--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Son kalemiz aileye sahip çıkalım!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
23

Son kalemiz aileye sahip çıkalım!

YAŞAR DEĞİRMENCİ

Aile, milletlerin temel taşı. İnsanlığın ilk mayası. Eşlerin ve yavruların sıcacık yuvası. 

Aile, her şeyin kökü. İyinin ve kötünün, iyiliğin ve kötülüğün idrak edilebilme yeri.

Aile, kopmaz bir bağla bağlıdır Rabbine. Ünsiyet; ailenin de insanın da insanın Yaratıcısıyla ve tabiatla irtibatının da ortak vasfıdır. Merhametin, dayanışmanın, paylaşmanın ve beraberliğin yeri.

Aile meselesi, meselelerin hepsini içine alır. Milleti millet yapan değerlerin gerçek tecelli ve korunma yeri ailedir. Aile çökerse, hiçbir sosyal müessese millî manevi değerleri ayakta tutamaz. İnsan meselesinin de millet meselesinin de çözüm yeri ailedir. Aileyi korumak insanı, milleti korumaktır. “İnsanı insan, milleti millet” yapan değerleri korumaktır. 

Bunları yazarken konuşurken kadının çalışması, evini terk eder hâle getirilmesi, sıcacık yuvasının üşümesi alıştırıla alıştırıla “kadın çalışmadan olmaz” düşüncesi yerleşti yerleştirildi. Kadının en verimli olacağı yer; evidir, ailesidir. Çalışan her kadın; evinde telafisi mümkün olmayan bir boşluk bırakır. Kadının evin dışında çalışmaya mecbur olması ailenin mukaddes mahiyetini sarstı. Kadınlar güya geniş hürriyetlerine kavuştu ama ellerinden en önemli eğitimcilik görevi alındı. Aile terbiyesi eski sağlamlığını kaybetti. Milletlerin temelini teşkil eden ve ailede muhafaza edilen manevi değerler kayba uğradı. Çalışan kadının evinde bıraktığı boşluktan doğan zararı, ona yaptırabileceğiniz hiçbir işle dolduramazsınız. Zarurete itiraz olunmaz. (Kirada oturan, sadece erkeğin aylığıyla/tek maaşla geçinmeye çalışan bir ailede kadının/eşin çalışması zaruret hâlini almıştır.) İtirazımız zaruretin idealleştirilmesidir. Aileyi itibarsızlaştırma meselesinin üzerinde durulmalıdır.

Bütün dünyada (küreselleşme ile) aileyi yok etmeye-değiştirmeye-bitirmeye çalışılıyor. Her ne kadar “aile yılı” ilan etmeler, aile ile ilgili haftalar, günler düzenlemeler, hutbeler okumalar bireysel ve sosyal gayretler var. Bunlar belirli günlere tahsis edilir, STK’lar gereken hassasiyeti göstermezlerse değişen bir şey olmaz. Annelerin babaların, hocaların öğretmenlerin, idarecilerin, siyasilerin, kamu kurum ve kuruluşların, okulların, üniversitelerin, öğretim üyelerinin, dekan ve rektörlerin, sanatkârların, Aile Meselesine dikkat kesilmeleri gerekiyor. Son kalemiz aileye sahip çıkalım! 

Aile ocağı; ki bedeni bir araya getiren “otel odası” değildir. “Eşler işe, çoluk çocuk kreşe” hiç değildir. Aile; ilahi bir varlık yasasıdır. Aile; insanlığın bir Bekâ yasasıdır. Aile aynı zamanda meveddet-sekînet-rahmet-şefkat kanunudur. Biz, huzur ve sükunu aile ocağında buluruz. Aile aynı zamanda imanın yaşandığı ocaktır. Nikah şahitliği yaptığımızda nikahın üç boyutu olduğunu söyleriz. Kur’an-ı Kerim’de nikah üç kavramla ifade edilir. Ahid (sözleşmedir) Akit (evliliğin ahlak boyutudur. Eşlerin birbirine karşı ahlaki bakımdan sorumlu oldukları hususu) Misak (Hukuk boyutunu ortaya koyar.) Bunlar bir yazılı sözleşmedir. Eşlerin birbirlerine verdikleri sözü aynı zamanda Allah’a verilmiş sözleri (manevi tarafı olan bir söz) Dini hayatı olsun olmasın kız istemeye gidildiğinde “Allah’ın emri, Peygamberimizin kavliyle istendiğinde aldığı kız, Allah’ın emaneti olmaz mı? Boşanmaların arttığı, evlilik yaşının otuzlara geldiği bir dönemdeyiz. Aile meselesi konuşulurken çok yönlü tedbirler alınmalı. Kadem’in yaptığı tahribat, problemli nafaka, zinanın meşru hâle getirilmesi, sadece kadının ifadesi ve şikâyeti bir telefonla erkeğin dışarı atılması, nikahsız yaşamak serbest iken erken evlendi diye ‘taciz’ adı altında hapiste çürüyenler (Allah’ın emirleri mi yoksa bu kanun mu önemli)

Tesettürle çalışmak serbest diye mahremiyete dikkat edilme, halvet hâline düşmeme hangi birini konuşalım? Ailede mahremiyet önemlidir. Özgürlüğün de sigortasıdır. 

Ailenin bizim dünyadaki cennetimiz, dünyada cennetin şubesi olduğu hatırlanmayacak mı? Kur’an-ı Kerim’deki “Eşinle beraber gir cennete!” hitabı duyulmayacak mı? Gençlerin kalplerinde “aile sevgisi” bulunmayacak mı? Evlenme arzusu yeşertilmeyip yok mu edilecek? Saadet ve mutluluk başka yerde aranmasının önüne “huzurlu yuva” örneklerinin görülmesi/gösterilmesi gerekmez mi? Kötü örneklerin, geçimsizliklerin yaygınlaşıp (sabır-şükür-kanaat-sade hayat) tarzının azalması/azaltılması sebeplerinin çarelerini ortaya koyalım. Kapitalist, liberal, faiz sistemine esaretten de kurtulalım. Aile meselesini de belli gün ve yıla hasretmeyelim. Televizyonlardaki neredeyse bütün diziler aileyi çökertme, sabah kadın kuşağı programları ailenin yıkımın göstermekten başka bir şey yapmıyorlar.

Aileyi koruyamazsak insan türünün yok olmasına engel olamayız. Aileyi kaybedersek, insanı kaybederiz, insan kalamayız. (Devam edeceğim İnşallah…)

Yorumlar

(23)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bozok

11 Nisan 2025 20:49

Yaşar abiciğim her sözüne harfi harfine katılıyorum. Lakin lidermiz Tayyip Erdoğan ise bu konuda sınıfta kalmıştır. Bizzat kendisi çalışan kadını arttıracağız diyor yangına su yerine benzin atıyor. Bu olaylardan gafil mi yoksa bilerek mi yapıyor anlayamıyorum? Bir taraftan da aile çok önemli diyor.

Kanber

11 Nisan 2025 20:29

Selamlar. Allah razı olsun hocam. Çok çok önemli bir konuyu dile getirmişsiniz. çok ta güzel anlatmışsınız. Allah'ım size sağlık sıhhat uzun ömür versin.

Mehmet

11 Nisan 2025 16:42

Kümesteki tavuklara özgürlük! diye bağıran tilki misali, kadınlara özgürlük! diye bağıran siyasetçilerin ekonomideki başarısızlıkları nedeniyle evini geçim derdiyle evden çıkıp çalışması; nikahsız birlikteliklere kapı aralamış, dolayısıyla boşanmaları tetiklemiş ve milletin temeli aile dağılma sürecine girmiştir maalesef. Din (İslam) hayatın hayatı, ihyayi din le olur bu milletin ihyası vesselam.

Caferi tayyar

11 Nisan 2025 23:42

İktidarda kim var kardeşim? Hem de 24 senedir. Camiye, okula, kışlaya kim siyaseti soktu?zinayı, ribayı, rüşveti, sirkati kim meşru ve rutin hale getirdi? Hem oy veriyorsunuz hem de şikayetçi oluyorsunuz. Bu ne tenakuz?

Şom

11 Nisan 2025 16:15

Ailelerin huzurlu olması için refah düzeylerinizde iyi olmasına bağlı sizde belirtmişsiniz kadının çalışmaması gerekir hem fikiriz bugün ki şartlarda çok zor gelelim asıl konuya.Muhteremler şom ağızlarını açtılar amerikaya yumurta ihraç edeceğiz diye hatta ihraçta başladı yumurta fiyatlar uçtu uçuyor.Şom ağızlarını açtılar limon ihracını yasakladık dediler şom ağızlarını açmadan önce beştane limon sarı filenin içinde 25-30liraydı şom ağızlar açılıpihracı yasakladık dedikten sonra limonun sarı filedeki fiyatı 40lira oldu %35lik fiyat farkı sahi bizim tüik’in enflasyon sepetinde limon varmı.Rahmetli Demirel’in enflasyon devlet çökertir lafı gerçekten tezler yazdıracak bir laf.Lafı çokmu uzattık

adalet

11 Nisan 2025 15:02

Sayın yazar masa başından sallaması pek kolay ama gerçekler pek de öyle değil.

20. yuzyıl ve matematik

11 Nisan 2025 13:08

Bizde araplar gibi bedava petrol yok gerçı onlarda varda ne olyor o ayrı...Her ülkenin en önemli kaynagi insan ve Nüfüsumuzun yarısı kadın. 2 seçim çıkıyor ortaya.. ya kadınları eve kapatıp ekonomi ve teknolojide yarım kapasiteyle çalışan edilgen geri bir ülke olursunuz yada tam kapasite ile çalışıp rekabetçi bir ülke olursunuz. Bu gün dünyada hiçbir ileri ülke yokturki ekonomiye dahil olan kadınların oranı düşük olsun.

Tarih Doktoru Uğur

11 Nisan 2025 13:00

Yaşar hocam, kadınların aileleri var. Patronlar ve zengin iş arkadaşları köleleşmiş kadınlarımızın köle sahibi veya işyeri dostu olarak ailesidir. Orta hâlli ve fakir erkeklerin ailesi yok artık, çünkü kadınlar orta hâlli ve fakir kocalardan alınarak zenginlere köle aile edildi kanunlar yoluyla kesin şekilde.

Muhammed

11 Nisan 2025 14:21

Kimse kimsenin ne kölesi ne sahibi. Para kazandığın, istediğin zaman ayrıldığın bir iş nasıl kölelik olur? Köleliğin ne olduğunu islamdan öğren, sahibin sana izin vermeden su bile içemezsin, islamda hiçbir zaman yasaklanmayan birşey kölelik. Birayı yasaklayan islam köleliliği asla yasaklamadı.

Tarih Doktoru Uğur

11 Nisan 2025 16:12

Muhammed adıyla cevap veren inançsız şahıs, kim işinden istediği zaman ayrılmış? Kapitalizm altında öyle bir şey var mı? Kapitalist hayal satmayı bırakın. Kapitalist kölelik gerçeğini ahali biliyor, herkes her şeyin farkında. İslam'da sadece harp esirleri haklı şekilde köle edilir. Kapitalistler ise bütün kadınları haksız şekilde kölekadın ettiler ve bütün orta hâlli ve fakir erkekleri ise köleden düşük statülü ırgat.

ABudllah

11 Nisan 2025 07:53

En az evliliğin yapıldığı, en az ailenin kuruluduğu İsveç, Norveç, Japonya ve Finlandiya dünyanın en mutlu ve huzurlu ülkeleri. Ailenin mutluluk getireceği, aile olmazsa ülkenin yıkılacağı masalını bırakın artık.

Tarih Doktoru Uğur

11 Nisan 2025 09:22

O ülkeler mutlu filan değil; depresyon had safhada. Daha önemlisi, iki insandan iki insan doğmazsa ve böylece soy üremezse ortada mutlu olacak insan kalmaz. Ama sekülercilerin ve bilhassa senin gibi muhtemel İsrail vatandaşlarının kafası artık pek çalışmıyor.

Fazilet hissi

11 Nisan 2025 10:49

Tarih doktoru Uğur bey,aile doktorluğu sizin işiniz değil.Aile ile ilgili bir çözüm sun o zaman.Boşanmaların %90' kadın tarafından açılıyor.Erkekler daha evlenirmi?Her şey kadının tanrı(haşa) olması için düzenlenmiş.Yoksa öyle değilmi?Erkekler gerçekten zalimmi?

Tarih Doktoru Uğur

11 Nisan 2025 12:42

Ayrıca kadınlar ve evlilikten yana en şikayetçi olanlar İsveç ve Norveçli erkekler ve kadınlardır. Hiçbiri memnun değil. Bizdeki feminist kanunlar bizden önce onlara gitti. Oralarda erkekler de kadınlar da kan ağlıyor.

Ömer

11 Nisan 2025 20:13

Çocuk yerine kedi köpekle mutlu olur bunlar bizde de var bu tipler dünyanın en mutlu insanları diyorsun da o öyle değil işte en çok intihar vakalarının yaşandığı ülkeler bir bitmedi gitti sizin İslâmî değerlere karşı düşmanlığınız aile olmasa belli bir zaman sonra memleketin halini düşün yaş ortalaması nasıl olur

İbrahim Gökalp

11 Nisan 2025 07:16

Özellikle aileden sorumlu bakanlar bunun vebalini veremezler.

Okur

11 Nisan 2025 05:30

Son kale dediğiniz ailenin altını  İstanbul sözleşmesinin kanuni dayanağı olan 6284'ü can hıraşane bir şekilde savunarak oymaya devam ediyor. Örnek istiyorsanız Özlem Zengin ve aile bakanı olacak hanımefendinin bu husustaki açıklamalarını bulup okuyun derim. 

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle