--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Özgürlük Allah’a kulluk ile başlar

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
10

Yaşanmayan, hayata nüfuz etmeyen, sosyal tezahür imkanlarından mahrum bırakılan her inanç zayıflar, solar, küllenir.

Günü İslam ile yaşamak; günlük ibadetlerle değerlendirmek her şeyden önce İslam’ı mesele edinmek, onun koyduğu kurallar içinde iki dünya mutluluğu için çalışmak demektir. Allah’a kullukla değerlendirilemeyen gün, başka şeylere kölelikle geçirilmiş demektir. Arzu ve isteklerinin, heva hevesinin, nefsinin kulu olduğunun farkında olmayanlar hep özgürlük isterler. İstedikleri özgürlük; Rabbinin dışında, masa-kasa-nisa olarak üç kelimede özetlenen köleliktir. İslâm’ı yaşamayanların mazeretlere sığınması, bahaneler üretmesi nefsinin bir başka oyunudur. Peygamber Efendimizin “Allah’ım! Beni göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha az bir zaman bile nefsimle baş başa bırakma” duasını unutmayalım.

Müslümanın Müslümanca yaşamakta kesin kararlı olması, her hâl ve şartta imanını yaşamasının çalışmasını ikmal edemese bile, yapabildiği kadarıyla yapmalı, fakat asla bu şuur ve gayretten uzak kalmamalıdır.

Hayatta abes yok. Her şeyin izahı var. Biz, aklımız ermediği için, aklımızın gücü sınırlı olduğu için, bazı izahları yapamayız. Sünnetullahın (âdetullahın) yaşayıp maddi/manevi gelişmemize lüzumlu olan manalarını, hikmetlerini kavrayabilmek için, Sünnet-i Resulullah’ı bilmek ihtiyacındayız. Bunu reddetmek, tartışma meselesi haline getirmek, ‘akılcılık’ adına akılsızlık etmektir. Karşımıza çıkan meselelerin çözümünü düşünürsek, sosyal/fikri meselelerin halli için uğraşırsak, bir Müslüman olarak Resulullah Efendimizin Sünnetini ve hadislerini rehber edinmemiz gerekir. Ölçümüz budur. Ölçüler istikametinde düşünemeyenler, ölçüleri kurcalar! 

Sünnet; Resulullah’ın Kur’an’ı esas alarak hayatın her alanında; inanç, ibadet, eğitim, hukuk, ekonomi vs. gibi konuları kapsayacak şekilde ortaya koyduğu bir model ve dünya görüşüdür.

Sahabeyi Kiramın eksik veya yanlış üzerinde ittifak etmeleri mümkün değildir. Allah Resulünün İslam’ı anlama ve hayatın her alanına tatbik etmede teorik ve pratik (sözlü veya uygulamalı) olarak ortaya koyduğu düşünce ve hayat tarzını hayatımıza hâkim kılmamız şart değil mi? Hadis-i şeriflerle amel ederek Müslüman toplumun kimliği korunur, beraber yaşadıkları Müslüman olmayan toplumların içerisinde erimezler. Kişilik zaafına düşmezler, kendi dışındakileri taklit ederek şahsiyetlerini kaybetmezler.  

Sünnet anlayışımız, sadece geçmişin bir tekrarı olmamalı, asrımızdaki İslam toplumlarının karşılaştığı problemleri çözmede yol gösterme (kılavuz ve rehber) fonksiyonu taşımalıdır. Dinimizi yaşayıp yaşamadığımız, kendi koyduğumuz ölçü ve değerlendirilmelerle değil, halimizi Kur’an ve Sünnet’e arz etme ile anlaşılır. Bu sayede Rabbimizin razı olduğu hayat tarzını ortaya koymuş oluruz. 

Şeriatı olan bir Peygamberi hakem tayin edemiyoruz. Giderek yaşayan değil, tartışan Müslüman olmaya başladık. Din, sadece iman değil, ameldir de. Doğruların, iyilerin, faydalının, güzelin ortak paydası olan İslam’ı tartışarak, hadisler üzerinde şüphe uyandırarak mı insanlara taşıyacağız? Hangi felsefeden, hangi dinden geliyor, görünürse görünsün, bir şey doğru ise iyi ise güzel ise, faydalı ise; o, İslam’da vardır. İslam’a uygundur. Yanlışın, kötünün, zararlının, çirkinin (Topyekûn “menfi”nin) ortak paydası üç kelimedir: inkâr, dalâlet, gaflet. Bu duruma düşülmesine ‘bilimsel çalışma’ adı altında sebebiyet verilemez! İslam, ideal birleştiricidir. Gayr-i şuuri olarak bile, “İslam’dan alan” faydasını görür. Bütün çirkinliklerine ve menfiliklerine rağmen, dünya bu sayede devam ediyor. Bu mümkün ama, lafzî ve mücerred alakadan bir şey hasıl olması mümkün değil. Yol var, yolun merhaleleri var, yolun icapları var. Doğru yolda bulunduğun halde eğri yürürsen, şaşkınlık gösterirsen, hedefe ulaşamazsın. Bir noktadan sonra da (muhtemelen) kayar gidersin. 

İslam, hayat dinidir. Hayatın gerçekleri İslami yoruma ve değerlendirmeye tabidir ve muhtaçtır. Bütün bunlar Kur’an/ Sünnet ve hadislerin dışında gerçekleştirilemez. 

Bizi Kur’an’a da götürecek, ‘iki ayaklı Kur’an olarak vasıflandırılan Resulullah Efendimizdir. Şimdi, her mümin, Kur’an’ın “hayata dönüşmüş biçimi” olan Allah Resulüyle ilgili tasavvurunu yoklasın. Hayatın gayesi, tek kelimeyle “Allah’a kulluk”tur. Kulluk ise hayatı, Allah’ın emirlerine ve nehiylerine göre yaşamaktır. Bu da Peygamberimizin Sünnetini yaşamak, hadis-i şerifleriyle hayatımızı tanzim etmekle gerçekleşir. Müslümanların ya da ümmet-i Muhammed’in Kitap-sünnet çizgisinde bir dini hayatı yaşaması ve sürdürmesi, onun hem hakkı hem de kimliğinin gereğidir. Dini bilginin ve kültürün iki temel kaynağı Kur’an-ı Kerim’in ve Sünnet-i seniyyenin yeterince bilinmemesi/yanlış bilinmesi bizleri kaliteli/olgun Mü’min olmaktan uzaklaştırmıştır. Peygamber Efendimiz: “Hiçbiriniz duyguları/his ve hevesleri benim getirdiğime uymadıkça olgun mü’min olamaz” buyurmuştur. Bir âyet, bir hadisle noktalayalım. 

“…Resul size ne verdiyse onu alın! Size neyi yasakladıysa ondan da kaçının ve Allah’tan korkun! Çünkü Allah’ın azabı şiddetlidir.” (59 Haşr 7)

Resulullah buyurdular: “...Size öyle bir emanet bırakıyorum ki, ona sımsıkı sarıldığınız müddetçe yolunuzu şaşırmazsınız. O emanet, Allah’ın Kitabı ve Nebîsi’nin Sünnet’idir.” 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nuh

9 Haziran 2024 12:06

Yaşar hocam hakka çağırmaya, batılı yermeye ve kovmaya devam, durmak yok, yılmak, aldanmak yok. Hakkı anlamaya, anlatmaya ve yaymaya çalışacağız, tevfik Allah'tan. Filli tebliğ örnek yaşam resulün düsturu ve şiarıdır.

Kanber

9 Haziran 2024 11:51

SAHTE ÖZGÜRLÜKLE RUHUMUZU ÇALDILAR Allah Celle Celalühü Araf suresinin 27. ayetinde "Ey ademoğulları şeytan atalarınızın avret yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü şeytan ve taraftarları sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz ki Biz şeytanları inanmayanların dostları yaptık." Maide suresinin 90. ayetinde Allah Celle Celalühü "Ey iman edenler içki kumar ve dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan İşi birer pisliktir. Bundan kaçınınki kurtuluşa eresiniz." Buyurarak; Nefsimizi, nesllerimizi ve ülkelerimizi Hak'tan, adaletten, doğruluktan, dürüstlükten namazdan, tesettürden, sadakattan, haya'dan, mazlumlara merhametten ve sadece Allah'ımıza kul (GERÇEK ÖZGÜR) olmaktan uzaklaştırmaya devam eden, atomdan daha tehlikeli olan ellerimizde, evlerimizde ve okullarımızda patlamaya hazır, şeytani djital (deccal) sosyal medya bombasını etkisiz hale getirmenin tek yolu: İmani, İslâmi, ameli ve ahlaki sohbetleri (Milli Sohbet Medya) ile yaygınlaştırmalıyız. SAHTE ÖZGÜRLÜK adına, bol bol şarap şampanya tüketip. Cinayetler, katliamlar, boşanmalar, karıların kocasız, kocaların karısız, çocukların yetim kalmasına, yuvaların yıkılmasına, on binlerce hektar ormanların yakılarak yok edilmesine ve buna benzer birçok vahşice olay. Bir sürü trafik kazası meydana getirip, onbinlerce can ve milyarlarca ₺ lik mal zayiatına sebep olmak, hayadan edepten uzak çırılçıplak olma, LGBT ve cinsiyetsizlik sapkınlığı, deizm sapkınlığı, şehvet bağımlılığı, moda bağımlılığı, alkol bağımlılığı, kumar bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı, modernizm, materyalizm, feminizm bağımlılığı, sosyal medya (deccal) bağımlılığı, ...gibi bağımlılıkları ÖZGÜRLÜK olarak, yani ZEHİRİ BAL olarak insanlara özellikle genç nesillere yutturulmaktadır. Bu bağımlılığa yakalananlar dünyada da asla mutlu olamayacaklardır. Bunlardan birisine örnek; (ar ve hayasızca)Tesettürsüzleşerek özgür ve mutlu olmak isteyenler asla mutlu olamadıkları ve olamayacakları için yakında iç organlarını da (böbreklerini ciğerlerini dalaklarını da) dışarı çıkartırlarsa şaşmayın. Bunun hesabını ne Dünya da ne de ahirette kendileri, sebep olanlar ve müsamaha gösterenler asla veremezler. En kısa sürede tövbe edip. En çok Allah'ı severek ve en çok Allah'tan korkarak. Kur'an ve sünnete uygun yaşayarak GERÇEK ÖZGÜRLÜĞE kavuşmanın, dünya ve ahiret mutluluğunu yakalamanın zamanı gelmiş ve geçiyor. Allah tüm inananları şeytanın şerrinden, nefsimizin şerrinden, kötü insanların şerrinden, kabir azabından ve cehennemin azabından korusun.

Kanber

9 Haziran 2024 11:34

Selamlar hocam Ağzınıza sağlık Allah fikrinize zihninize bereket versin Bizlerde Salih kullarından eylesin. Affi mağfiret eylesin. istikamet üzere gitmemizde bize yardım etsin.

Ömer

9 Haziran 2024 11:02

Bir iki yorumcu makaleyi ya tam okumamış ya da Yaşar hocanın ne demek istediğini anlamamış başka yöne çekmiş . Hocamızın yazısına tamamen katılıyorum . Kul olmak evet Özgür olmak , Allah’a Resul’üne ( sav ) teslim olmaktır . Beşeri düzen ve sistemlerin hiçbiri insanlığı mutluluğa ulaştırmaz . Dünya ve ahiret saadeti ancak kur anı Kerim ve sünnete sıkı sıkıya bağlılıkla mümkündür .

Dava

9 Haziran 2024 11:01

Öyleyse isid üyeleri ve anlayışı tam anlamıyla özgürler. Kur an dakileri harfiyen uyguluyorlar. Gerçek islam anlayışını bize uygulamalı gösteriyorlar.

Kanber

9 Haziran 2024 13:56

Allah Celle Celalühü Kur'an'da gözleri vardır görünmez. kulakları vardır işitmez. kalpleri vardır hissetmez." Buyuruyor ya anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Allah'ım bizi anlayan kullarından eylesin

TAMI

9 Haziran 2024 20:07

dava ODEDİĞİNE SEN TAMI TAMINA UYUYORSUN ZINDIK

Hikmet Yılmaz

9 Haziran 2024 11:00

Bende boş durmuyorum, birşeyler yazar görünüm demek için yazı yazılmaz. Sormak "fikirüretiyorum" diyeceksin. Gazetenin genel yayın yönetmeni olsam,size yazı yazdırmam. Ve gerekeni yapardım. "Allah'ın dininin Türkiye distribütörü" zanneden birilerin; zeka seviyesi yüksek, akıl seviyesi düşük adamlarla...

OLURSUN

9 Haziran 2024 09:29

KÖLELİK BİAT BEYNİN DUMRA UĞRAMASI BAŞLAR İNSANLIKTAN ÇIKARSIN YATAN KALKAN DÜŞÜNMEYEN İNANAN HAYVAN OLURSUN

ÖZCAN ŞAHİN

9 Haziran 2024 07:11

GÜNAYDIN insan kul olunca mı ÖZGÜR OLUYOR ALLAH SİZİN GİBİLERE AKIL FİKİR VERSİN BAŞKA BİR ŞEY DENMEZ EFENDİM

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle