--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ruh köklerimize dönelim, yeniden Müslümanlaşalım!

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
16

 

İçinde yaşadığımız çağı, kendimizi, kendi dünyamızı, medeniyet dinamiklerimizi tanımıyoruz. O yüzden yaşadığımız sorunları anlamakta ve aşmakta çok zorlanıyoruz.

İçinde yaşadığınız çağı tanıyabilmenin yolu, kendimizi iyi tanımamızdan ve kendimiz olarak tarihe müdahalede bulunabilecek bir özgüvene, dolayısıyla çağı dönüştürebilecek ölçüde esaslı bir entelektüel birikime sahip olmaktan geçer. Mukaddesi verilmeyen toplumlar; sun’î mukaddesleri benimserler, başka toplumların kültürlerinin işgaline girerler. Kendi aydınını/münevverini yetiştiremeyen millet olmaktan kurtulalım artık. 

İslâm’dan arındırma yapılınca, İslâmî kimliğimiz buharlaştırılınca kaybettirilince “İslâm Kardeşliği”nin kuşatıcılığının, samimiyetinin, şefkatin merhamet ve rahmetin yerini vahşet, canilik ve katliam yapan batasıca Batı aldı. Tarihî her zafer; tek adam, tek lider olarak ezberletilen ‘ulu önder’ diye zihinlere kazınan Mustafa Kemal’e mal edildi. Gerçek tek önderimiz Peygamberimiz ise unutuldu/unutturuldu.

“Sen olmasaydın olmazdık. Bizi var eden sensin. Bu milleti sen yaşattın, var ettin. Bu toprakta yaşamamızı sen sağladın” mesajlarıyla insanlar adım adım putperestliğe götürülüyor. Allah’ın sıfatları giydirilerek. Yaratan, yaşatan, yoktan var eden, bunca nimetleri bizlere bahşeden, heva hevesin/nefsin kulluğundan bizi kurtarıp kitabımızın önsözü/girişindeki Fatiha ile “kulluk bilinci” veren Celâl-Cemal-Kemal sahibi Allah’tır. Peygamberimiz de “Ben Allah’ın kulu ve Resulüyüm” buyurmuş, onun ümmeti olarak kelimeyi şehadetle de Müslümanlığa giriş imzası atmış bir milletiz. Bütün bunlara rağmen her tarihi olayı, hatta günümüzde cereyan eden bütün olumlu işleri kemalizme kaydettiler. Bütün olumsuzlukları da dindar/muhafazakâr bildikleri insanların yanlışlarından dolayı İslâm’da görerek her fırsatı kemalizme geçiş yolu yaptılar. Kemalizm’e âlet edilmeyen bir şey bırakmadılar. Sosyal medyadan spora, magazinden eğlence sektörüne kadar. 

Bir toplumun başına gelecek en büyük felaket; başına geleni bilememesidir. Kendi dünyamızda, kültürümüzde, medeniyet dünyamızda yaşamıyoruz. Milli birliğimiz, tarihi-kültürel beraberliğimizin mahsulüdür. Çatlayan topraklar gibi bu dünya İslam’a susamış. Hasretten yanıp kavruluyor. Bütün doğrular İslam’ın özünden gelir. İslam’ın özünü yanlış bilen, tarihi-sosyolojik-sosyal doğruları da öğrenemez, kendini de öğrenemez, hayatı da öğrenemez. Kemalizm de seküler bir din’e dönüştürüldüğü için entelektüel olarak, akl-ı selim’le tartışılamaz. Kemalizm; bir Batılılaşma projesidir. Kemalizm, bir redd-i miras’tır. Bu toplumun İslâmî iddialarının tasfiyesi, medeniyet iddiasının reddi, topluma tepeden, Jakoben yöntemlerle bir kimlik dayatma projesidir. Kemalistler; İslâm’ı sadece bireysel bir inanç meselesi olarak görüp, hayatın dışında tutma, camilerin dört duvarına hapsetme hastalığından kurtulamadılar. Kendi medeniyetimizin ruh köklerini, temellerini oluşturan İslâmî ruh inkâr edildi, yerine bu toplumda karşılığı olmayan laik bir ruh ikame edilmeye çalışıldı. Laik kemalizmin cumhuriyet dönemi; inkılapları, bu milletin bütün değerlerinin yok edildiği bu milletin değerlerinin imha edilmesidir. 

Görmekte zorlandığımız asıl yakıcı gerçekse şu: Vesayetçi kemalist siyasî sistem çatırdıyor (iktidar olamamanın getirdiği çatırdama, iktidar olanların muktedir olamayışlarının, bürokrasiyi kaybetmelerinin) getirdiği seküler kemalist zihniyet, İslâmî kesimleri de içine almış durumda. Cemaatlerin ‘ulu önderli konuşmaları, dinimizle asla bağdaşmayan söylemleri de kemalizmin kazancı, Müslümanların kaybı. Asıl felaket; fâni/geçici dünyada olduğunu unutup yaşayış tarzlarıyla ebedî hayatının kaybedildiğinin, cehennem ateşine gidildiğinin farkında olmayışları. Paganizmin ve dünyevileşmenin esiri olduğunu da hissetmemeleri. İslâmî kesimlerin İslâmî iddiaları ve söylemleri önce aşındırıldı, sonra da zamanla terk etmeleri sağlandı. Çeşitli uygulamalarla. Bugün bunları yaşıyoruz.

Kimliğini, kişiliğini, şahsiyetini kaybedenler; kendileri olamazlar, kendileri olarak kalamazlar, kendilerine/özlerine dönemezler. Sâbitelerini kaybettikleri için değişirken, dönüşürken aidiyetleri yoktur. Nerede durduklarını bilemeyenler, nereye, ne’yle ve nasıl gitmeleri gerektiğini de bilemezler ve felaketten felakete sürüklenirler. Bizim ait olduğumuz yer İslâm. Eğer ait olduğumuz yeri yitirirsek, dilimizi de düşünme, bakış, görme biçimlerimizi de yitiririz. Bizi yok edecek şeyleri, (laikliği, kavmiyetçiliği, sığ, seküler ideolojileri, paganizmi) varlığımız olarak kabul etmenin problemlerini yaşıyoruz. Eğer İslâm’ın, ümmet kimliğinin ne demek olduğunu bilseydik, kardeşliğin nasıl muazzam bir nimet olduğunu, hayatımızdaki yerini ve değerini de hakkıyla bilebilirdik. Unutmayalım: İslâm biterse, insanlık da biter!

Türkiye, yönünü ve yörüngesini yitirince, bin yıldır yol olan, tarih yapan bu ülke, yol’dan çıktı, yolunu kaybetti, esen fırtınaların, sert rüzgârların önünde sürüklenip duruyor bir oraya, bir buraya doğru. Türkiye fiilen işgal edilmedi, zihnen işgal edildi. Bunun bedelini ödüyoruz iki asırdır. Kendimizi inkârın bizi kültürel intihara götüreceğini bilelim artık. 

Batı’nın tedirginlik duyduğu yegâne ülke Türkiye’dir. Türkiye, dünün Osmanlı’sıdır! Türkiye’nin güçlenmesi, bütün İslam Alemi’nin, bütün insanlığın hayrınadır. Türkiye çökerse bütün Müslümanlar altında kalır. Türkiye İslam Alemi’nin kalbidir. Şu haliyle bile öyledir! Bin yıllık gerçeği yüz yıllık yalana yedirmeyeceğiz!

Unutmayalım: Küresel sisteme, stratejik zekâyla, iyi kötü iktisadî bağımsızlık hamlesiyle, medeniyet tecrübesinin verdiği tarihî ve irfanî derinlikle meydan okuyabilecek ülke yalnızca Türkiye’dir! Türkiye dünyanın ruhu, mazlumların umudu, zorbaların kâbusu ve insanlığın ufkudur. Ruh köklerimize dönelim, yeniden Müslümanlaşalım ve dirilip ayağa kalkalım. İnsanlığı ayağa kaldıralım. 

 

Yorumlar

(16)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Durmus

7 Ağustos 2024 22:52

Durmus beg e.. Islam tezgahi iyi kurmus. Kisi kötü bir sey yaparsa arapin dinine gore seytan isidir bu.. Seytan yaptirdi olur. Kotuluk zulum yap tövbe et. Buda guzel bir tezgah. Nasil bir arap dinidirki sucu seytana at, atamiyorsan tövbe et. Boyle dinmi olur!

Nedim

7 Ağustos 2024 21:59

Sn editör ne kadar İslam dışı yorum yapan varsa yayinliyorsun ama benimkini ise yok. Osmanlı sonrası inancı ideolojisi ne olursa olsun İslamın temel ine aykırı düşünceleri ideolojileri de olsa müslüman muamelesi yapmak Osmanlı sonrası İslam dünyasında ki planın bir parçası... Osmanlı Devleti'nin ve âlimlerinin en büyük suçu İslam'ı beğenmeyen Akide temelli sapkinliklari olan ateist laik vb ideoloji sahibi jonturk leri müslüman muamelesi yapmaları..esasen topluma bu inançta fikirde olanların meşru olmadıkları g.muslim oldukları topluma söylense murted ilan edilip gereği ne ise yapılsaydı büyük oyun bozulurdu.Normalde din anlayışı hayat tarzı İslam'a aykırı olan bu zevatin sakıncalı ama müslüman gorulmeleri onları müslüman toplumun içine sızdıran şeytan ve onun askerlerinin ekmeğine yağ sürüldü adeta... Osmanlı sonrası İslam dünyasında dinî kurumlar eliyle normalde kâfir olan ateist olan İslam'a kin kusan kişilerin öldükleri de müslüman muamelesi yapmak devlet uygulamasıdır.Kafirlere müslüman muamelesi yapmak kişiyi kâfir yapar.şeytanlar bunu biliyor

Sünnet çi

7 Ağustos 2024 21:53

Benim ruh köküm şaman, Kürdün ki Zerdüşt. Napcaaaz

Nedim

7 Ağustos 2024 22:46

Yani gayri müslim.. gâvur kâfir diye de tanımlayan da vardır.Zaten Kuran'da geçen,"dinde zorlama yoktur"ilkesi kâfirler için sözkonusudur.musluman olduğunu söyleyen İslam'a uygun yaşamak inanmak zorunluluğu vardır.Zaten İslam'a küfreden inkâr eden alay eden düşmanlık eden zaten müslüman olmaktan çıkmıştır

Once

7 Ağustos 2024 21:35

Tövbe et

Korkut

7 Ağustos 2024 21:03

Allah razi olsun hocam.Dogru anlatmissiniz.

Nedim

7 Ağustos 2024 20:19

Adem as ile Muhammed as in itikadı aynıydı.Butun peygamberlerin itikadı aynıydı.tevhid ehli yani Araf 172 de de geçtiği gibi kalu bela da verilen sözlerini bozmayan şirk küfür işlemeyenlerdir.eski kavimler Yahudiler hristiyanlar kendilerine dine kitaplara peygamberlere ihanet ederek hayatlarına dinlerine şirk küfür sokarak ebedî cehenneme sürüklendiler.Yegane cennete girecek olanlar itikadı yolu peygamber ve ashab gibi olanlar onlar gibi hayatlarında dinlerinde dindarliklarinda şirk küfür olmayanlardir.K 

Gazeteci

7 Ağustos 2024 19:53

Yaşar, sen her halde, TÜRK KAVİMLERİN, NE kadar "NEŞEYLE ve İSTEREK" İSLAMI "KABUL" ETİKLERİNİ HER HALDE UNUTUN. Nasıl on binlerce TÜRK ERKEKLERİ, KELLERİNİ UCURULATAK, TÜRK KADINLARI IRZLARINA GEÇİP, FAHİŞE OLARAK PAZARLARDA SATILDIGINI UNUTUN VEYA KENDİNE UNUTURDUN. SON 500 senede İSLAMI, İNSANLIGA KATKISI, SADECE ŞİDDET VE ÖLÜM OLMUŞTUR. PEK ENDER OLARAK BİR MÜSLÜMAN IN İLİMDE NOBEL ALDIGI OLMUŞTUR, O DA İSLAM DÜNYASININ DIŞINDA EGİTİM ALMIŞSA.

Nedim

7 Ağustos 2024 22:53

Gazeteci rumuzlu arkadaş İslam'a İslam düşmanlarının bakışı ile bakıyor.Osmanliya kadar dünya daha huzurlu denge siyaseti ön planda idi.Osmanliyi hem dıştan hemde içten kâfirler yikinca ve yerine sömürgeci lerin pazarı olarak konumlandiranlar gerçek İslami topluma ogreymemek için Kur'an kaldırıldı Arapça yerine Latin alfabesi ne geçildi.ve kâfirler yüzyıldır

Hasan

7 Ağustos 2024 18:36

Allah korusun

İ Tuncer

7 Ağustos 2024 15:09

Allah razı olsun Hocam. Hakikatları son nefese kadar haykırmaya devam. Haram lokma ile büyüyen nesilden bir şey çıkmaz. Temiz bir nesil inşa etmek için her aklı başında Müslüman gayret etmek mecburiyetindedir. Ümmetin umudu artık Gazneli kahramanlar olmuştur. Rabbim Müslüman Türk milletine yeniden şuur versin.

Nuran Devres

7 Ağustos 2024 14:09

Beyefendi, İslam ülkelerinde 7 yıl yaşamış biri olarak söylüyorum. Araplar, Arap oldukları için çok mutsuzlar. Batıya çok özeniyor, onlar gibi olmak istiyorlar. Türleri hiç sevmez ve kıskanırlar. Çünkü bizim Atatürk'ümüz var. Bizi Arap baskısından, Arap kıyafetinden, Arap alfabesinden kurtardı. Medeni dünyada yer almamızı sağladı. Neyimiz varsa ona borçluyuz. Araplara Batı sizi kendi arasına, ülkesine alacak, ancak İslamdan çıkmanız şartıyla dese inanın bir tanesi bile tereddüt etmez. Hemen o an tamam diye bağırırlar.

NE YAPALIM

7 Ağustos 2024 19:31

yani araplar mutsuzlarsa ne yapalım? medeni dünyada ilkel dünyadakinden farkı var mı ölümün?senin o medeni dediğin dünya canı bogazdan geri çevirebiliyor mu? ölüm gelip çattığında ve sana sorulduğunda hayatın?ne diyeceksin? şeytanın aldatmasına kanmayalım. bunca nimetin bir hesabı olmayacak mı sanıyorsun? inkar edenlerin sonlarının ne olduğuna bir bak der rabbim. tövbe et ve dön aslına.estagfurullah el azim el kerim ellezi la ilaha illahu el hayy el kayyum-u ve etübü ileyh

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle