--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Milletin, ümmetin, insanlığın ümidi biziz

Yaşar Değirmenci
Yaşar Değirmenci
19

 

Türk milleti, etnik farkları kaynaştırıp ölümsüzleştiren manevileşmiş tarihi varlığıyla bir bütündür. Türk milleti Müslümandır. Dinini kaybedince milli özelliklerinin bütününü kaybeden ve milliyeti ile maneviyatı birbirinden ayrılmaz hale gelmiş bir millettir. Türkiye, Türk milletinin anavatanıdır. Din-dil-tarih şuuru milli sıhhatin teminatıdır. Millet olmak manevi, tarihi ve idealist bir gönül beraberliği içinde bulunmaktır. Türk milleti, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın İslam’ı en güzel biçimde yaşamış bütün insanlarının manen içinde bulunduğu bir büyük beraberliktir. 

Biz Cumhuriyetle beraber kurulan bir devlet değiliz. Cumhuriyeti kuran da tek lider, tek önder değil. Şahıslar putlaştırılmadan, yapılanlar tenkit süzgecinden geçirilmeden, din/dil ve tarih şuuru verilmeden kendi kültürümüzü bilemeyiz/öğrenemeyiz/öğretemeyiz. Bu ülkede yaşayıp, bu vatan topraklarında büyüyüp, bu milletin evladı iken, vatan, millet, devlet düşmanlarıyla beraber olamayız/olmamalıyız. Zulümleri, katliamları, ‘Batı uygarlığı’ adı altında yutturulan emperyalist zalim devletlerin uşağı gibi hareket edilemez. “Hainlere taraf olma!” ilahi ikaz unutulamaz. “Kendilerine hıyanet edenleri savunma! Çünkü Allah, hainliği meslek edinmiş günahkârları sevmez.” (Nisa suresinde 105, 107. Âyetlere bakabilirsiniz). 

İngiliz-Yahudi aklı; şimdi orta ve uzun vadede Müslümanları birbirine düşürerek İslâm dünyasını bir şekilde kana bulayacak çok büyük bir Acem oyununu oynuyor. Gaflet uykusundan uyanalım. Batı uygarlığı, çağdaşlık diye diye eğitim sistemimiz kanalıyla zihinler felç edildi. Hemen hatırlayacağımız yakınlıkta Bosna’da Batılı BM askerlerinin gözetiminde katliam yapıldı. Irak’ta bir buçuk milyon insan katledildi. Hemen her gün Suriye, Filistin, Kudüs, Yemen, Sudan, Arakan vs.’deki zulümlere şahit olunuyor. Bütün bunlar ‘demokrasi, insan hakları getireceğiz’ diye yapıldı. Vahşetin, katliamın, barbarlığın adı ‘çağdaş uygarlık’ diye yutturuldu. İsrail’in yaptıklarına, ABD’nin zalimlere himayesine, İngiltere, Fransa, Almanya, Yunanistan’ın Türkiye düşmanlığı batasıca Batı’nın devlet politikası haline getirildi.

Şimdi bütün bu şer güçler ve içimizdeki ‘şer ittifakı’ bu devleti yıkmaya, bu milleti yok etmeye çalışılırken bizler dini, tarihi sorumluluklarımızın şuurunda hareket etmek mecburiyetindeyiz. Milletin, ümmetin, insanlığın ümidi biziz. Biz millet olarak insanın haysiyetini, şerefini korumakla mes’ul ve mükellefiz. Batı korkuyor. Tarihin hakiki olarak yazılmasından, medenilik/uygarlık adı altında yaptıkları vahşetin, katliamın bilinip öğrenilmesinden korkuyor. Milletleri, toplumları, ümmetleri, insanları ve insanlığı biz yaşatırız. Mukaddesliğin, kutsiyetin, kaynağı ve aslî konusu; sadece imandır, dindir, İslâm’dır. İslâm; tek hak dindir.  İslam’ı sadece bir inanç sistemi gibi görmek ve göstermek, tarihe de sosyolojiye de uymayan, realiteyi inkâr eden, hayali hakikat sanan/gösteren tarihi bir yanılgıdan başka bir şey değildir. İslam; temeli, çekirdeği iman olan insanlığın medeniyeti, hakikatin medeniyetidir. Dinimizi yaşayalım. Dinimize uyalım, dinimizi kendimize uydurmayalım. İslam’a teslim olalım ve onu en güzel (üsveyi hasene) ile temsil edelim. Peygamberimizi hayatın dışına itmeyelim. O’nun sahte kutsallarla mücadelesini, putları yıktığını unutmayalım. Oryantalistlerle, sekülerleşme ile paganizmle, putlaşmalarla, sahte kutsallarla mücadele; Peygamberimizin izini sürmektir. Din/iman ve devlet, aynı potada yoğruldukça biz, büyük devlet ve büyük millet olmuşuzdur. Şimdi de “bizi bize kırdırma” plan ve projeleri için uğraşıyorlar. İran’ı emperyalistlerle savaşıyormuş gibi yapıyorlar. Ama yüzyıl önce Osmanlı coğrafyası olan İslâm dünyasının merkez coğrafyasına İran yerleştiriliyor ve İslâm’ın ana omurgasını (Ehl-i Sünnet Omurga’yı) temsil eden İslâm dünyasını ayağa kaldıracak tarih bilincine, medeniyet birikimine ve derinliğine sahip yegâne devlet olan Türkiye’nin altını oyuyorlar.

Emperyalist devletler; İslâm’ın geleceğini İran’ın/Şia’nın temsil edeceği bir İslâm algısı üretmek istiyorlar. İslâm ruhunu yitirmediği sürece İslâm dünyasının omurgası çökmez; böylelikle İslâm dünyasının sömürülmesi de güdülmesi de imkânsızlaşır. Ehl-i Sünnet’in hâkim olduğu ve yaptığı tarih, sanıldığı veya yanlış bir şekilde algılatıldığı gibi bir mezhebin tarihi değildir; İslâm’ın tarihidir, bütün Müslümanların tarihidir. Ehl-i Sünnet bir mezhebin adı değil, kaynaklarıyla İslâm’ın ana kaynaklarının inşa ettiği biliş, oluş ve varoluş iradesidir. Bu bilme, olma ve var olma iradesi, tarihi yapan ana güzergâhlardır. Sadece İslâm tarihini değil, adaletin, hakkaniyetin ve merhametin hâkim kılındığı insanlık tarihini de yapan hakîkî kurucu dinamiktir, itici güçtür. Bu güç de her şeye rağmen Türkiye’dir. İran kanalıyla yerleştirilmeye çalışılan Şiîlik; Müslümanların (Sünnîlerin değil Müslümanların) yaptığı tarihi içerden yıkma iradesidir. Şia Batı’yla savaşmadı, tarih boyunca Müslümanlarla savaştı. 

Son yüzyılda İslâm dünyasında iki hâdise aynı anda cereyan ediyor: Bir yandan Müslüman Türkiye bitiriliyor, laik Türkiye icat ediliyor. İran’ın önü açılıyor. Müslümanların tarih yapma iradesi ve ruhu demek olan Ehl-i Sünnet’in koruyucusu Osmanlı’nın neden tasfiye edildiğini ve Osmanlı coğrafyasına adım adım Şiî İran’ın yerleştirildiğine münevverlerimiz aydınlarımız kafa yormalıdır. Ehl- Sünnet; İslâm’ın omurgası ve ruhu. Bu ruhun çökertilmesine karşı zihnen, fikren, fiili ve kavli yek vücut mücadele etmeye devam edelim. Dini hassasiyetlerini kaybetmeyenler (vakıf, dernek, cemaatler, gönüllü kuruluşlar, vb.) makam-mevki-para pul-şan şöhret hastalıklarına bulaşmadan adam yetiştirmeye başlasınlar. Basit meselelerle uğraşmasınlar. Bizler; milletini, vatanını, devletini seven, Allah Rızası için çalışan idealist insanlarız. Bayrağımızı indirtmeyiz. Ezanımızı susturmayız. Vatanımızı böldürtmeyiz. Bulunduğumuz yere uyan değil, bulunduğu yere/konuma kendi mührümüzü vururuz. Kimseye saygısızlık etmeyiz, din düşmanlarına asla saygı göstermeyiz. Kemiyetten keyfiyete geçme derdindeyiz. Rabbim muvaffak kılsın.

 

Yorumlar

(19)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Nedim

23 Ağustos 2024 12:49

Çare peygamber ve ashabı islaminda itikadında..Onlar İslam adına ne yapmış söylemiş ve inanmissa bire bir aynı İslam'ı öğrenmek yaşamaktır.Onlarin helal haram küfür şirk kâfir müslüman vb itikad alanında olsun amelî konularda olsun bire bir aynı olmak zorunluluğu vardır.maide 3 le bu din tamamlanmıştır.ne bir eksiltme nede artırmayı kabul eder.Resulyllah sav vefatından sonra Kur'an'ı sünneti ve İslami sahabenin anlamadığı şekilde anlayanlar saptı saptirdi.zekatin hükmünü tevil le ayetleri yanlış anlama ve sahabe nin anlamadığı şekilde yaparak kaldiranlar küfre girdi murted oldu.Hariciler Şiî ler mutezile kiler vahdeti vucudcu lar ve şia nin masum İsmet sıfatını şeyhler e imamlara verdiği gibi sapan sufiler ve aynı sufilerin hristiyanların İsa as ve salih zatların ruhundan istiğase istane rabıta yapmalarına benzer bir inanç içinde olmaları da onların peygamber ve ashab İslami dan kopardı.Ayni ehlikitap tecrübesi içinde Musa as ve İsa as getirdiklerine ters işler içinde olup kendilerini hak yolda görenler gibi bu ümmetin içinde de inancı itikadı İslam anlayışı peygamber ve ashab gibi olmayıp onlara ters bir inançta yolda olanlar var ve kendilerini müslüman görmektedirler.Hayatlarini sözlerini inançlarını Kur'an sünnet ve iki kaynağın sahih meşru anlamı olan sahabe icmaindan geçirecek bir nizamulk gibi devlet adamı ululemr ve peygamber lerin vârisligini güzel yapan imsm Gazali rahimullallah'in kendilerine müslüman diyen şahadette bulunan ibadet eden fakat inançlarında üç noktadan Kur'an'a sünnete icmaya göre küfür şirk olduğunu ümmete sunan âlimler olmaması bu sapkinlarin müslüman iddiası ile dolasmalarini sağlıyor ve cahil insanlara İslam aleyhine malzeme vermelerine olanak sağlıyor

Kanber

21 Ağustos 2024 21:02

Selamlar hocam yine gerçekleri hakikatları İnci taneleri gibi dökmüşsünüz hayranım size. Emperyalizmin gizli ajandasını perde arkasındaki oyunlarını çok iyi analiz etmişsiniz bu konuda naçızane benim kalemi aldığım yazı aşağıdadır. Bismillahirrahmanirrahim KAHROLSUN YEZİT DİYE  DİYE YEZİTLEŞMEK 1-Kedi yavrusunu yiyeceği zaman fareye benzetilmiş ya; Bu İran'cı şia'cılar da Hz Ali'yi (RA)niye peygamberden daha çok övmüyorsunuz? diyebilirler. Takiye'ye niye iman etmiyorsunuz? diyebilirler. Mehti"ye niye iman etmiyorsunuz? 12 havariye! Pardon İmama niye inanmıyorsunuz? Camilerin karşısına yaptığımız mescidi dırara niye gelmiyorsunuz? diyebilirler. Rehberimizin Kur'an-ı Kerim'in Hadid Suresinin "Göklerin ve yerin mirası Allah'a ait olduğu halde size ne oluyor da Allah yolunda mallarınızı harcamıyorsunuz? Sizden, Mekke'nin fethinden önce Allah yolunda malını harcayıp savaşanlarla daha sonra infakta bulunup savaşanlar bir değildir. Onların dereceleri sonradan İnfak edip savaşanlardan daha büyüktür. Allah onların hepsine de iyi akıbeti (Cenneti) vatetmiştir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır." AYETİNE RAĞMEN Allah ve Resulü'nün dostları Hz  Ebubekir'e (RA), Hz. Ömer'e (RA) ve Hz. Osman'a (RA)niye hakaret etmiyorsunuz?   Diyerek TÜRKİYE'de istedikleri nüfuza ve nüfusa ulaştıklarında; ABD'nin şiacı (pers ırkçısı) İran'ın önünü açmasıyla; Irak, Suriye ve Yemen'deki gibi TÜRKİYE'de hizip çatışmalarının başlaması  kaçınılmaz olacaktır. Çünkü Amerika diyor ki; İsrail'e dokunma da İslam coğrafyasında istediğin kadar katliam yap serbestsin. 

BENCE

21 Ağustos 2024 16:26

satılık hainler kudursun. Ülkem halkı müslüman sünni bir ülkedir. ecdadın yolunda efendimizin tavsiyeleriyle ALLAHIN ayetlerine sarılarak yıkılmayacagız daima var olacagız Rabbimin izniyle.

Ümmet?

21 Ağustos 2024 15:55

Bu ismi ara ara duyuyorum ama sanırsam kendisi ile tanışmak henüz kimseye nasip olmamış.

Pardon

21 Ağustos 2024 13:41

 haklısınız

ADSIZ

21 Ağustos 2024 12:03

İnsanlıkdan yoksun yazarcık İslam Türk kahramanı Kılıcaslanı tanıyormusun Silvanda meydandan ismi kaldırıldı Haclı ordularını darman dağıtan Büyük komutanı

ADINA TÜKÜRDÜĞÜM

21 Ağustos 2024 16:16

insanlıktan yoksun olan sensin. tek bildiğiniz hakaret veya ötesi küfür. konusmayı hitap etmeyi beceremediğin sürece bu ülke bir adım öteye gidemez.

Ümitsizsiniz

21 Ağustos 2024 11:22

Kelin ilacı olsa ....

Biz mi

21 Ağustos 2024 11:13

Bu kafa ile biz mi. İran ın Şia sı ile derken Emevi nin kafası ile dememişsin. Ahmet Yesevi ne diyor. Ben önce TÜRK üm sonra Müslümanım. Türklük kader din ise tercihtir. Ahmet YESEVİ ye de bir şey diyemezsin artık. Bu Sünni kafa ile bu ülkede bir şey düzelmez. Ben Aleviyim. Vatanıma milletime ve bayrağıma düşkünüm. Bende Arap seviciliği ve insanı ayırt etme bulamazsın. İnsanın gönlü Allahın evidir der kimseyi kırmam. Ancak şu ülkenin şu ülkemin haline bakıyorum üzülüyorum. Yazar doğruyu yazmıyor hakim zalimi üzmüyor İnsanlar çoğu erdemini yitirmiş ve bir avuç ....kişi için millet birbirini kesiyor. Sende buradan...

Bir düşünen

21 Ağustos 2024 10:55

Yazarın görüşlerine katılıyorum. Mevcut durum her ne kadar iyi görünmüyor ise de yiğit düştüğü yerden kalkar misali inşallah Hakkin yeryüzene hakim olması bu milletin eliyle nasip olacaktır.

Tika

21 Ağustos 2024 10:51

Kendi kendimize yetelim yeter ümmeti boşver halkımızı kurtaralım önce

Yaşar Değirmenci Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle