.Cunku hayatı yaşarlarken herşeyde her noktada yaratıcı rızık verici hayat sahibi Allah cc ne der deyip Kur'an'a sünnete bakmakta ve bu iki kaynağın sahih meşru anlamı olan sahabe icmaina bakmakta olduğundan bütün oyunları kâfirlerin başına geçirmektedir.

Hikmet Yılmaz

25 Mayıs 2025 17:19

ABD Başkanı Trump 4 trilyon dolar 'SAKAL PARASI ' nı Suud'lu sakallıdan aldı gitti.. ve bizdeki sakallın biri 12 Eylül 1980'nin o karanlık günlerinde islâm ülkelerine değilde, gavur Almanya'ya kaçtı. Nokta. Okuyucuyu gıdıklamayı bırakın lütfen.

Kranşal efendi için düzeltme:

25 Mayıs 2025 08:18

Çok güzel tesbitler amma karamollanın kavmi hryakîla yamadığı mili yalama olmuş, milsiz milli gazayada hala yazmaya devam ediyorsa ve bunları da orada yazıyorsa, tv 5 te oturan yavan yavan nereden ne bulur da kömür süter karalama yağarım tayfasına destek olur yazdıkları,vitrin yazısı durumuna düşer. Yeri orası değil deöek istiyom,bir ara tepki yapmış ayrılmayı istediğini hatırlıyom, gene de yazılanlar aynen doğru ama aralarında durduğu zevatın akıl dumuru yazıyı çöpe atıyor.

Mehmet Şükrü

25 Mayıs 2025 05:55

Nefsi sigaya çekmemiz için çok yerinde bir hatırlatma makalesi olmuş, kaleminize ve yüreğinize sağlık vesselam.

Kranşal

25 Mayıs 2025 04:32

Mili yalama olmuş,ruhunu ce ha pe ye satmış kiralık vekil takasıyla nereden ne bulup kav i hekıylı hacıya hocaya diindar bacıya şirinleştireceğim diuen karamollanın kefaletini yazmıyorsa boş dönen kasnak sayılır.

Omer

25 Mayıs 2025 03:49

Çok güzel tesbitler Inşallah herkes okur da ders alır.

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle